Reklam
Reklam
istanbul escort

Öner Erkan “Öncelikle bu işe gönül vermiş olmak gerekiyor sahneye çıkabilmek için. Sevmeyen biri bu işi yapamaz. "

“Öncelikle bu işe gönül vermiş olmak gerekiyor sahneye çıkabilmek için. Sevmeyen biri bu işi yapamaz. O yüzden ben çok mutluyum sevdiğim işi yapıyorum. Sevdiğim işi seçkin bir kurumda yaptığım için daha da mutluyum”. Diyen Öner Erkan ile yaptığımız keyifli söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz."

Öner Erkan “Öncelikle bu işe gönül vermiş olmak gerekiyor sahneye çıkabilmek için. Sevmeyen biri bu işi yapamaz.
Bu içerik 2081 kez okundu.
Reklam

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

 

Öner Erkan’ ı biraz tanıtır mısınız?

İzmirliyim. 9 Eylül üniversitesi, güzel sanatlar fakültesi oyunculuk mezunuyum. Bahçeşehir üniversitesi, yine oyunculuk teknikleri yüksek lisansında, Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Ezel Akay, Çetin Sarıkartal’ ın öğrencisiyim aynı zamanda oyun atölyesinde bu 3.sezonu. bundan önce Otello oynadık. Atinalı Timon’da da Haluk ağabeyle oynama şerefine nail oldum. Bu benim hayalimdi gerçekleşti. Çok mutluyum bu anlamda. İşte bir takım dizilerde oynadım. Şu anda “İki Aile” diye bir dizi devam ediyor. “Arçelik” reklamları devam ediyor. “Organize İşler”, “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü”, “Son Osmanlı Yandım Ali” de görev aldım. Bu kadar.

Peki, genç bir oyuncu olarak sahnede olmak nasıl bir şey?

Öncelikle bu işe gönül vermiş olmak gerekiyor sahneye çıkabilmek için. Sevmeyen biri bu işi yapamaz. O yüzden ben çok mutluyum sevdiğim işi yapıyorum. Sevdiğim işi seçkin bir kurumda yaptığım için daha da mutluyum.

Televizyonda görünmek yapılan işler için bir artı oluyordur her zaman. Sizin televizyonda görünmenizin sizin için artıları nelerdir?

Aslına bakarsanız, televizyon oyuncuları için gerçekten tiyatro yapmak isteyen oyunculuğu tiyatro alanında ilerletmek isteyen oyuncular için bir araç. Dolayısıyla bende televizyondan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıp imkanlar ölçüsünde, sinema ve tiyatro yapmak istiyorum. Ne yazık ki sinema ve tiyatro yapabilmek için para kazanmaya ihtiyacınız var. Para kazanmanın da yolu ne yazık ki televizyondan geçiyor.

Popüler olmak iş bulmanızı kolaylaştırıyor mu?

Genelde piyasa da Türkiye de bu iş böyle yürüyor sanırım. Popüler olan insanlar, göz önünde olan insanlar daha çok iş yapıyorlar. Mümkün olduğunca buna bulaşmadan saygın bir şekilde, devam edebilmek önemli sanırım.

Biraz da dizinizden konuşmak istiyorum. “İki Aile” de oynadığınız role rağmen çok seviliyorsunuz. Sizin ki tatlı bir dolandırıcılık mı dizide? Bu kadar sevilmenizi neye bağlıyorsunuz?

Rol şeytan tüyü olan bir rol. Şeytan tüyü olan roller her zaman seyirci tarafından beğenilmiştir. Avantajlı bir rol o bağlamda. Ben bıçak sırtı olan bu rolü sonuçta aynı evi iki kişiye satan birini oynadım.Bu çok tehlikeli. Antipatikte olabilir sempatikte olabilir. Ben sempatik olabilmesi için elimden geleni yaptım. Yazar arkadaşlarında başarısı var sanırım bunda.

Reklam filminde de çok sevimli buluyor izleyenler sizi. Bence fiziğinizin de buna bir katkısı mutlaka vardır. Şirin görünüyor, mimiklerinizi daha iyi kullanıyor olabilirsiniz. Reklam filminde ki başarıyı neye bağlıyorsunuz? Çünkü devamı çekiliyor.

Arçelik’in kampanyası bu. Bununla ilgili ne söyleyebilirim. Bunu daha önce dile getirdim, bundan korkuyorum açıkçası. Tipoloji çok önemli oyunculukta muhakkak ki. Her rolü oynayabilir. Ne yazık ki bir yandan da oyunculuk diye bir şey var. Sanırım benim fiziğim biraz uygun buna.

Ünlü insanların koltukları doldurduğu söylenir hep. Oyunun iyiliğine ya da kötülüğüne bakmadan, oynayan kişilerin isimlerine bakarak seyirci toplayabilir. Tiyatrolardan bahsediyorum. Çünkü bazen çok iyi oyunlar boş koltuklara oynuyor.İsim yapmış kişilerin oyunlarında bazen yer bulamıyorsunuz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu bir yanlış politika bence. Şehir tiyatrolarında iki yıl oynadım ben. Kültür politikasında bir takım isim olan insanlara medyatik insanlara rol verip seyirciyi tiyatroya çekmeye çalıştılar. Bu tabi ki bir yöntem. Mutlaka düşündükleri, tasarladıkları bir şey vardı. Fakat seyirci bir süre sonra şunu yapmaya başlıyor. Arayıp tiyatroyu, hangi oyunlar var. Şu oyun var. Kimler oynuyor, şunlar oynuyor. Seyirci medyatik birinin olmadığı oyunları takip etmemeye başlıyor. Bir süre sonra. Bu da tehlikeli bir şey. Çünkü gerçekten iyi olarak kabul ettiğimiz, taktir edilecek oyunlar ne yazık ki boş salona oynayabiliyorlar. Bu bir yanlış politika bence. Bence bu terk edilmesi gereken bir düşünce.

Biraz da sinema filminizden bahsetmek istiyorum. Biraz anlatır mısınız?

“Yandım Ali”, Kenan İmirzalıoğlu ve Cansu Dere’ nin başrolünü oynadığı bir film. Bir dönem filmi. Kurtuluş Savaşı ve öncesini anlatıyor. Kenan İmirzalıoğlu bir külhan beyi. Nasıl Kurtuluş Savaşı ordusuna katıldığına şahit oluyoruz biz. “Yandım Ali” nin  en yakın arkadaşını oynuyorum ben filmde.

Öner Erkan neler yapmak istiyor?

Eğer hayal ettiğim şeyi soruyorsanız şu anda olmak istediğim yerdeyim. Olmak istediğim durumdayım. Bundan sonrasıyla ilgili on yıl sonra belki kendi tiyatrom olur. Deselerdi ki beş yıl önce Haluk Bilginer’le oynayacaksın, gülerdim. Tiyatro açmak benim hayalim. Umarım gerçekleştirebilirim.

Nelere öfke duyarsınız? Sizi neler çileden çıkartır?

Neler mi çileden çıkarır? Beni çileden çıkaran en büyük şey saygısızlık. Yalan.

Ne kadar sık keşke dersiniz?

Bu tamamen sizin kontrolünüz dışında. Hayatta bazen bir şeyler sizin kontrolünüz dışında gelişiyor. Mümkün olduğunca bunu kontrol altında tutup, bu kelimeyi en az söylemeye gayret ediyorum. Bu benim en büyük temennim, arkadaşlarıma doğum günü mesajı olarak hep bunu atarım. Hep, iyi ki diyeceğin, hiç keşke demeyeceğin bir hayat geçirmen dileğiyle. Ben mümkün olduğunca keşke demeyeceğim şeyler yapmaya çalışıyorum.

Aynada kendinizi nasıl buluyorsunuz? Aynaya bakınca Öner Erkan’ a neler söylersiniz?

Aslında aynalara küsüm. Geçen gün fark ettim bunu. Etrafımda ki insanları gözlemlediğimde hep aynadan geçerken, kendilerini görüp beğendiklerini fark ettim. Ben de tam tersi bir durum var. Çok sevmiyorum kendimi. O anlamda pek bakmam.

Aşktan bahsedelim biraz da. Aşk size ne kadar yakın?

Zor bir soru. Bu kontrol edilebilir bir şey değil sanırım. Kendinizi ona yaklaştırmanız ya da uzaklaştırmanız mümkün değil. Çünkü bir süre sonra eğer aşık olursanız zaten mantık gidiyor. Onu kontrol etmek mümkün değil.

Bir hamlede silebileceğiniz şeyler var mı?

Yok. Genelde barışığımdır, hayatla, insanlarla,küsmek gibi kavramlarım yoktur.

Dizide oynamak sizi mutlu ediyor mu?

Mutlu ediyor. Çok güzel bir ekibimiz var. Oyuncular çok iyi reji ekibi çok iyi. Çok keyifli vakit geçiriyoruz. O anlamda insanlarında verdiği tepkiler sokakta çok olumlu o bağamda çok mutluyum. Şımarıklık olur aksini söylersem.

Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür erdim ne demek.

 

 

    

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik