Reklam
Reklam
istanbul escort

Serhat Raşa" En dikkat ettiğim şey öykü ile şarkının aynı yerde durması."

Serhat Raşa ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

 Serhat Raşa
Bu içerik 1731 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

Sizi biraz tanımak isterim. Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde dünyaya geldim. İlk, orta ve lise eğitimi süreci boyunca orada yaşadım. İlk müzik çalışmalarımın başladığı yer de orasıdır aslında.  İlkokulda çocuk korosu, flüt korosu ve bando takımı içerisinde yer almamla birlikte, müziğe o yıllarda başladım diyebilirim.  Daha sonra ortaokul yıllarında arkadaşlarımla kurduğum orkestra ile birlikte küçük etkinliklerde yer aldım. Okul yılsonu etkinliği ve kendimizin organize ettiği partiler gibi. Lise sonrası Ankara'ya geçtim. Orada özel bir eğitim merkezinde Piyano-Şan eğitimi aldım ve bu dönemde Kafelerde program yapmaya başladım. Bu aslında profesyonel müzik hayatımın başlangıcı sayılır. Ankara’da Kafe bar programlarına 2004'e kadar devam ettim ve o yıl İstanbul’a taşındım.  Yine mesleki bir tercihti. Ve bu süreci tetikleyen Şair Yusuf Hayaloğlu olmuştur.  Ankara'da iki program yaptık birlikte ve program sonrası uzun uzun konuştuk.  Müziğin kalbinin İstanbul olduğu ve orada olmak gerektiği üzerine. Ve ben 2004 yazında İstanbul’a yerleştim. İstanbul Süreci’nde yine Yusuf ağabey ile programlar hem İstanbul’da hem de başka şehirlerde devam etti bu süreçte Selda Bağcan ile vokal olarak konserlere gitmeye başladım. Bu süreçte beste çalışmalarına ağırlık vermeye başladım. Yusuf Hayaloğlu ile ikili çalışmalar yaptık. 2008'de ilk albümüm "Merhaba" yı çıkardım, 2012'de "Sen Gibi" ve 2013'te "Yakasız İstanbul" çıktı.

Bu süreçte birçok karışık, çok solistli albümde yer aldım. Yaklaşık 10 albüm.

Müzik desem neler söylersiniz?

Müzik bir tutku derim her şeye ve tüm zorluklarına rağmen,  asla kopamayacağınız bir tutku.

 

Albümünüzden konuşmak istiyorum. Biraz konuşalım mı?  Kimlerle çalıştınız? Kendi şarkılarınız var mı? Albümünüze ilgi nasıl?

Söylediğim gibi,  üç solo albüm ve çok solistli 10 albümde yer aldım. İlk albümde daha çok Yusuf Hayaloğlu şiirleri göze çarpar. Sözleri ona müzikleri bana ait olan şarkılar yer alır. İkinci albüm olan "Sen Gibi" tamamen söz-müzik bana ait olan şarkılardan oluşur ve bu albüm birinci albüm olan "Merhaba" dan sound ve tarz olarak biraz ayrılır "Merhaba" biraz daha halk müziği temelli özgün tarzda bir albümken "Sen Gibi" tarz itibarı ile daha soft rock bir albümdür. Üçüncü albüm "Yakasız İstanbul" ise aslında ikisinden de izler taşır ama daha çok "Sen Gibi" nin devamı niteliğindedir. Ben müzikte deneysel ve yeni olana açığım. Mutlak bir tarz yoktur bana göre. Her daim yeni bir şeyler denemek lazım.

Yeni bir Albüm çalışması var mı?

 

Evet. Bu ay başladığımız 4 şarkıdan oluşan bu şarkıların iki tanesi eski, iki tanesi yeni bir Maxi Single çalışmam var. Bu albümde yukarıda bahsettiğim bu deneysel bakış açısının bir sentezini yapmak istiyorum bu anlamda bu albümü sevgili Ferhat Livaneli ile çalışıyoruz.

 

Şöhret?

Ateşten gömlek, dikkatli taşımak ve giymek gerekir.

Ödüllere nasıl bakıyorsunuz. Her zaman iyiler mi ödül alır?

 Ödülleri gerçekten iyi olan ve hak eden alsaydı herhalde bugün genel anlamda daha iyi bir yerde olurduk herhalde. Bu konuyu doğru anlamak için kimin ödül aldığına değil, kimin ödül verdiğine bakmak gerekiyor bence.

 

Serhad Raşa'yı anlatacak sözcük nedir?

 Kararlılık

 Müzik yarışmaları düzenleniyor sıkça. Yarışmaya Katılmayı düşündünüz mü hiç?

Bu yarışmaların çok abartıldığını düşünüyorum çok fazla reyting kaygısı var oraya katılanlarla kurulan diyalog çok kötü, hatta bazen aşağılayıcı. Yalandan bir balon oluşturuluyor ve katılan yarışmacılar bir anda ekranlarda yer alıyor, magazin programlarında yer alıyor herkes artık beni tanıyor psikolojisi oluşuyor fakat yarışma bitince belki o gaz ile bir müddet daha gidiyor. Ve sonra unutuluyor aslında. Psikolojik anlamda inanılmaz  zarar görüyor. Ben yolun başında olan biri olaydım asla böyle bir yarışmaya katılmazdım.

Sahne çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Sahne ve konser çalışmalarım yurtiçi ve yurtdışın ‘da devam ediyor İstanbul’da rutin olarak sahne aldığım yerlerde var.

 

 Klip çalışmalarınızda nelere dikkat ediyorsunuz?

 En dikkat ettiğim şey öykü ile şarkının aynı yerde durması. İlk önemli olan bu benim için sonrasında tabii ki görsel ve estetik durum.

Kendi müzik türünüzün dışında bir Albüm çalışması yapmayı düşünür müsünüz?

Yukarıda bahsettiğim gibi deneysel çalışmalara açık olan bir yanım var. Tabii ki çok ayrıksı ve yakışmayan bir durum yoksa başka bir tarzda da şarkı söylemek isterim.

 

Başarısızlık sizi nasıl etkiler?

Tabii ki olumsuz etkiler ama ben bunun etkisini kendi içimde bir takıntıya dönüştürmem aşmanın bir yolu olduğunu bilirim daha çok nedenleri üzerinde düşünür bir yolunu bulurum.

Nelere kızarsınız?

Yalan ve iftiraya

 

Siz kimleri dinlersiniz?

 Dinleyici gibi cevap verirsem, herkesin dediği gibi kulağıma hoş gelen her şeyi dinlerim. Ama birde mesleki olarak araştırırım ve dinlerim. Neler yapılıyor, neler deneniyor teknik olarak dinlerim yani. Ülkemizden örnek verecek olursam, benim sanatsal oluşumuma da ciddi katkıları olmuş isimler Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Ahmet Kaya, Aşık Mahsuni Şerif, Fikret Kızılok, Bulutsuzluk Özlemi bu isimleri sayabilirim. Dünyadan örnek verirsem Scorpions, Led Zeppelin, Rolling Stones, Dire Straist yine daha doğudan örnek olacaksa Feyruz, Ümmü Gülsüm bu liste böyle uzar gider ama yeni grupları ve dünya müziğini elimden geldiği kadar araştırır ve dinlerim.

 Çok iyi müzisyenlerimiz var. Buna rağmen neden bizim ülkemizden dünya Star'ı çıkmıyor?

Aslında dünyada başarı sağlamış müzisyenlerimiz var. Durum biraz ülkemizde ki sanatsal politika. Bunun için gerekli önemin hiç dönem oluşmaması. Bırakalım dünya starı çıkarmayı, devletin bu güne kadar sanatla ilgili bir politikasının olmayışı, bunu kurumsallaştırmamış olması ve tabi birazda dünya politikasıyla da ilgili kültür emperyalizmi mi var.

Bir şarkıcıda olması gerekenler nelerdir?

Bir sanatçı da desek, daha doğru olur gibi. Sanatçı söyleyecek sözü olandır zamanının hem tanığı hem müdahale edenidir ve her zaman her koşulda doğru ne ise onu söylemekten vazgeçmeyenidir. İlk koşul bu olmalıdır. Her zaman doğru olanı savunmak,  gerisi estetik ve biçimdir tartışılır.

Nelerden vazgeçemezsiniz?

 İnandığım değerlerden, yürüdüğüm yoldan, sevdiğim insanlardan.

 

Yetenek mi, eğitim mi?

Eğitim

Çok teşekkür ederim bu güzel sohbet için.

Ben teşekkür ederim sevgiyle...

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik