Reklam
Reklam

Melda Gür “ Melda Gür değişken yapılı bir insan."

“ Melda Gür değişken yapılı bir insan. Fazlasıyla değişken. Uzun süre aynı şekilde, aynı şemalde kalmayı, aynı ruh halinde kalmayı kendi içerisinde başaramayan biri. Bir sabah kalkıp aynaya bakıp mutlu olabiliyor, bir sabahta Allah seni kahretsin deyip tükürebiliyor aynaya. Ama genellikle kendisiyle barışık bir insan ” Diyen Melda Gür ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Melda Gür “ Melda Gür değişken yapılı bir insan.
Bu içerik 2941 kez okundu.
Reklam

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ankara doğumluyum. Dört buçuk, beş yaşıma kadar Ankara’daydık. Sonra İstanbul’a gittik. Babam Ankara Devlet Tiyatrolarında oynuyordu. Konservatuarda şan okudum. Ama tiyatro yaptım. Müzikallerle başladım. Sonra televizyon, reklam filmleri, sekiz yaşımdan beri reklam filmi çeviriyorum. Sanıyorum kırka yakın olmuştur reklam filmim. Profesyonel hayatıma okul yıllarındayken zannediyorum 1989 yılında başladım. Devlet tiyatrolarıyla. “ Dün Gece Yolda Giderken Çok Komik Bir Şey Oldu” ile. Bir müzikalde başladım. Aynı zamanda benim Sait Sökmen’den dört yıl bir dans eğitimim var. Öyle bir müzikal geçmişimizde böylece oluşmuş oldu. Şan okuduğum içn müzikallerle başladım. Sonra özel tiyatrolar, Yasemin Yalçın, Hamdi Aklan, v.s. Şen makas, Şen makasla bir tiyatro ödülü  aldım. Ondan sonra bir sürü oyun oynadık. Hamamıydı, v.s. Amula Merterlere kadar geldik. İki yıldır Sadri Alışık tiyatrosundayız. Geçen sene kaç baba kaç oynadık. Şimdi de bu aşkta bir şey varla birlikteyiz. Televizyon dizileri, sunuculuk falan yan tarafta para kazanmak için gerekli. Tiyatroda biliyorsunuz aç kalınıyor. Ben her halde hepsini cevapladım soruların.

Bir zamanlar Çıtır Kızlar isimli bir grup kurmuştunuz. Neden kısa soluklu oldu?

Şöyle bir şey oldu. çıtır kızlardaki kızlarla biz zaten arkadaştık. Deniz Kurdoğlu, tiyatro oyuncusuydu. Serap Sağlar, kızıl olan bale hocasıydı. Bende tiyatro yapıyordum. Bir araya geldik. Kendi mesleklerimizi de devam ettiriyorduk. Çıtır Kızlar varken de oyunculuk yapmaya devam ediyordum. Bir albüm çıkardık. Çok güzel oldu. single çıkardık. Sonra ikinci bir albüm daha çıkardık. Fakat müzik piyasasının çok zor bir sektör olduğunu gördük. Bazı şeylerin  bizim kontrolümüzün dışına çıktığını anladık. Ve tadında bırakmaya karar verdik. Piyasa bizi yok etmeden çok teşekkür ederiz, bizden buraya kadar, biz tadını aldık. Çok keyifliydi dedik. Bitirdik.

Melda Gür oyuncu mu, şarkıcı mı?

Oyuncu tabi ki. Ama şöyle bir şey var. En son hangi işi yapıyorsan ondan önceki yokmuş gibi anılıyor. Ben çıtır kızlar grubu kurulmadan önce yine tanınıyordum, yine röportajlar yapıyordum. Yine resimlerim vardı  bir sürü gazetede. Oyuncu olarak anılıyorudum. Çıtır kızlardan sonra bir anda o günler bitti, bir şarkıcı gibi anılmaya başladım.

Dansçı yönünüzde var değil mi?

Profesyonel dansçılık yapmadım ben. Sadece dans eğitimimi tiyatroda kullandım. Müzikallerde kullandım.

 

Aşk size ne kadar yakın?

Aşk bana şu anda çok yakın. Yeni evlendim ben.

Ne güzel. Mutluluklar.

Teşekkür ederim. işte bu yüzden bana çok yakın.

 

Aynalar Melda Gür’e neler söyler?

Vallahi her gün başka bir şey söylüyor. Melda Gür çünkü değişken yapılı bir insan. Fazlasıyla değişken. Uzun süre aynı şekilde, aynı şemalde kalmayı, aynı ruh halinde kalmayı kendi içerisinde başaramayan biri.Bir sabah kalkıp aynaya bakıp mutlu olabiliyor, bir sabahta Allah seni kahretsin deyip tükürebiliyorum aynaya. Ama genellikle kendisiyle barışık bir insanım.

Çok para kazanılıyormuş gibi görünmesine rağmen, para kazanamadıklarından şikayetçi oyuncular. Şöhretle yaşamak parasız zor mu?

Şöhretle parasız yaşamak, şimdi bunun cevabı bana düşmez. Çünkü şöyle diyeyim, bu meslekte iki tür insan var. Bir tanesi bu mesleği araç olarak kullanır, diğeri amaç edinir. Benim için bu meslek bir amaç. O yüzden şöhretti, ündü ,popüler kültürdü bizim için sadece yaptığımız mesleğin kötü  zaafları. An an, zaman zaman karşılaştığımız bir iş. Bir dönem yaptığınız işle çok şöhret olabiliyorsunuz. İki yıl içerisinde bittiği zaman tıs diye sönüyorsunuz. Şöhretin peşinde koşmayıp, şöhretin getirdikleriyle para kazanmaya çalışan, insanlarız. Zaten kendi mesleğimizi iyi yaparak para kazamaya çalışıyoruz. Bu mesleği başka şeylere araç olarak kullanmıyoruz. Bu bizim hayatımızın amacı. O yüzden bu sorunun cevabı bana düşmüyor. Şöhret olmak gibi,bununla birlikte para harcamak gibi kıstaslar yok.

Hayatı ciddiye alır mısınız? Mesela olaylar karşısında çok üzülür mü Melda Gür?

Çok fazla ciddiye almamakta fayda var hayatı. O kadar uzun değil hayat. Gerçekten her şey sonunda çok boş olabiliyor. Bir anda çok sinirlenebilip, çok üzüldüğünüz bir şeyde aslanda öyle olmayacağını, öyle olmadığını düşünüyorsunuz. Bundan on yıl önce bilmem kaç  yaşındayken,hayatında çok önemsediğin, uğruna canını verebileceğin bir takım olaylar, ideallerin, aslında hiç de öyle olmadığını görüyorsun. Fazla ciddiye almamakta fayda var. Her anın keyfini , tadını ne kadar çıkarırsan kendini o kadar mutlu olursun. Geniş olmak seni daha uzun ve mutlu yaşatır.

Genelde sahnede çok yakınlık varmış gibi görünmesine rağmen, sahne gerisinde oyuncular bir birine daha uzakmış gibi geldi bana. Bunun nedeni sadece ben işimi yaparım ve giderim psikolojisi midir? Sahnede yaşanılan sıcaklık, sahne gerisinde yaşanılamaz mı?

Her alanda değişebilir. Mesela bir dizi setinde oyuncular çok fazla birbirleriyle yakın olmayabilir. Sinema filminde de. Ama tiyatro bir birlik işidir. Ekip işidir. Tiyatro olarak çok iyi anlaşan bir ekibiz. Tiyatro haricinde de birbirimizden ayrılmayıp keyif alırız. Uzun zamandır üç beş arkadaşımızla yıllardır bir arada çalışıyoruz. Çünkü dizilerde evet, belki uzaktır insanlar birbirine. Orası bir ticarethane. Televizyonla tiyatroyu birbirine asla karıştırmamak lazım.

Sanat camiasında dost olunmaz diye bir anlayış var. Sizin dostum dediğiniz kişiler var mı bu camiada?

Var tabi. Olmaz olur mu? En yakın söyleyeyim, neredeyse on, on beş yıldır, belki biraz daha geçti, Cengiz Küçükayvaz var. Birbirimizi olduğumuz gibi kabul edip öylesine seven iki insanız.hep sevgimizi birbirimizle paylaşırız. Bir birimizin yanındayız. Dedim ya bu mesleği farklı yaşayan iki çeşit insan var. O yüzden bütün bunlar aslında araç ve amaç meseleleri. Bütün bunlar bunun ayrımını yapıyor. Amaç edinen insanlar bir yerde buluşuyor.araç edinenlerde asla buluşamıyorlar birbirleriyle.

Kıskanç mısınız?

Ne anlamda?

 

İkili ilişkilerde.

Aşk ilişkisinde mi?

Evet.

Yok değilim. Ufak tefek şeylerim vardır. Ama kıskançlığın fazlası hastalıklı bir şeydir. O yüzden belli bile etmemeye çalışırım. Minnacık bir şeyde olsa. Oldukça rahat bir insanım.

Çok teşekkür ederim bana vakit ayırdığınız için.

Ben teşekkür ederim.

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik