Reklam
Reklam

Melih Ekener “Ben biraz mistik bir adam olduğum için reel yaşamla o kadar işim yok. "

“Ben biraz mistik bir adam olduğum için reel yaşamla o kadar işim yok. Yaşıyorum. Görevlerim neyse yapıyorum. Bir aile babasıyım. Ne yaşanıyorsa yaşanıyor. Mistik tarafım daha ağır bastığı için öteki taraf için çalışıyorum”. diyen Melih Ekener ile yaptığımız keyifli söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Melih Ekener “Ben biraz mistik bir adam olduğum için reel yaşamla o kadar işim yok.
Bu içerik 1603 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

Bize biraz  kendinizi tanıtır mısınız?

1965 doğumluyum. Konservatuarlıyım ama eski konservatuarlıyım. Üniversite olmadan önceki, İstanbul belediye konservatuarı. Bir sürü, “Ali Poyrazoğlu”, “Kenterler”, “Hadi Çaman”, “Gülriz Suriri” gibi bir sürü tiyatroda oynadım. Televizyonda bir sürü şeyler yaptım. En son Filmler yaptık. “Hababam Sınıfları” versiyonları. İki tanede “Maskeli Beşler”. Televizyon yapımcılığı yaptım. Başka, yaptım da yaptım.

Oyuncu olarak var olma savaşı verirken ne gibi güçlüklerle karşılaşıyorsunuz?

Hiçbir güçlükle karşılaşmıyorum. Hiçbir güçlüğüm yok. Ha yirmi yedi sene çok güçlükle karşılaştım. Ama artık güçlükle karşılaşmıyorum. Tiyatroyla alakalı soruyorsan, tiyatroyu maalesef hobi olarak yapıyoruz. Gerçekten televizyon olsun sinema olsun çok böldü tiyatroyu. Tiyatroda seyirci bulmakta zorlanıyoruz.

Medyatik olmanın size getirdiği avantajlar var mı?

Ben medyatik değilim.

 

Tanınıyorsunuz. Tanınıyor olmanın diyelim.

Yirmi yedi yılın getirdiği bir şey var. Piyasada  biliniyorum. O da avantaj tabi. Bu adam nasıl oynar, ne yapar, ne eder biliniyor tabi.

Sinema filmlerinizden bahsedersek içinize sinen filmler miydi bunlar?

“Son Maskeli” hariç, hepsi hepsi içime sinen filmlerdi.

 

Son filmin bu kadar eleştiri olmasını neye bağlıyorsunuz?

Basın biraz sineği deve yapıyor. İçime sinmedi açıkçası.

Yaşamın ne kadarıyla ilgileniyorsunuz? Bunlar benim hayatımın olmazsa olmazları dediğiniz bir şeyler var mı?

Ben biraz mistik bir adam olduğum için reel yaşamla o kadar işim yok. Yaşıyorum. Görevlerim neyse yapıyorum. Bir aile babasıyım. Ne yaşanıyorsa yaşanıyor. Mistik tarafım daha ağır bastığı için öteki taraf için çalışıyorum.

 

Biraz ondan konuşalım

Yaşamda inançlarım ağır basar. O dur.

Melih Ekener daha nereye kadar gitmek istiyor?

Ölene kadar gideceğiz. Ne bileyim. Nereye kadar derken neyi kastediyorsunuz?

 

Sahnede

Sahnede çok yapmak istediğim şey var. Uzun süre tiyatroya ara vermiştim. 1991’ de “Şinasi Sahnesi” nde “Çılgınlar Kulubü”yle veda ettim. Ali Poyrazoğlu’ yla  zenci boyanıyordum. On yedi yıl sonra bu sefer beyaz boyanarak aynı kuliste yerimi alıyorum. Yapmak istediğim çok şey var. Küstüm tiyatroya. Tekrar döndüm Kerem Alışık sayesinde sağ olsun, önümüzdeki sezona garip iki tane oyun hazırlıyorum. Bir kendi oyunum var yapacağım, b ir Cengiz Küçükayvaz’ da yapacağımız dehşet bir olay var. Onun çalışmaları içindeyiz.

Neden bizden dünya sahnelerinde oyuncu çıkmıyor?

Çıkıyor. Niye çıkmasın. Dünyaya tanıtımımız iyi yapılmadığı için çıkmıyor. Çıkmıyor derken, Halit Ergenç seçmelere katıldı, birinci geldi. Alacaklardı ne izni vardı ne bir şeyi vardı. Olmadı işi. Türk oyuncusunun yurtdışında çok şansı var. Gerçekten çok iyi oyuncularımız var. Öyle böyle değil. Çok çok iyi oyuncularımız var. Bunun içinden çıkanlarımız oluyor. İsim hafızam biraz kötüdür. Haluk Bilginer oynadı mesela. Mehmet Günsür oynadı. Acayip başarılıydı. O kızın adı neydi İtalya’ da oynayan?

Serra Yılmaz?

Evet. Sera Yılmaz. Çok başarılı. Almanya’ da bir oyun seyrettik. Oyun sonrası tanışmaya gittik. Bir tane çok ukala bir oyuncu vardı. Hep birlikte bar gibi bir yere gittik. Adam sizde tiyatro var mı diye sordu. Levent Kazak tercümanlığımızı yapıyordu. Nereyi okudunuz, okulunuz var mı dedi. Söyleyemedim. Belediye konservatuarı diyemedim. Darül beda-i deyince adam ayağa kalktı. Biz bunu ders olarak görüyoruz dedi. Tiyatrolar birliği başkanlığını yapmış Muhsin Ertuğrul bunu dışarıda okutuyorlar. Beş yıl Muhsin Ertuğrul’ un konservatuarında okudum. Bana öğretmediler. Biz betonlarla yaşıyoruz. Ama siz topraktasınız dedi. toprakla haşır neşirsiniz. Bütün duygular topraktadır. Onun için Türk oyuncusunun duyguları çok iyidir dedi. gerçekten de öyle.

Tiyatrolar seyirci bulamamaktan yakınıyorlar çoğu zaman. Bunun nedeni ne? Gerçekten biletler pahalı mı?

Yok pahalı değil. Tiyatrolar da para olmadığı için insanlar sermaye olarak yatırmak istemiyorlar. Çünkü karşılığı gelecek mi, gelmeyecek mi diye düşünülüyor. Reklamı yapılmıyor. Sadece gazete köşelerinde bir de böyle söyleşilerde reklamı oluyor. Bir film olduğu zaman, televizyonda reklamı veriliyor. Seyirci bulabiliyor. Tiyatro yapanlar fakir oldukları için reklam veremiyorlar. Ancak desteklerle oluyor. Destekçilerde az olduğu için maalesef destek vermiyorlar.

 

Çok çalışan herkes oyuncu olabilir mi sizce?

Olur. Ben konservatuarda yeteneğe inanmazdım. Üst sınıflar benimle dalga geçerdi. Bir gün ispatladım. Bizim bir müstahdem vardı. Hamlet oynatacağım dedi. Herkes güldü. Çalıştık, çalıştık, bir ay sonra benim kadar hamlet oynadı. Herkes şok oldu. Kesinlikle yeteneğe inanıyorum. Çalışan herkes yapar. Herkesin doğasında var oyunculuk.

Oyunculuğun olmazsa olmazı nelerdir?

Olmazsa olmaz tek şey vardır, akıl.Akıl olmazsa olmaz.Akılsız oyuncu olmaz.

Bana vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Rica ederim bol şanslar.

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik