Reklam
Reklam
istanbul escort

Nevzat Çelik "Şafak Türküsü 1983 yılında, Metris Cezaevinde yazılmış bir şiirdir. "

Şafak Türküsü isimli şiirin şairi Nevzat Çelik'le güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Nevzat Çelik
Bu içerik 2706 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

Şafak Türküsü sizi okurlarınızla buluşturan, geniş kitlelere tanıtan çok güzel bir şiiriniz. Biraz Şafak Türküsü ’nün öyküsünü dinleyelim mi?

1983 yılında, Metris Cezaevinde yazılmış bir şiirdir. Dönemin en yangınlı sürecinde çıkan, içerideki ve dışarıdaki insanların çığlığını ve itirazını yansıtan bir şiirdir. Ödül almadan ve kitap olmadan önce de çok yaygın bir şiirdi. Akademi kitabevi ödülünü aldı. 1986 yılında Ahmet Kaya’nın bestesiyle birlikte, kitap okumayan önemli bir kesime de ulaştı. Ahmet Kaya’nın ve benim ismimizi ve varlığımızı yaygınlaştıran bir şiir oldu.

Biraz da kitaplarınızdan konuşalım mı?

 Şafak Türküsü, Müebbet Türküsü, Yağmur Yağmasaydı, Sevgili yoldaş Kurbağalar, Suda Seken Hayat isimli şiir kitaplarım, Sen giderken isimli öykü kitabım, Bağışlanmış hüzün isimli Romanım var.

Kitap seçerken kişinin bir tarzı olmalı mı? Yoksa her türden kitabı almak mı gerekir?

Bilinçli okur, birçok çeşit kitap okuyabilir. Bu tip okur, bilerek seçer. Her tür müzik dinliyoruz. Eğer iyi bir müzik dinleyiciyseniz, pop müzikten de, cazdan da, dinlemek için  seçeceği parçalar vardır. Ama bilinçsiz bir seçim olursa çorba olur. Kitapta tıpkı müzik gibidir. Romanda da, şiirde de bir beğeninin olması gerekir.  Genelde seçerek okursanız daha doğru olur.

Siz kimleri okursunuz?

 Biraz ihtiyaca yönelik okuma yapıyorum. Kendi yazmam gereken konularda, belirli kitapları okuyorum. Onun dışında bir edebiyat okuru, şiir okuru olarak, merak ettiğim yeni kitapları okuyorum. Beklediğim birçok şair oluyor. Onların yeni çıkan kitaplarını mutlaka okuyorum. Okuyamadığım o kadar çok kitap var ki.  Mümkün olduğu kadar onlardan da okuyorum. Belleğimdeki kütüphaneyi zenginleştirmeye çalışıyorum.

Şiir, roman veya öykü kadar neden satmıyor?

Bizde şiir birçok ülkeye göre daha okunuyor. İngiltere ve Almanya’dan daha çok okunuyor. Şiirin, müzik piyasası gibi sektörü olmadığı için satışı güç olan bir şey. Yayınevleri şiirden para kazanamıyorlar, o yüzden de çok şiir basılmıyor. Bu sadece şiirde değil romanda da böyle. Artık şiir, şarkı sözleri gibi algılanıyor. İyi söz yazarları olan ama şair olmayan insanlar var. Ama ne yazık ki şair olarak biliniyor.

Yazmak öğrenilecek bir şey mi?

Yeteneğin varsa çalışmakla gelişebilir. Ama sıfırdan yapılan bir şey değil.

Yazarken kendinizi şartlandırır mısınız?

Hayır.

Siz de ödül aldınız. Ödüllere nasıl bakıyorsunuz? Ödülü her zaman hak edenler mi alır?

Elbette hayır. Ben iki kitabımla ödül aldım.  Bunlar cezaevinde yazdığım şiirlerimdi.  Ama dışarı çıktıktan sonra sesimi duyurma gibi bir kaygım olmadı. O yüzden hiçbir şiir yarışmasına katılmadım.

Şiirlerinizi yazarken belli bir teknik mi gözetiyorsunuz? Yoksa içinizden geldiği gibi mi yazıyorsunuz?

Şiir bir kurgu, anlam, biçim bütünleşmesi gerektirir. Şair her şiirde kendi şeklini ve kendi sesini bulur. İçerikten bağımsız, anlamdan bağımsız değildir. Birbirleriyle örtüşürler. O yüzden belli bir kalıp, belli bir biçim diye zorlama olmaz. En azından benim için yok.

Şiirleriniz yazarken mum ışığı, loş ışık gibi belli bir ortama ihtiyaç duyar mısınız?

Yok. Zaten şiirlerimi cezaevi ortamında kalabalık koğuşlarda yazdım. Konsantrasyon gerekiyor. O zaman dışarıyı duymayabilirsiniz.

 Bunca şiir arasında, beni anlatan şiir budur, dediğiniz bir şiir var mı?

Hepsi beni anlatıyor. Benim içtenliğimi, samimiyetimi yansıtmayan hiçbir şiir yoktur. Yazdığım her sözcük ve kavram benim günlük hayatımda kullandığım sözcük ve kavramdır. Dışarıdan aldığım sözcükleri şiirin içine sokmak, bence şiiri fakirleştirir. Kelimenin ya da kavramın yaşanmışlığı olmaz. Şiirlerin hepsi beni anlatıyor ve hepsini çok severim. Sevmediğim bir şeyi dışarıya çıkarmam.

Bunca yaşanmışlık, bunca acının içinde aşkta var. Aşka nasıl bakıyorsunuz?

Çok iyi bakıyorum.

Aşık mısınız?

Şu an değilim. Ama olmayı çok isterim.

Hayvan sever misiniz?

Elbette.

Hayvan besliyor musunuz?
Besleyenlerim var. Annem bütün sokağı besliyor. Evin içerisinde beslemek istemem. Bahçede bakmak isterim. Evin içinde beslediğim hayvana haksızlık yaptığımı düşünürüm. Bahçem varsa mutlaka beslerim. Bahçeli evlerde oturduğum her zaman hayvanım vardı.

Çok umut bağladığınız ama umduğunuzu bulamadığınız bir şiir ya da kitabınız oldu mu?

Yağmur Yağmasaydı isimli kitabın daha çok okuru olmasını isterdim.

Sizce şiir şairin aynası mıdır?

Zor bir soru. Benim açımdan sorarsan benim yazığım şiir, benim aynamdır. Her şair için bunu söyleyemem elbette.

Bundan sonraki çalışmalarınızdan konuşalım mı birazda.

Roman ve senaryo ağırlıklı gideceğim.

Çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik