Reklam
Reklam
istanbul escort

Haldun Dormen

Haldun Dormen 5 Nisan 1928, Mersin'de doğmuştur. Türk eğitmen, yönetmen, oyuncu, yazar, çevirmen. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

Haldun Dormen
Bu içerik 1604 kez okundu.
Reklam

Söyleşi: Onur Sancak

Tiyatro eğitiminizi Amerika’da yaptığınızı biliyorum. Amerika daki eğitiminizden konuşmak istiyorum biraz.

Amerika’da tiyatro eğitimime başladığım zaman tiyatro hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Hiçbir tecrübem yoktu. Sanata meraklı bir aileydik. Tiyatrolara giderdik. Tiyatro geçmişim ancak seyrettiğim oyunlardan dolayı vardı. Hatta Türkiye’ye gelen yunan heyetlerini, Fransız heyetlerini Comedie Française de seyrederdim. Hatta onları ailemden ayrı seyrederdim. Tiyatro eğitimini babamın isteği üzerine Dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde Yale Üniversitesi Tiyatro bölümünde yaptım. O üniversitelerde tiyatro bölümleri çok yoktu. Amerika da bile birkaç üniversitede vardı. Yale bunların en iyisiydi. Birçok Türk vardı orada. Onlardan dolayı Yale üniversitesinden haberim oldu. Çok meraklı olduğum için araştırıyordum. Orada üç sene okudum. Harika bir oyuncu ya da talebe olduğum için değil, üç sene master alındığı için. Burada master almanız için altı yıl okumanız gerekiyor. Bana çok geliyor. Bana dört yıllık konservatuar eğitimi de çok geliyor. Bence iki üç yıl yeter. Sonra iş aslında seyircinin karşısına çıkmakla başlıyor. Yale deki öğretmenlerde yeni oldukları için nispeten orada da bazı eksikler vardı. Mesela dans dersimiz yoktu. Dans dersi birkaç hafta sonra oldu. Ben ayrıca gidip dans dersi aldım. Birçok konservatuarda şimdi dans dersi var. Resim dersi yoktu. Onlar şimdi var. O zaman Yale de yoktu. Şu harikaydı bu değildi diyebileceğim şeyler vardı. Ben yönetmenlik hocamdan hiçbir şey öğrenemedim. Ama aktörlük hocamdan çok şey öğrendim. Her şeyi ondan öğrendim diyebilirim. Türkleri çok severdi.

Biraz da oyununuzdan konuşmak istiyorum. Kibarlık Budalasından bahseder misiniz?

Moliere benim en sevdiğim yazarlardan bir tanesidir. Dormen Tiyatrosunda maalesef bir tane Moliere oynadık. Hastalık hastasını oynadık. Onu da ben oynamamıştım. Metin Serezli oynamıştı. Hakan bana bu rolü teklif ettiği zaman hem çok memnun oldum hem de çok şaşırdım. Çünkü ben bu güne kadar niye bu rolü oynamadım diye. Çokta hoşuma gitti. Ben bunu Amerika’da küçük bir tiyatro da sahneye koymuştum. Çok da başarılı olmuştum. Bana çok güzel gelen bir karakteri oynuyorum. Bu yüzden mutluyum.

Oyunculuk dersleri de veriyorsunuz. İyi bir oyuncu nasıl olmalı?

Doğuştan gelen yeteneğe inanıyorum. Ama bence herkes oyuncu olabilir. Gerçekten kafasına koyar, çok çalışırsa, bu işin zorluklarını göze alırsa ve de gereğini yaparsa herkes oyuncu olabilir. İlle de bir şeyler şart değil. Ama tiyatro eğitimi şart. İyi bir oyuncu sahnede seyirci karşısında belli olur. Dipten başlayacaksın. Bir takım insanlar kendilerini dev aynasında görüp büyük oyuncu oldum diyorlar. Ben büyük starım diye başlıyorlar. Böyle bir şey yok. Tozunu yutarak başlayacaksınız.

Dadı dizisinde ki ‘ Pertev” rolüyle hala bir çok kişinin hafızalarında tatlı bir anı olarak duruyorsunuz. Bu dizideki başarınızın sırrı nedir?

Rolü sevdim. Ama başta hiç sevmemiştim. Kabul etmek istemedim. Sonra oynadım.  Çok ta sevdim rolü . kadroda çok iyiydi. Fatih bey lede çok iyi anlaşıyorduk. Dört dörtlük bir prodüksiyondu. Gülben çok iyiydi. Kadro çok çalışkan bir kadroydu. Birbirine saygısı olan bir kadroydu. Gülben Ergen olsun, Kenan Işık olsun, Seray Sever olsun hepimiz çok yakın dosttuk. Herkes çok disiplinli çalışıyordu. Bir kişi geç kalmıyordu. Bu da işe yansıyordu. Pertev gayet kibar ama aklına geleni de söyleyebilen bir karakter. Kıskançlıkları var. Gözü başka yerde. Bir komedi karakteri.

Bazen çok çalışıp başarısız olduğunuz oyunlar oldu mu?

Oldu tabi. Pasifik Şarkıcısı diye bir oyundu. Büyük bir prodüksüyondu. Ben hayatımda bu kadar çalışıp yorulduğumu hatırlamıyorum. Gece gündüz koreografiyle uğraşmak zorunda kaldım. Askeri bir oyundu. Askeri bir koreograf yapmak gerekiyordu. Çok çalıştık. Ayfer Feray’da oynuyordu. Canım çıktı. Hakikaten Ayfer de öldü ben de öldüm. O kadar yorulduk fiyasko oldu.  Oyunu bir hafta zor dayandırabildik. Onu kaldırdık. Sokak Kızı Irma’yı yeni baştan koyduk sahneye.

1966-67 Altın Portakal ödülleriniz var. Ödüllere nasıl bakıyorsunuz. Gerçekten hak edenler mi alıyor?

Bazen hak ediyor bazen de hak etmiyor. Bu her zaman konuşulmuştur. Afife jale adına yaptığım saygın bir ödül var. Ama ben jüride değilim. Bazı insanlar memnun kalıyor, bazıları memnun kalmıyor. Ben bile Afife Jale ödüllerinin içinde olduğum halde bazı insanların hak etmediklerini, bazılarının çok hak ettiğini düşünürüm. Yüzde yüz kimse kimseyi mutlu edemez.

Yönettiğiniz oyunlarda çalışmak istemediğiniz kişiler oluyor mu?

Pek olmadı. Kendim karar verdiğim için kadroma böyle bir şey yaşamadım. Belki nadir olmuştur.

Yeni bir televizyon dizisi var mı?

İki tane projem var. Olur mu olmaz mı bilmiyorum. Televizyonun ipiyle kuyuya inilmiyor.

Başarının anahtarı mütevazılık mı?

Bence değil. Akıllı insan mütevazıdır zaten. Ben şuyum ben buyum diyen önem vermeyen insanların yaptıkları aptallık gibi geliyor bana. Tepeden bakmak konuşmamak aptallık diye düşünüyorum. Mütevazısınız diyorlar ben bundan dolayı mutluyum.

Keşkeleriniz çok mudur?

Yok, çok az keşkelerim var. Yok gibi.

Bana vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim. Yıllar sonra tekrar görüştüğümüze memnun oldum.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik