Reklam
Reklam
istanbul escort

Baba Zula “Ben kendimi bir müzisyenden önce bir hikaye anlatıcısı olarak görüyorum.”

Muhteşem bir grup, Baba Zula ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Baba Zula      “Ben kendimi bir müzisyenden önce bir hikaye anlatıcısı olarak görüyorum.”
Bu içerik 1514 kez okundu.
Reklam

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

 

Biraz grubun kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?

Grup 1996 yılında kuruldu. Daha önce Zen isimli grubumuz vardı. O grupta yalnızca doğaçlama yapıyorduk. Grup içinde müzikal farklılıklar çıkmaya başlamıştı. Bazıları Türk müziği arayışlarına girmek istedi. Diğerleri buna karşı çıkıyorlardı. İsteğimiz gibi doğaçlama yapamıyoruz diyorlardı. Arkadaşım olan Derviş Zaim Tabutta Rövaşata isimli filmi getirdi. Bize gösterdi. Gurupta bazıları film beğendi bazıları beğenmedi. Biz filmin müziğini yapmak istedik. Onlar istemedi. Bizde başka bir grup kuralım filme müzik yapalım dedik. Üç kişi grup kurduk. Ve Baba Zula ismini aldık. Sonra dağılmayı düşünüyorduk. Film çok başarılı oldu. Film müzikleri çok sevildi. Başka teklifler aldık. Tiyatro oyunları için müzik yaptık. Başka projeler için müzik yaptık. Kuruluş hikâyemiz böyle oldu.

Biraz grup elemanlarınızı tanıtır mısınız?
Ben Murat Ertel, Vokal, saz diğer yaylılar.  Müziklerden ve armonilerden ve sazlaredan sorumluyum. Levent Akman, vurmalılar, ritm cihazı. Onu orta okuldan beri tanırım, arkadaşımdı.  Baba Zula’yı şekillendirenlerden biri de Levent’ti. Levent ritm grubundan sorumlu. Ritimleri yapıyor ve çalıyor. Başta üçlü olarak başladık. Benim en sevdiğim müzikal format üçlüdür. Caz müziğinde üçlü formatı severim. Gitar ve davul severim. Üçlü sac ayağı gibi düşünüyorum. İlk başta Emre Önel’di. Darbuka ve elektro gitardı. Şimdi değişti Coşar Kamçı’yla birlikteyiz.  Darbuka, davul ve birtakım vurmalı aletleri çalıyor. Bunun dışında bir takım konuklarımız oldu. İlk başta tiyatro oyuncuları idi konuklarımız. Tuncay Kurtiz, Ahmet uğurlu gibi sanatçılar oldu. Daha sonra bu konuklar arttı Ayşen Aydemir geldi. Bazen basçı, bazen klarnetçi konuğumuz oldu. Yıllarca Brenna Mac Crimmon oldu bizimle. Konuklar değişebilir ama Baba Zula sacayağı olarak devam ediyor.

Konserlerinizde deneysel öğeler kullanıyorsunuz. Biraz bundan konuşalım mı?

Bana göre iki tür sanatçı var. Bazıları belli bir dalda uzmanlaşıyor, o dalı çok iyi yapmaya çalışıyor. Konsantre olan sanatçılar bunlar, maharetli sanatçılar. Virtüözlük yapan sanatçılar. Her alanda olabilir bu sanatçılar. Bir de, bir takım kalıpları kıran, her şeyi değiştiren sanatçılar var. Ben özellikle bu ikinci tür sanatçıları seviyorum. Onlardan etkileniyorum. Onlardan biri olduğumuzu düşünüyoruz. Kalıpları kırabilmek için bir şeyleri denemeniz gerekiyor. Bir şeyleri çok fazla tekrar ederek başarılı olabiliyorsunuz. Birçok yeni şeyleri deneyerek sürekli başarıyı yakalamak elbette zor. Bazıları ün, para ve gücü seviyor. Ve risk almak istemiyor. Bu yolda devam ediyor. Ama bu bizi tatmin etmiyor. Bizim amacımız yeni bir şeyler yapmak, orijinal bir şeyler yapmak, yeni bir şeyleri denemektir. Yeni bir şeyler denemektir. Belli bir kalıbın içinde olan ve değiştirmeyen insanlar var. Onların değişikliği kabul etmeleri zor oluyor.  Baba Zula on beş yıl geçtikten sonra kabul görmeye başladı. Söylediklerinizi bir iltifat olarak alıyorum.  Çok teşekkür ediyorum size.

Kökler albümü oldukça ilginç geldi bana. Sormadan geçemeceğim. Kör limancı parçasıda çok etkileyici.  Biraz konuşalım mı bu albümden ve kör limancı parçasından?

Kör limancı çok önemli bir parça. Otobiyoğrafik bir parça kör limancı. Benim hayatımda kör limancı son derece önemli bir insan. Kendime örnek aldığım bir rol modeldir diyebilirim. Bir tanesi insanın isteği şeyi yapabileceğinin canlı kanıtıydı benim için. Sokak satıcılarına çok meraklıyımdır. Onların sattıkları şeyleri, satarken ki söyledikleri şarkıları bir nameyle söylerler. Bu parça benim için derin bir  parça. Kökler albümü de öyle. İnsanların olumsuz eleştirilerini alıp içselleştirebiliyorum. Bir zamanlar Zen de, Baba Zula’da bir takım eleştiriler aldı. Pek çok farklılıklar var. Bize göre doğaçlamaya daha çok önem verilim dedik. Baba Zula’nın felsefesinde doğaçlamanın belli bir oranı vardır. Hiçbir zaman yüzde yüz doğaçlama yapılmadı. Biz de yüzde yüz doğaçlama yapalım dedik. İki binli yıllara gelince belli kuralları uygulayan bir grup haline mi geliyoruz  diye düşündük. Deneyselleşmekten uzaklaşıyor muyuz dedik. En başta Baba Zula’nın deneysel kurallarını yapalım dedik. Köklerimize dönelim dedik. Bazı insanlar sevdi, bazıları sevmedi. Ama biz seviyoruz. Bizim için önemli bir albüm.

Albümlerinizin isimleri ilginç. Albüm isimleriyle mesaj verdiğinizi düşünüyorum. Gecekondu da beni etkiledi. Biraz da gecekondu albümünden konuşalım mı?

Şehirli insanlar, köylü insanlar var. Köylü kentli ilişkileri her kuşakta olmuştur. Biz yaşamımızın büyük bir kısmını şehirlerde geçiriyoruz. Gecekondu bize göre çok ilginç yapılanmadır. İstanbulda ya da başka kentlerde gecekondu adında yapılar var. En insanı yaşama alanı. En insani yaşama biçimi.alternatif olarak sunulan şeyler bize çirkin geliyor. Gökdelenler ve toplu yaşam alanları doğayı mahfeden rüzgarı kesen, sosyal ilişkileri koparan, hayvanlarla bitkilerle ilişkileri bitiren, pencereyi bile açamadığımız izole korkunç bir yaşam biçimi. Gecekondu bize çok çekici geliyor. Onu romantize ediyoruz. Çiçekler, böcekler, yağ tenekelerinin kullanıldıktan sonra saksı olarak kullanılması çok değerli bizim için. Gecekonduda çokdeğerli şeyler var bize göre. Bu fikirler bize çekici geldi. Albüm kapağını şekillendirirken babamdan yardım aldım. Bu da benim için çok önemli. Haldun Taner’in Keşanlı Ali için kullandığı  dekorları kullandık albüm kapağı için. Albüm kapağı da tamamen bir gecekondu gibi. Ailemle en çok ilişki kurduğum albüm bu oldu.

Albümlerinizi hazırlarken, bir müzisyen olmanın yanında, bir heykeltıraş, bir senarist, bir yazar, bir ressam, bir mimar gibi işliyorsunuz gibi hissettim. Müziğin yanında bir öykümü anlatmak istiyorsunuz?

Aynen öyle. Çok doğru söylüyorsunuz. Özünde olan şeyleri görüyorsunuz. Çok teşekkür ediyorum size. Ben kendimi bir müzisyenden önce bir hikâye anlatıcısı olarak görüyorum. Bu hikaye anlatıcılığı yalnızca sözlere dayanmıyor dediğiniz gibi. Bütün sanatçıların bir arada olabilmesi gerekir. Babamın grafik sanatçısı olmasına rağmen, fotoğrafta vardır, şiirde vardır yaptığı işte. Parça sözsüz de olsa onun bir öyküsü vardır. Bu öykü parçanın isminden çıkaracağınız bir öyküdür.

Baba Zula’nın müziğinde bazen Rock tınılar bazen oryantal tınılar var gösterilerinizde. Bizi şaşırtmaya devam edecek misiniz?

Aslında bunlar şaşırtmak için değil samimiyetten gelen şeyler. Bu coğrafyadan gelen insanlar böyle. Bazı kültürlere kendini kapatan insanlar var. Gürültülü müzik diyenler bile oluyor.   Bu coğrafyada insanlar çok geniş bir kültürle karşı karşıya kalıyorlar. Hem doğu hem de batı kültürünü dengede dinlenebiliyor. Her şeyi çok kötü diye başta ayırmayıp algılaması gerekiyor. Herkesten beklediğiniz bir şey var. Beklediğiniz o kalıbın dışında bir şeylerlerle karşılaşırsanız o sizi şaşırtıyabiliyor.

Baba Zula’nın yelpazesine yetişmek mümkün değil. Bu yelpazenin içinde danslar da var. Sizi dinlemeye gelen dinleyiciler müzik dinletisinin yanında görsel bir şov seyrediyorlar. Bu dansları koymanın amacı Baba Zula’nın farkını göstermek mi? Biraz bu danslardan konuşalım mı?

Müziğin bir parçası dans. En büyük amacımız bu. Çok iyi müzisyen olabilirsiniz. Bazen  kötü kapaklar yapıp, kötü giyinip sahnesi olmuyor bazen.  Sahnesi olmayınca  olmuyor. Sahne bir bütün. Her şeyi içinde olmalı.

Baba Zula kimleri dinler?

Önüme çıkan her şeyi dinlerim. Grup elemanlarının farklı zevkleri var elbette. Eski çok seviyorum. Taş plaklara çok meraklıyım. 1960-1970 lerin müziğine meraklıyım. Eski müzikler bana çekici geliyor. Tür ayırt etmiyorum. Arabesk müzik dinlemem diye bir şey yoktur. Türlerle ilgili sınırlarım yok, sanatçıları seçerim. Bütün türlere aşığım. Yeni şeyler öğrenmeye açığım. Dönüp dolaşıp eskileri dinliyorum.

Sizinle röportajım sırasında duygusal olduğunuzu düşündüm. Duygusal mısınız?

Sahnede komedyenlerin gülmesi zordur.  Sahne yaparken belli bir ciddiyet durumu oluyor elbette. Ama duygusal taraflarımız var elbette.

Yeni bir albüm çalışması var mı?

Var elbette. Albüm düşüncesi başladı.  Albüm için parçalar çıkmaya başladı. Ne zaman çıkar bilemiyorum.

Konserlerden konuşalım mı?

Konserlerimiz devam edecek. Yurt içi ve yurt dışı konserlerimiz devam ediyor. Biz her yerde konser yapmak istiyoruz. Çaldığımız yerlerin dışında başka yerlerde de çalmak istiyoruz. Ulaşamadığımız yerlere de ulaşmak istiyoruz.

Çok teşekkür ederim.

Ben de çok teşekkür ederim.

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik