Reklam
Reklam

Erol Evgin “Dönemin ruhları vardır.”

Usta sanatçı Erol Evgin ile her şeyi konuştuk. Bu güzel sohbeti haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Erol Evgin “Dönemin ruhları vardır.”
Bu içerik 1823 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

 

 

Bize biraz Erol Evgin’in yaşam yolculuğundan bahseder misiniz?

Uzun bir yolculuk oldu bu. Çok şükür uzun oldu. Daha da yolumuz var diye umut ediyorum. İstanbul’da, Moda’da doğdum. Moda ilkokulunu, İstanbul Erkek Lisesi’ni ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Mimarlık bölümünü bitirdim. Bir süre üniversitede öğretim görevlisi olarak kaldım. Fakat sonra şarkılar çok ısrarla çağırınca, şarkıları tercih ettim. Otuz beş yılı  aşkın bir süredir, Veysel’in dediği gibi, uzun ince bir yolda, gündüz gece gidiyorum. Müzikle gidiyorum, şarkılarla gidiyorum. Geçtiğimiz yıl, unutulmayan şarkılarımızı, onların bestecisi ve söz yazarı, Çiğdem Talu ve Melih Kibar aramızdan ayrıldıktan sonra, onları koleksiyon albümler olarak yeniden dile getirdim. Dostlarım çok ısrar ettiler, bir lokal çalışması yap diye, İstanbul’da bir plaza otel var, orada çalışmaya başladım. Haftada bir gece, onu sürdürüyorum. Bir yıl geçti, ikinci yıldayım. O bana çok konser getirdi. İki yıldır Türkiye’nin birçok yerinde konserler yapıyorum. Yeni bir albüm hazırlığı içindeyim. Yeni şarkılardan oluşan bir albüm hazırlığı yapıyorum. Bir müzikal projesi var. Yeniden kendimi yoğun bir şekilde müziğin içinde buldum son iki yıldır. Bunu özet olarak söyleyebilirim size.

Neden sizce yetmişli yılların şarkılarının lezzeti yok. Hem onlar gibi kalıcıda olmuyor şarkılar. Popülerliği çok kısa sürüyor. Bunun nedeni ne sizce?

Zamanın ruhu diye cevap vereceğim buna. Dönemin ruhları vardır. Yetmişli yıllarda bizler yaşattık. Sorumluluk, dünyanın, ülkenin sorumluğunu hissediyorduk üzerimizde. Daha bir derin yaşıyorduk her şeyi. Aşkları, sevgileri, insan ilişkilerini, dostlukları, şarkıları, romanları, filmleri her şeyi derin yaşıyorduk. Oysa günümüzde, kullanıp tüketip atmak moda. Bir bilgisayarı evinize götürdüğünüz zaman kurmadan model eskimiş oluyor. Aynı gün yenisi çıkıyor. Şarkılar, insan ilişkileri ve dostluklar sevgiler her şey, daha kısa sürede tüketilir oldu. Ben buna,  zamanın ruhu diyorum.

Erol Evgin bu kadar uzun müzik yaşamında yapmak istediği her şeyi yapabildi mi?

Yapmak istediğim çok şeyi yapabildim. Her şeyi yapamadım. İçimde bir ukde diyelim. Yurt dışına açılamamak vardır. Bizim müzikte çok yoğun çalıştığımız yıllarda böyle bir imkân yoktu. Türk parasını koruma yasası vardı. İki senede bir yurt dışına çıkılabiliyordu. Dolayısıyla yetmişli yıllarda bu mümkün değildi. Şimdi iki binli yıllarda diğer sanatçılarımız dünyaya açılıyorlar yavaş yavaş. Bu çok gurur verici bir şey. Ben bir tek bundan sıkıntı duyuyorum. Bunu biz niye yapamadık diye. Bizim neslimizde bunu yapmalıydı.  Bizim neslimizin müzisyenleri iyi müzisyenlerdi. Bu bir akımdı. Kentleşmeyle birlikte Türkiye’de Kentin folkloru bizim yaptığımız iş. Şehrin Türküsün yaptık biz. Türkiye’nin kentleşmesiyle birlikte onun müziğe yansımasıydı o. Çok güçlü bir akımdı. Bizim arkadaşlarımızdan kimse bunu başaramamıştı. Şimdi genelimiz başarıyor. O anlamda seviniyorum. Onun dışında Türk halkıyla aile gibi çok güzel bir dostluk kurduk. Ben hiç ödün vermedim yaptığım işten. Onları şaşırtmadım. Bu adam ne yapıyor dedirtmedim. Önemli bir şeydir. Onlar beni bildiler ve ben de onları bildim. Çok güzel bir aile gibi, büyük kocaman bir aile gibi otuz beş yılı devirdim.

Aşk bir gün mutlaka biter mi? Hep sürdürülemez mi?  Neden tüketiyoruz hızla?

Emek vermediğimiz için. Sıkıldığımız, bunaldığımız, emek vermek istemediğimiz için. Sevgi emek ister. İnsan emeğini sever. Sevdiğini de sever ama emeğini de sever. Onun yanı sıra diktiğiniz bir ağaca emek verirseniz onu kesemezsiniz. Emek çok önemli.

Oğlunuzda müzisyen. Müzik adına çatışmalarınız oluyor mu?

Olmaz mı? Kuşak çatışmamız oluyor. O beni beğenmiyor bazen, ben de onu. Ama genelde yetmişlerin müziği ile büyüdü. Kulakları o müzikle dolu. Ama günümüz müziğini de çok seviyor. Dolayısıyla geçmişten günümüze ve geleceğe bir köprü gibi dikkatli gidiyor. Onun kreasyonları yaptığı işler, o anlamda çok sağlam. Ben günümüzün müziğinde beğenmediğim şeyler var onları söylüyorum. Bazen çatışıyoruz. Ama genelde film müzikleri yapıyor. Aura diye bir film var. Bu günlerde vizyona girecek. Onun müziklerini yaptı. Arka sokaklar diye bir dizi var, onun müziklerini yapıyor. Daha önce sahra dizisinin müziklerini yapmıştı.  Yani Murat çok iyi bir müzik adamı. Hem mutfağında, hem sahnede. Mutfağında olması da, yani yemek pişirmesi de müzik adına çok iyi bir şey.

Baba bu kadar iyi olunca, oğlunun iyi olmaması mümkün değil.

Teşekkür ederim. Sağ olun.

 

Karşınızdakini denemek için küçük taktikleriniz var mı?

Yok. İnsanların gözbebeğine baktığım zaman ya güveniriz bir birimize, ya güvenmeyiz. Çok ta zorlamam ilişkileri. Olacağı noktada olur. Çok fazla taktikler uygulamam.

Neden tanınmak aniden insanları değiştiriyor. Diğer insanlardan farklı olduğunu düşünme kaygısı başlıyor. Sizce kişilik değişikliği şöhretin olmazsa olmazı mı?

Tanınmak insanları değiştirir doğru. Çünkü şöhret bir hastalıktır. Müzmin bir hastalıktır. Bu hastalıktan mümkün mertebe korunmaya çalışmak gerekir. Tabi işiniz ünlü olmayı gerektirirse korunamazsınız. O zaman bir an önce bağışıklık kazanın hastalığa karşı. Sağlam durmanız gerekir. Dediğiniz doğru maalesef birçok kişiyi değiştiriyor şöhret. Ama bunu  çok çabuk atlatıp insanın kendini bilmesi gerekiyor. Şöhretin gelip geçici olduğunu bilmesi lazım. Bunu şöhreti, işinin bir gereği olarak yaşaması, tüm yaşamına yaymaması, yaşamının hedefi haline getirmemesi gerekir.

Şöhreti kaybetme duygusu insanı hırsa götürür mü?

Şöhreti önemsiyorsanız götürür. Ama işinizin bir parçası gibi düşünürseniz götürmez. Gelip geçici bir şey olduğunu bilirseniz, o işi yaptığınız sürece ünlüsünüz. Zaten popüler şöhretler çok çabuk değişiyor. Ama onu bir amaç haline getirdiğiniz zaman büyük bunalımlara girersiniz. Sıkıntılara girersiniz. Birçok şöhret bunu yaşıyor günümüzde. Bir zamanlar büyük tantanalar içinde yaşamış birçok isim şimdi küskün. Kırgın. Kendine küskün. İçine kapanmış, soyutlamış kendini her şeyden. Bunların hepsi boş şeyler.

Çok ortalarda görünmüyorsunuz. Bu yalnızca müziğinizi yapmak isteğiniz için mi?

Dediğim gibi şöhreti yaşamıma yaymamak adına, ben buna dikkat ediyorum. Ailemle, çocuklarımla, özel konularımla basında olmaya gayret ediyorum. Bu hem izleyeni yorar. Bizimki bir maraton koşusu. Otuz beş yılı aştım. Her gün televizyonlarda, orada burada görünseydim, aman yetti bu adam da sıktı derlerdi. Ancak işimizi yapacağınız zaman, işinizin bir gereği olarak ortalığa çıkıp yaptığımız işleri sergilemek adına, ünü kullanıyoruz. Doğrusunu böyle görüyorum ben. Onun dışında ben kendimi korumaya çalışıyorum. Mahremiyet yaşamda en güzel şeylerden biri. Yaşamın mahremiyet içinde kalması çok sağlıklı bir şey. O insanı koruyor dış dünyaya karşı.

Yeni albümden konuşmak istiyorum. Biraz anlatır mısınız?

Bundan iki yıl önce, bir dönemin unutulmayan şarkılarını hep dijital ortama taşımak için Melih’le konuşurduk. Melih aramızdan ayrılınca benim için bir görev oldu ve “İşte Öyle Bir Şey” adıyla şarkıları dijital ortama taşıdım. Ve on altı şarkıyı tüm bir yaşam adıyla Çiğdem ve Melih’le yaptığımız  on altı  şarkıyı dijital ortamda sundum. Bir koleksiyon albüm 1976-1983 yılları arısında çalıştığımız sekiz yılı özetleyen çok güzel bir belge oldu. Şimdi yeni şarkılar yapmak istiyorum. İçimde böyle bir ateş var. İşte bir köşeye attığım şarkı sözleri vardır. Şiirler vardır. Çeşitli notlar vardır. Onları karıştırıyorum. Bu yaz şarkı yapmakla geçecek sanıyorum. Sonbahara yeni albüm için stüdyoya gireceğim.  Yılbaşı öncesi güzel oluyor. Albümde Erol Evgin şarkıları, Murat Evgin’in besteleri olacak. Birlikte yaptığımız besteler olacak. Bunların toplamından yeni bir albüm düşünüyoruz sonbahara.

Konserlerinizden konuşmak istiyorum birazda.

Şimdi benim iki tür konserim var. İki ayrı konser yapıyorum iki yıldır Türkiye’de. Bir tanesi şakalar, şarkılar, anektotlarla, anılarla yetmişlerden günümüze Erol Evgin şarkıları. Aşağı yukarı 2,5- 3 saate yakın sahnede kalıyorum. İstanbul’da plaza oteli, Balmumcu da, onun yirminci katında muhteşem bir boğaz manzarası, boğaz manzarasıyla haftada bir gece cumartesi geceleri bir konser yapıyorum. Bir yılı geçti,  ikinci yıla girdim. Ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde üniversitelerde başka yerlerde konserler yapıyorum. İkinci konserimde yine iki yıldır yaptığım Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı’ını anlatan dramatik bir yapı bu. Mustafa Kemal’i gördüm düşümde adlı bir konser. Adını Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın üç şehitler destanından alan, şarkılar; Türküler, anektotlar , anılarla  Kurtuluş Savaşı’mızı anlatan bir konser. Çanakkale Savaş’ından, yemen türküsünden başlayarak günümüze kadar bu milletin 20. y.y. yarattığı bir mucizeyi şarkılar ve türkülerle anlatan bir milli birlik bilincini pekiştiren bir yapı. Her ay bu konserden birkaç tane yapıyorum.

Erol Evgin kimleri dinler?

Erol Evgin herkesi dinler. Çok değişik bir yelpazem var benim. Türküler dinlerim, halk türküleri. Klasik müzik dinlerim. Klasik batı müziğini çok severim. Zeki Müren’in altmışlı yıllardaki sesine bayılırım. Evimde CD leri var. Onları koyarım. Su gibi gider. Altmışlı yıllardan sonra o da satış kaygısıyla başka şeyler yaptı müziğinde. Abartarak söylemeye başladı. Altmışlı yıllardaki sesi, ellilerin sonu, altmışları başı çok güzeldi. Türk müziğini çok severim. Muazzez Abacı’yı severim, Emel Sayın’ı severim, zekai Tunca’yı severim. Tabi ki popüler müziği serim. Çok çeşitli şeyler dinliyorum. Müzik dinlendiriyor. Sürekli müzik dinlerim.

Genç müzisyenleri nasıl buluyorsunuz?

Genç müzisyenlerin içinde iyiler de var, kötülerde var. Bu iş çok ciddi bir iştir. İnsanın ömrünü vermesi gerektiği bir iştir. Dört elle sarılan arkadaşlarımız var. Onları hayranlıkla karşılıyorum. Bunu heves olarak görüp, ün yapmak için, para kazanmak için yapmamalı. İyi müzikler çıkaramaz ortaya.

Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ediyorum.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik