Reklam
Reklam

Fulden Uras “Pes etmem. Dünya yıkılsa yeni baştan kurarım.”

Güzel sanatçı Fulden Uras ile Kelebek Çocuklar üzerine bilinmeyen her şeyi konuştuk. Yardım meleği güzel sanatçı bu hastalığı tüm detaylarıyla Editörümüz Onur Sancak'a anlattı.

Fulden Uras “Pes etmem. Dünya yıkılsa yeni baştan kurarım.”
Bu içerik 2467 kez okundu.
Reklam

Söyleşi: Onur Sancak

Hayatınız Türkiye’nin en güzel kızı seçildikten sonra değişti. Biraz o günlerden konuşalım mı?

Öğrenciydim.  Amacım doktor olmaktı. Bir güzellik yarışması,  hem de hiç istemeden, zorla katıldığım bir güzellik yarışması hayatımın bütün akışını değiştirdi. Kendimi sinema camiasının ortasında buldum.  Hiç eğitimim yokken. Çok şanslı bir insandım. Usta isimlerle çalıştım.  Sete herkesten önce gidip ustalarımdan bir şeyler öğrenmeye çalıştım hep. Aile olarak da güzel yetiştirildiğimi düşünüyorum.

Sizi çok özledik. Ekranlarda da sizi görmüyoruz. Fulden Uras neler yapıyor?

Şu anda sadece kurmuş olduğum dernekle ilgileniyorum. Türkiye’de çok bilinmeyen bir hastalık. Tıp dilinde Epidermolozis Bülloza, halk dilinde Kelebek Çocuklar olarak bilinen bir hastalık. Onlarla farkındalık kazandırmak adına ciddi bir mesai harcamam gerekiyor. O yüzden şu anda bir albüm yapsam, albümde hazır ayrıca, bütün mesaimi ona harcamak zorundayım. O zamanda benim kelebek çocuklarımın boynu bükük kalacak. Medikal malzemeleri gitmeyecek. Böyle bir hadsizlik onlara şu anda yapamam. Dernek rayına oturmaya başladı. Bundan sonra çocuklarıma daha fazla yardım yapabilmek için, onlara daha iyi bir hayat sunabilmek için, daha göz önünde olursam kapılar sonuna kadar açılacağı için bir projeyle yakında geleceğim.

Nedir bu hastalık? Ben ilk defa duydum. Kaç kelebek hastası var?

Bizim derneğimizde iki yüz iki çocuğumuz var. Türkiye genelinde beş yüze yakın hasta olduğu düşünülüyor. Ama bu sayının çok daha korkunç olduğu düşünüyorum. Dünyada yirmi bin hasta var.  Dünyada Epidermolozis Bülloza için sanatçılar konserler veriyorlar. Doktorlar bu hastalığı araştırsın diye bütçeler oluşturuyorlar.  Ama şu an hali hazırda bir tedavisi yok. Biz ne yapıyoruz? Biz sadece onların hayatlarına dokunabiliyoruz. Acılarının az da olsa dinmesi için medikal malzemeler kullanmaları gerekiyor. Devletin verdiği bir takım ürünler var. Bir de dermokozmetik olarak adlandırılan olarak adlandırılan ürünler var devletin karşıladığı fakat bu çocuklara iyi gelen ürünler var, biz onları temin ediyoruz. Bir de çocuklarımızın hayallerini gerçekleştiriyoruz. Nedir bu hayaller? Bir çocuk düşünün ki, hiç dışarı çıkamıyor. Anne, baba dışarıya çıkardığında da insanların, bu çocuğu yaktınız mı diye sormaları aileleri çok üzüyor.  Aileler bir dönem sonra çocuklarını dışarıya çıkarmamaya başlıyor. Bir odanın içinde yaşayan çocuklardan bahsediyorum size. Küçük bir parantez açacağım, geçenlerde Batman’da bir çocuğa hayalin nedir diye sordum. Bir çocuk ne hayal kurar on altı, on yedi yaşındaysa, ya telefon ister ya da araba. Bu çocuğun on altı yaşında hayali, parka gitmekti. Onun yanında ağlamamak için çok zor tuttum kendimi.  Otel odasına döndüğümde yaklaşık iki saat ağladım. On altı, on yedi yaşındaki bir çocuğun hayali parka gitmek. Bundan acı ne olabilir? Bir anne için, bir baba için, yakın akrabalar için daha acı bir şey yoktur herhalde. Bir çocuk parka gidemiyor daha ötesi var mı?

Bu hastalıkla ilgilenmenizin özel bir nedeni var mı? Bu hastalığa yakalanmış bir tanıdığınız var mı?

Böyle bir hasta yakınım yok,  tanıdığım yok, akrabam yok. Bu çocuklar hayatıma girmeden on beş gün evvel, kangrenden anneannemi kaybettim. İki ayağı da kangrendi. Yaralarına hiçbir şey yapamadık. Seksen iki yaşındaydı. Bacaklarının kesilmesi lazımdı. Doktorlar kesemeyiz, ameliyat masasında kalır, kalbi dayanmaz dedi. Çaresizliğin ne demek olduğunu biliyorum ben. Hiçbir şey yapamıyorsun. Acısını dindiremiyorsun.  Çok korkunç bir hastalık. Allah hiç kimsenin başına vermesin. Çeken bilir.  Anneannemi kaybettik böyle bir çocuk çıktı karşıma.  Bana dünyada bir görev verildi. Ben o çocukların anne ve babalarının dualarını alarak bu sınavı başarıyla geçmeyi umut ediyorum. Aslında ben şanslıyım. Allah bana böyle bir görev verdi. Kendimi çok özel hissediyorum bir anlamda.

Pahalı bir hastalık mı?

Evet, pahalı bir hastalık. Devlet belli bir miktarını karşılıyor.  Yazılan ilaçlar yeterli gelmiyor.

Bu çocukların Fulden ablası, belki anneleri oldunuz? Ama onların meleğisiniz bana göre.

Biyolojik anne olmadım ama bir sürü çocuğum var. Ne kadar zenginim farkında mısınız. Çok teşekkür ederim güzel görüşünüze.

Yeterince destek görüyor musunuz?

On üç ay oldu biz derneği kuralı. Fakat on sekiz aydır uğraşıyorum ben bu çocuklarla. Beş ay direndim dernek kurmamak için. Dernek yönetmek çok zor.  Fakat çocuk sayısı arttıkça talepler de arttı. Ne kadar kişisel olarak yardım edebilirsin.  Aylık çok ciddi bir gider oluyor. Bir ay karşılarsın, iki ay karşılarsın, bu çocuklar nefes aldıkça bu ürünlere ihtiyaçları var. Yeterli destek görüyorum artık bizim farkımızdalar. Okullar olsun, sanatçılar olsun artık yanımızdalar. Okullardan yeterli ciddi dönüşler oluyor. Konferanslara gidiyorum.  Hastalığı anlatıyorum. Her şeyden önemlisi farkındalık. Bu yüzden çok mutluyum.

Fulden Uras güzel bir hanım. Yıllara meydan okuyor. Güzelliği için neler yapıyor?

Kendimle ilgilenecek çok vaktim yok. Sabah kalktığımda duş alıp evden çıkıyorum. Kuaföre gitmek bana lüks şu anda. O çocuklar beni hayata bağladı. Gözümdeki ışık ondan. Kelebeklerim bana çok iyi geldi.

Fulden Uras zor bir kadın mı?

Hayır değil. Hem de hiç değil.

Yeni bir film projesi var mı?

Şu aralar hazırda hiçbir şey yok. Çok özledim oyunculuğu.

Sağlık sorunlarınız vardı. Sağlığınız nasıl?

Şu anda çok iyi. Bir problem yok. Damdan düşenin halinden damdan düşen ağlar. Hastanelerde çok uzun zaman geçirdiğim için çocukları çok iyi anlıyorum. Orada ne kadar sıkıldığımı biliyorum. Şu an ameliyat olmuş dört tane çocuğum var.  Onların yanında olmaya çalışıyorum.

Pes eder misiniz?  Yoksa gerekirse her şeyi sil baştan mı yaparsınız?

Hayır, pes etmem. Dünya yıkılsa yeni baştan kurarım.

Kıyafetlerinize çok para harcar mısınız?

Eskiden çok harcıyordum. Ama şimdi daha ekonomik yaşıyorum. Çünkü benim kelebeklerim var. On tane alıyorsam artık bir tane alıyorum. Dokuzuyla çocuklarıma krem alıyorum.

Eğitim mi, yetenek mi?

Her ikisi de. Yeteneğin yoksa istediğin kadar eğitim al hiçbir şey olmaz. Sesin yoksa dünyanın en büyük konservatuarını bitir ne yapabilirsin?

Müzik sektörünün gelmiş olduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İçler acısı durumdayız. Yakında müzik yapılmazsa hiç şaşırmayacağım. Albüm zaten satmıyor. İnternetten indiriliyor. Satan birkaç kişi var. O da yüz bin sattı mı büyük rekor kırmış gibi oluyor. Eskiden albümler bir milyon, iki milyon satıyordu. Köşeler kapılmış durumda maalesef. Yerini birini almıyorlar. Yeni bir nesil gelmiyor. Pop starların yaşlarına bakın.

Ünlülerden destek görüyor musunuz?

Farkındalık anlamında evet.  Bir Haziran’ı biz Kelebek Bayramı ilan ettik. İbrahim Tatlıses’ten, Orhan Gencebay’a, Nilüfer’den,  Sezen Aksu’ya, Gülben Ergen’den Demet Akalın’a, İrem Derici’den, Yılmaz Morgül’e kadar birçok kişi özel eşyalarını bağışladı. Özel bir kermes yapıldı. Ama biz kermeste bunları satmadık. Özel bir organizasyonda onları mankenlere giydirerek sergi yapacağız. Demet Akalın Türkan klibinde giydiği kıyafet, Orhan Gencebay’ın tespihi gibi özel parçalar var.

Birazda projelerden konuşalım.

Seksen bir ilde gerçekleştireceğimiz, kanatlarım ol diye bir projemiz var.  İçinde dans, defile, konser, serginin olduğu bir projemiz var. Çocukların fotoğraflarını videolarını, Diyarbakır’da bir ekip var. Kelebek çocukların fotoğraf sergisi var.  İlk başlama Ocak ayında olacak. Büyük sponsorlar destek veriyor. Farkındalık arttığı için sponsor bulmakta zorlanmıyoruz artık.  Bir de kitabımız geliyor. Kelebek çocuklarımızın annelerine yazdırdığım. Çocuğun doğumundan, bu güne kadar yaşadıklarını anlatıyorlar. Öyle yazılar çıktı ki, okuyanlar gözyaşlarını tutamayacak. Adını da ben koydum. Bir tane de kelebeğimize yazdırdım. Hiç hastalığını dert etmeyen ama bu hastalıktan dolayı iki bacağı, bir kolu  ampüte olan Ramazan bizim için yazdı. O bizim meleğimiz. On melek bir kelebek isimli kitabımız yakında kitapçılarda.

Çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik