Reklam
Reklam
istanbul escort

Rutkay Aziz “Bir küskünlük huyum vardır. onun üstesinden gelemedim pek.”

Usta oyuncu Rutkay Aziz ile yaptığımız güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Rutkay Aziz “Bir küskünlük huyum vardır. onun üstesinden gelemedim pek.”
Bu içerik 1614 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

Bize Rutkay aziz’i anlatır mısınız?

Çok zor tabi insanın kendisini anlatması. Bir tek cümle söylemek istesem ne zaman ki tiyatroyla tanıştım, Muhsin hocayla tanıştım, Beklan beyle tanıştım dünyaya bakışım değişmiştir. Bir de üstüne üstlük 1971 yılında AST’a geldiğimde buradaki arkadaşlarla yaptığımız tiyatro kavgasıyla birlikte dünyaya bakışım, insan sevgim, emeğe olan saygım, özgürlükten ve barıştan yana olan düşünce ve duygularımda büyük bir değişme olmuştur. Kısaca AST bir biçimde benim kimliğimi belirlemiştir diyebilirim.

Bir çok oyuncu ailesinin oyuncu olmasını istemediğini söylüyor. Sizin ailenizin bu konuda tutumu neydi?

asla baskıcı olmadılar. Kaldı ki benim babam hemen hemen Türkiye’nin ilk sinemacılarından sayılır. Herhangi öyle bir baskıcı durum olmadı. İnadına yaptığımız işleri beğendiler, alkışladılar.

Hayatınızda hiç vazgeçemediğiniz şeyler var mı?bunlar olmazsa yapamayacağım dediğiniz şeyler?

Tabi ki öncelikle, Ankara Sanat Tiyatrosu benim için vazgeçilmezdir, kızım öyledir, dostluklarımda öyledir. Bu anlamda belli bir olgunluğa geldikten sonra kendiniz için pek fazla bir şey istemiyorsunuz. Daha çok ülkeniz için istiyorsunuz. Ülkenizde daha özgür, daha mutlu, daha sevgi dolu, daha barış ortamında yaşamak istiyorsunuz.

Beğenmediğiniz ama değiştiremediğiniz huylarınız var  mı?

Bir küskünlük huyum vardır. Onun üstesinden gelemedim pek. Aman o kadar da olsun canım. Bazen insan kırılıyor yanı. Onu kine, nefrete, kan davasına pek dönüştürmem yani.

Bir projeyi kabul edip etmeyeceğinize nasıl karar veriyorsunuz?

Öncelikle oyun senaryo, o anlamda, sinemada baktığınızda belirleyici oluyor. Nasıl bir işin içinde olacağınız sorusunu öncelikle kendinize soruyorsunuz. Bu kaçınılmaz. Esas ölçüm, ilkem odur yani.

Peki bir oyuncu olarak yeni yapımlar hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

İçlerinde nitelikli, düzeyli çalışmalar olduğu gibi çok sıradan şeylerde var doğal olarak. Kimi dizilerde yapımcıların dediği gibi taşlar yerine oturduğu zaman da gerçekten nitelikli bir takım işlerle seyirci buluşturulabiliyor. Bir furyanın olduğu da çok açık. Hemen hemen her yıl bildiğim kadarıyla 80-90 nın üzerinde dizilerin çekildiği ve onların bir bir ayıklanması giderek sektöre bir canlılık getirse de maddi olarak alınmadığı zaman başka birk hüzün yaratıyor kanımca.

Tiyatro dışında neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Tiyatro yapmanın dışında sinema projesi olduğunda seveceğim bir iki düzeyli televizyon dizisi olduğunda onun dışında da, çağdaş sinema oyuncuları derneği başkanlığı, Nazım Hikmet kültür vakfı başkanlığı gibi sorumluluklarım var. Onların içinde olmak, orda da bir görev, sorumluluk sürdürmek de ayrıca bana büyük bir onur katıyor. Bundan da büyük bir onur duyuyorum. Ama hepsinin dışında AST da kırk dört yıl, bunun daha kırk dört yıl ileriye gitmesi doğrultusunda bana da arkadaşlarıma da önemli görevler düştüğünü düşünüyorum.

Sahne mi, film setleri mi hangisi sizi mutlu ediyor?

Sahnenin yeri farklı hepimiz için. Bir şekilde hepimiz tiyatro kökenli olduğumuz için daha sonra sinema gibi hep onu söylerim vefalı bir kardeşle tanışmıştır. Sahne heyecanı, sahnede var olmak tiyatro sahnesinde farklı.

Nelerden vazgeçtiniz, bunlar ne getirdi, ne götürdü sizden?

Hemen hemen her şeyi yaptım diyemem. Yanlış olur çünkü. Bir sanatçının besin kaynağı özgürlük ortamıdır. Şöyle geçmişe dönüp baktığımda yeterince özgür ortamda sanatı solukladığımızı söyleyemem. Ama Ankara Sanat Tiyatrosunda arkadaşlarımla yapmak istediklerimi bir yere kadar yaptığımız kanaatindeyim.

 Birazda dizilerden konuşalım. Avrupa yakası dizisinde çapkın bir kişiyi canlandırıyorsunuz. Sizce başarılı olmanız karakterin kılığına girmenizden mi kaynaklanıyor?

Yok, orda başarı Gülse Birsel arkadaşımızın yazarlığında ki başarı olduğunu itiraf etmek isterim. Gülse’nin orada ki yarattığı karakter başarılı. Böyle bir rolde hiç oynamamıştım açıkçası hep onu  diyorum, ben de gülmeyi özlemişim galiba, eğlenmeyi özlemişim,orada da  eğlenceli olmaya çalışıyoruz.

Oyuncuların hep oynamak istedikleri roller vardır. Sizin oynamak istediğiniz bir rol var mı?

Hemen hemen her oyuncunun gönlünde hamleti oynamak yatar. Onun dışında sevdiğim rolleri oynadım. Bir gün bir tarihte hamlet oynasaydık hoş olurdu belki.

Başarının sırrı endişe duygusu olabilir mi? Bir işe başlarken endişe duyar mısınız?

Hat safhada diyebilirim. Dilediğiniz kadar otuz beş yıl süresinde kırkın üzerinde belki oyun koyabilirsiniz ama benim için her oyun sanki ilk defa başlıyormuşum korkusunu ve sorumluluğu ve heyecanıyla birlikte gelir.

 Bu kadar üretici ve çok yönlü olmanıza aşk neler katıyor?

Besleyici olur hiçbir zaman engelleyici olmaz.

Bizimle sizde etkisi kalmış bir anınızı paylaşır mısınız?

çok olumlu, çok keyifli olduğumuz anlarımız oldu, hüzünlü anlarda oldu AST da. En güzel anlarımız kulisteki iskemlelerimiz bile altımızdan alınıp seyirciye sunulduğu anlar, oldukça keyifli anlardı.

Benimle bu dakikaları paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim ve derginize uzun soluklu, sağlıklı, başarılı yıllar geçirmesini dilerim.

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik