Reklam
Reklam
istanbul escort

Sinan Bengier “Bankada ki parasının üstüne para koymak isteyen biri asla değilim.”

Usta oyuncu Sinan Bengier ile yaptığımız keyifli söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Sinan Bengier “Bankada ki parasının üstüne para koymak isteyen biri asla değilim.”
Bu içerik 1942 kez okundu.
Reklam

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

Sinan Bengier desem bize neler söylersiniz?

Çocukluğumdan başlarsak biraz uzun sürer. Sanatçı kişiliğimden bahsedelim. İşini çok seven, elinden gelen mükemmelliği yansıtmaya çalışan biriyim. Her gün dışarıda insanların içinde biriyim. İnsanlara sıcak samimi geliyorum. Birisi kolumu sıktı. Ne oldu dedim? Sahi misiniz diye bakıyorum dedi. On sekiz yaşımdan beri iki üç yıl amatörce geçti, hala tiyatro yapıyorum.

Levent Kırca’yla çalıştınız. Biraz bu dönemden konuşalım mı?

Dokuz buçuk yıl çalıştım. Ankara Yenimahalle’den arkadaşım. Yenimahalle hakikaten özel bir semt. İstanbul’un Bakırköy’ü İzmir’in Karşıyaka’sı ne kadar özelse, Ankara’nın Yenimahalle’si de öyle bir yer. Ankara’ da çok fazla tiyatro yapan genç var. Levent Kırca’da oradan benim mahalle arkadaşım. O futbol falan sevmediği için başka dallardaydı. Ama selamlaşıyorduk. 1984 yılında Ankara da Halk Tiyatrosunda çalışırken, Erkan Yücel vefat etti. Türk tiyatrosu için önemli bir adamdır.  Eğer gençler Erkan Yücel diye internete girerlerse çok önemli bir adamın hayatıyla karşılaşacaklardır. Hedef aldığım bir insandı. Sonra tiyatroyu bıraktım. Bir süre çalışmadım. Levent’ten bana bizimle oynar mısın diye bir teklif geldi. Bende kabul ettim. Bir kez prova yaptık ve sahneye çıktık. Çok güzel oldu. Ankara kökenli olup İstanbul’a yerleşen ve Ankara’da çok iyi iş yapan bir tiyatroydu.  Seyircisi çoktu. Hala Levent’in çok özel bir seyircisi vardır. Sahneye çıkınca, tiyatro da alkış gelince insan kendini müthiş hissediyor. İstanbul’a gittik eski arkadaşız hem ve öylede başladık. TRT’den bir proje geldi. Orada çalıştık.  Levent’le çalıştığım günlerin içinde gülerek andığım güzel zamanlar var. Olacak o kadar çok iyi bir projeydi. Ben tiyatro yapmak istiyordum. Tiyatroyu seviyorum. Tiyatro sahnesinde olmayı seviyorum. Ülkenin her yanına gidiyorsunuz. Urfa’nın bütün kazalarını, Diyarbakır, Malatya, Adıyaman, Hakkâri, Şirnak’a kadar her yere gittik. Kesinlikle bütün tiyatrocuların oralara gitmesi gerekiyor. Orada da tiyatroyu bekliyorlar. Geriye baktığımda iyi ki Levent’le çalışmışım diyorum.

Bu kadar iş yaptığınız. Bu işler para getirdi mi?

Getirmedi. Bu asla şikâyet değil. Bankada ki parasının üstüne para koymak isteyen biri asla değilim. Yaşamak için para kazanmak isteyen aktörlerdenim. Stuttgart’ta bir filmde arkada evrak getirip götüren birinin yılda kazandığı para benim şimdiye kadar kazandığım paranın en az on katıdır. Dehşet bir şey.  Benim yaşıtım aktörlerin nasıl yaşadığını biliyorum.

Renkli dünyada vefa yok mu?

Vefadan öteye geçti. Terbiyenin sınırı kalmadı. Ahlaksızlığın sınırı kalmadı. Elini uzattığın adam kazık atıyor. Bir yere getirdiğimiz adam bize kanka  diyor. Ben ustamın yanında ayak ayak üstüne atamıyordum. Yeni şöhret olmuş biri ihtiyar ne yapıyorsun diyor. Hayretler içinde kalıyorum. Ama bu her meslekte böyle diye düşünüyorum.

Ankara’yı özlüyor musunuz?

Çok. Ankara benim için çok özel bir şehir. Ankara’yı çok özlüyorum. Kime baksam tanıdık gibi geliyor. Ankara’da sıkıştığın zaman insanlar bir birlerine yardım ediyorlardı. Şimdi burada oturduğum apartmandaki kişileri bile tanımıyorum. Selamlaşmıyoruz. Ne acı. Baba evlat bile bir birine zaman ayıramaz oldu. O hale geldik.

Yeniden dünyaya gelseniz tiyatro oyuncusu mu olurdunuz?

Yeniden dünyaya gelseydim kesinlikle yine tiyatro oyuncusu olurdum. Dünyanın en güzel mesleği bence.  Dünyanın ileri ülkelerindeki insanların istediği işi yapıyorum. Ne mutlu bana. Adam mimarlığı bitiriyor gidiyor nalbur dükkânı açıyor. Mühendisliği bitiriyor iş bulamıyor. Bu ülkede insanlar sevdikleri işi yapamıyorlar. O yüzden ben çok şanslıyım. Sevdiğim işi yapıyorum. Para kazanırız veya kazanamayız. Ama sevdiğimiz işi yapıyoruz. En azından benim için öyle. Ben mesleğimi çok seviyorum. Sen de röportaj yapmayı çok seviyorsun belli. Geleceğe bir sürü belge bırakacaksın. Kaç yüz kişiyle konuşmuşsun. Konuştuğun kirşlerle elde ettiğin belgeleri yarınlara bırakacaksın. Bunun ne kadar önemli olduğunu ilerleyen zamanlarda daha iyi anlayacaksın.  Yetmiş üç kitabım var diyorsun. Onları gelecekte ki okurlarınla da paylaşacaksın. Bende geleceğe filmlerimi bırakacağım. Seyredilir seyredilmez, beğenilir beğenilmez ama bir gün birileri arşivleri açacak ve merak edip filmleri seyredecek. Benim bu işe başladığımda daha doğmamış çocuk beni seyrediyorsa ne mutlu bana.

Komik misiniz?

Sahnede komik buluyorlar. Baktığım zaman fotoğraf makinesi gibi bir adamım. İnsanları hafızama çekerim. Sonra onları sahneye yansıtırım. Taklit edemem ama karakter özelliklerine oyunculuğumu katarım.

Şu aralar neler yapıyorsunuz?

Tiyatro yapıyorum. Hiçbir şey beni tiyatrodan alıkoyamaz.

Şöhret neden insanlara kimlik değiştirtir?

Damdan düşer gibi şöhret olursan olabilir. Bir gün yaşlanacağım, baba dede rolleri oynayacağım dedim kendime. Ben bütün bunlara hazırlıklıydım. Ama elbette tecrübe kazanacağım diye düşünüyordum. Ben unutulacağım diye bekliyordum ama çok şükür insanlar hala hatırlıyorlar. İnternet çıktıya unutulmak artık biraz daha zor. İnternetten arar bulurlar. Demek ki unutmayacaklar.  Oysa yeni şöhret olan gençler çıktıkları günkü gibi kalacaklarını sanıyorlar. Ama orası çok kalabalık.  O yüzden çabuk kaybedecekler. Oradan aşağıya iterler. Bir hatada bitersin. Ve şöhretin bir gecede geldiği gibi bir gecede biter.

Çok teşekkür ediyorum bu güzel sohbet için.

Ben de teşekkür ediyorum.

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik