Reklam
Reklam
istanbul escort

Murat Volkan Benli “Hayatı yakarken sevgi üzerinden yaşamak gerektiğine inanıyorum.”

Usta oyuncu Murat Volkan Benli ile yaptığımız güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Murat Volkan Benli “Hayatı yakarken sevgi üzerinden yaşamak gerektiğine inanıyorum.”
Bu içerik 2034 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

Biraz kendinizi tanıtır mısınız?

1971 Ankara doğumluyum. İlk, orta lise yıllarım Ankara’da geçti. Aslında bütün yıllarım Ankara’da geçti. Üniversiteyi Dil- Tarih ve Coğrafya Fakültesi oyunculuk bölümünde okudum. Mesleğimi seviyorum. Hayatı seviyorum. Dünyayı seviyorum. Hayatı yakarken sevgi üzerinden yaşamak gerektiğine inanıyorum. Devlet Tiyatrosuna profesyonel olarak 1998 yılında girdim. Devlet Tiyatrosu’nda Sivas’ta, Konya’da tekrar Sivas’ta, Adana’da görev yaptım. Daha sonra Ankara Devlet Tiyatrosuna tayin oldum. Ankara’dayım. Deniz Yıldızı dizisinde oynadım.  İstanbul’da birkaç reklam filmi denemem oldu.

Deniz Yıldızı adlı dizide oyandınız. Biraz bu serüvenden konuşalım mı?

Ankara’ya yeni gelmiştim.  Çevreyi pek tanımıyordum.  İstanbul’da da birkaç ufak işim olmuştu.  Oradaki sektörün vefasızlığı burada yok.  Burada insanlar işlerini sevgi üzerinden yürütüyorlar. Bu da işlerini başarıya götürüyor. İyi reytingde almıştı. Aile ortamı gibiydi benim için. orada Celal isimli bir karakteri canlandırmıştım.

Oyunculuğunuzu tırmandırmak için yeterli bir rol müydü?

Çok emek sarf ediyorum. Çekimler çok vakit alıyor. Oyunculuk tuhaf bir şey. Zamanla kişinin olgunlaşmasıyla oluyor. 20 yaşında bir aktörken de çok başarılı olabilirsiniz.  Hayatta yaşanmışlıklarınız fazlalaştıkça 45-50 yaşında, olgunlaştıkça rollere bakış açınız da farklılaşıyor. Bunu biraz hayatla karşılaştırıyorum. Sizin hayata bakışınız, sizin yaşam biçiminiz aslında sizi başarılı yapan. Celal rolü benim için doğru bir roldü.

Benzerlikler var mıydı?

Ben herkesten farklıyım der insanlar. Aslında birimizin bir diğerinden farkı yok. Herkesten farlı olduğunu düşünüp egosunu yükselten insanlardan değilim. Sokaktan geçen herhangi birinden farkım yok. Celal ile de öyle. Bir benzerlik elbette kurulabilir. Bir benzerlik yaratılabilir.

Tanınmak sizi değiştirdi mi?
ben işimi seviyorum. Bu tiyatroda da olur. Sinemada da olur. Tanınmak kısmı sanal. Her şeyi çok çabuk tüketiyoruz. Gündeme bakın bir sonraki gün değişiyor. Ekranda iki gün sizi görmeyince sizi unutuyor seyirci. Elinde şişe otel odalarında ölümü bekleyen oyuncular oluyor. Bu sanal ilgiden etkilenen çok oyuncu olduğunu düşünüyorum. Ben etkilenmemek gerektiğini biliyorum.

Hedeflediğiniz yer burası mıydı?

Benim meslek olarak, insanlara söyleyecek bir sözüm olmalıydı. Hayatı daha güzel yaşanır kılabilmek için bu mesleği seçtim. Çok meşhur olmak, çok tanınmak benim derdim değil.

Çok tanınmadan iyi paralar kazanmak mümkün değil ama. Şöhret olursanız kendi kurallarınızı daha rahat koyabilirsiniz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Benim derdim çok para kazanmak değil. Fırsata ihtiyaç var. Benim işim oyunculuk.

Her rolü oynar mısınız?

Her rolü oynarım. Bana uyan her rolü tabi.

Kendinizi başarısız hissettiğiniz oldu mu?

Zaman içerisinde başarısız hissettiğim oldu elbette. Tiyatroda yeterince rolü hissedemediğim zamanlar oldu. Tiyatro da şöyle bir şey var. Size verilen rolü oynamak durumundasınız. Rol seçemiyorsunuz. O rolle bağ oluşturmak için uğraşıyorsunuz. Ama bazen bağ kuramıyorsunuz. Öyle olunca da kendinizi başarısız addediyorsunuz. Benim özel tiyatrom vardı. Dublaj yapıyordum. Başarısızlığım bunların içinde çok fazla değildir. Ama başarısız hissettiğim zamanlar olmuştur. O rolde sevmediğim bir şey vardır. O rolü sevmeye çalışmışımdır. Kendimi , egomu o  role yaklaştırmaya çalışmışımdır.

Aynalarla konuşur musunuz?

Hayır. Aynalarla konuşmam. Daha çok kendimle konuşurum. Çok fazla düşünürüm. Yalnız kaldığım zamanlar vardır. Bu geçelerde projelerle ilgili, hayatla ilgili düşünürüm. Projeleri gerçekleştirmeye çalışırım.

Yaş ilerledikçe rolün şekli değişir. Bir delikanlıyı oynarken, baba, dede rolü gelebilir. Böyle bir korkunuz var mı?

Bundan on beş sene önce aynı yaştaydık, belirli roller aynı kişilere verilirdi. Kafamı kazıtıp 80 yaşındaki adamı çok oynadım. O yüzden alıştım. Ondan yana bir kaygım yok. Her yaşın kendine özgü bir güzelliği ve birikimi var.

Başrol oyuncuları güzel ve yakışıklı mı olmalı?

Tiyatroda ki seyirci, oyuncu ilişkisi ile sinemadaki oyuncu seyirci arasında çok fark var. Sinemada ve televizyonda iyi fotoğraf verebilmek oyuncu için çok önemli.  Dizilere bakınca çok güzel kızlar, çok güzel adamlar var. Onların oyunculuğa bakışı birkaç kişi dışında çok yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bunun nedeni de güzel ama yeteneksiz insanlar. Onlara dublaj yaparak oyun yine tiyatro sanatçıları tarafından hayat veriliyor. Hem güzel insan olup, hem iyi oyuncularda var elbette. Konservatuarda çok yetenekli çocuklar var. Onlara da fırsat vermek lazım.

Tanındıktan sonra neden insanların kimliği değişir?

Yaşanmışlıkla alakalı bir şey. Çevrenizde birden ilgi artarsa ne olduğunu şaşırır bazen insan. Tabi bu ilgi sanal bir şey.  Elbette hoş bir şeydir tanınmak. Ama bunun sanal bir ortam olduğunu da bilmek lazım.  Hayatın parçalarını toplarsınız. Birikimle oynarsınız. Birikim olmadan olmaz.

İyi oyuncu tarifiniz nasıl?

Oyuncu su gibi olmalı. Bulunduğu kabın şeklini alabilmeli.

Projelerden konuşalım?

Yazdığım bir sürü oyun var. Bunların arasında çocuk oyunları da var. Türkiye’de yaşananları yansıtan oyunlar genellikle. Yazdığım oyunlar Türkiye’yi yansıtıyor. Bir dizi senaryosu var. Tiyatro için projler var. Bir iki dergiye makale yazıyorum. Böyle devam ediyor.

Çok teşekkür ediyorum.

Keyifli bir sohbetti. Ben teşekkür ederim.

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik