Reklam
Reklam

Tarık Kavut "Yaşamak için paraya ihtiyaç olduğunu düşünürsek para önemli ama önceliğim değil."

Tarık Kavut ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Tarık Kavut
Bu içerik 5000 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

Tarık Kavut’un yaşam hikâyesini biraz anlatır mısınız?

14 Haziran 1979 Ankara doğumluyum aslen Erzurumluyum. Sekiz çocuklu bir ailenin en küçük çocuğuyum. Babadan gelen bir müzik serüvenim var ailenin dördüncü müzisyeniyim. Bu işi profesyonel yapmak istedim her zaman. Erken öğrendim her şeyi okumayı yazmayı, üçüncü sınıftan başladım ilkokula, erken bitirdim liseyi. O zamanlar Ankara’nın profesyonel stüdyolarından birisi olan Pilli Bebek grubunun gitaristi Metin yücelin stüdyosu TINI’ ya kayıt yapmak için gittim orada kaldım daha sonraları iş ortağı oldum. Bu dönemde üniversitelere çok iş yaptık bir kaç üniversiteden davet aldım gazi üniversitesi müzik bölümüne alındım ilk sene bıraktım çünkü akademik bir gelecek istemiyordum ve okul çok uzundu. Stüdyoyu devredince hepimiz dağıldık ve kendi stüdyolarımızı kurduk. Halen sanatsal faaliyetlerime devam etmekteyim kendi stüdyomda.

Kördüğüm isimli single çalışmanızdan bahsedelim mi?

Aslında kördüğüm 5 sene önce repertuvarı bitmiş bir albüme sonradan eklenmiş bir eserdir. Hiç görmediğim birisi için yazılmış bir eser.  Şarkının içinde adı geçer ama gizlidir. 

Biraz da yeni albüm çalışmanızdan konuşalım.

 5 önce repertuar tamamlandı ama bazı aksilikler yüzünden hep erteledik. Bu albüm benim birçok eserimin arasından seçilerek hazırlandı sonradan bir tek kördüğüm şarkımı repertuvara dahil ettik. Önce birkaç sıngle ve klip, sonrasında yaz başı gibi albümü çıkartmayı planlıyoruz. 

Şöhret mi, Para mı?

 Aslında ikisi birlikte yürür biraz. Yaşamak için paraya ihtiyaç olduğunu düşünürsek para önemli ama önceliğim değil standartlarımız bozulmasa iyi olur. Şöhret olmak gibi bir derdim yok sadece kalıcı eserler bırakmak istiyorum.

Besteleriniz ve şarkı sözleriniz hangi şartlarda oluşuyor?

 Hissiyatı oluşan eserler çok önemli benim için “kördüğüm” gibi telefondaki bir sese şarkı yapabiliyorsunuz tarifi sizin elinizde ne hissederseniz o çıkıyor ortaya ancak stüdyodan dolayı ısmarlama işlerde yapıyorsunuz film müziği gibi, jıngle gibi. Yılar sonra bu işin bir matematiği oluşuyor yani her şey üzerine bir şeyler karalayabiliyorsunuz.

Siz kimleri dinlersiniz?

İşimden dolayı her şey dinlerim. Yeni ne yapılmış, hangi enstrümanlar kullanılmış nasıl düzenlemeler yapılmış gibi. Ama aracımda, evimde, işim dışında sakin şeyler tercih ediyorum Lorena Mckennitt gibi Secret Garden gibi Jan Garbareg hatta New Age şeyler.   

Hırslı mısınız?

Çok hırslıyımdır ama kişilere karşı değil yarışım kendimledir.

Şair ve yazar kimliğinizden konuşmak istiyorum birazda. Kitabınız da var. Biraz bahseder misiniz?

Evet, pek insanlar hatırlamaz bunu 2003 yılında yayımlanmış “YAZGI DEĞİL, KARALAMA” isimli kara kalem çizdiğim resimler ve şiirlerimden oluşan bir kitabım bulunmaktadır ve bu resimler yazdığım şiirlerin resimleridir. İkinci kitap da bitti aslında ama ilgilenemediğim için bekliyor.. Hatta bu şiirlerin bazıları ve yeni şiirlerimle 45 ülkenin bulunduğu Türk Dünyası Şairler Antolojisine davet edildim bu antoloji 45 ülkenin milli kütüphanelerinde bulunmaktadır. Ayrıca birçok dergi ve gazetelerde yayımlandı. Milli eğitimin şiir olimpiyatlarında jüri olarak yer aldım. İlkokullara yönelik çocuk oyunları yazıyordum sonra yetişkin oyunları da yazdım. Bir dönem bazı yerel gazetelerin Kültür ve Sanat bölümlerini oluşturdum. Bazı siyasilere konuşma metinleri hazırladım. Şu dönem çekmeyi planladığım birkaç film senaryom var onlarla meşgulüm. 

Olmak istediğiniz yere ne kadar yakınsınız?

Olmak istediğim yere hep çok yakınım gibi hissediyorum az kaldı düşüncesi beni üretmeye yöneltiyor bazen olmak istediğim yer burasıymış gibi geliyor bazen nerede olamamışsam orasıymış gibi.

 Yetenek mi, okul mu?

Tabi ki yetenek. Okuduğunuz okulu bile istediğiniz şartlarda hayatınıza entegre etmek yetenekle alakalı bir şey. Eğer derdiniz sanatsa yeteneğe ihtiyacınız var hem de çok fazla, amacınız garanti bir iş ise okul daha önemli, gerçi artık garanti iş diye bir şey kalmadı ama. Yani çevremize baktığımızda okullu ama yeteneksiz çok örnek var.

Ödüllere nasıl bakıyorsunuz? Ödülleri hak edenler mi alıyor?

Ödül bana göre değil. Birisinin birisine sırf bir şeyleri birilerinin oluşturduğu şartlara uygun yaptığı için ödül vermeleri saçma geliyor. Bana göre ödül hala işimi istediğim gibi yapabiliyor olmam. Ödülü kimin aldığıyla ve o ödülü kimin verdiğiyle ilgilenmiyorum. Ama sürekli göstere göstere ödül alan birisi iseniz bu size kolaylıklar sağlayabilir ama ne kadar gerçek olur bilmem.  

Bir işi yaparken ödül kaygısı güder misiniz?

Bu soruya az önce cevap verdim sanırım. Ödül kaygısı gütmem ama beğenilmek isterim tabi ki. Bu mutlu ediyor beni.

Hedefleriniz?

Bazı müzikal projelerim var ve bir iki film. Çok ileriye dönük hedeflerim yok. Şimdilik bunlar. Ama Okul yaptırmak istiyorum sanatsal faaliyet alanları açacak. Çocuklarımıza doğru eğitim lazım.

Bu müzik yolculuğunuzda sizi destekleyenler oldu mu?

Aslında pek olmadı. Ama şöyle bir bakacak olursak 1995 yılında abim trafik kazasında vefat etti. Onun isteği benim futbolu bırakıp müzikle ilgilenmemdi. Onun arkadaşı Yüksel Ayoğlu’ndan nota ve bağlama dersleri almam beni müziğe yöneltti ve ilk bestelerimi orada notaya aldım. Daha sonraları stüdyodaki ortaklarımdan Serkan Sönmez’le aranje üzerine çalıştık ve gazi üniversitesinden Profesör Ülkü Özgür ile işitme ve piyano çalıştık. Bunlar ders değildi benim yolculuğumda bana destek oluyorlardı.    

Bu şarkılar aşk olmadan ortaya çıkmaz. Aşk desem neler söylersiniz?

Kesinlikle haklısınız.  Aşk bir reflexdir. O reflex size reflexi bir şekilde bu tür şarkıları, şiirleri doğurur. Siz olmaktan çıkar başka birisi olursunuz. Kısaca bir paradox. Ama güzel .

Başka şarkıcılara da albüm yapıyorsunuz? Biraz da bundan konuşalım. Kimlere albüm yaptınız?

Şuan hatırladığım kadarıyla sadece albüm değil, Konser kayıtları, sahne müziği, film müzikleri, jıngle v.s Mesela akademik kariyer yapmış sanatçılar var Ahmet Kanneci, Türev Berki, Kemal Belevi, Gülçin Yahya gibi, ayrıca piyasadan tanıdığımız sanatçılar Ankaralı Namık, Tayfun Talipoğlu, Derya Köroğlu, Musa Eroğlu, Erdal Erzincan, Mustafa Özarslan, Oğuz Aksaç, Nilüfer Sarıtaş, Ender Balkı, Muharrem Temiz, Baha, Ege gibi, tanınmış gruplar var Pilli Bebek, İstasyon gibi, film ve diziler var Esila, Zülfikar, Cegeramin, Ateşe Düşen Parça gibi ve birçok reklam müziği, teaser, jıngle.   

Şöhret için iyi bir şarkı mı, yoksa ses mi gerekli? Yoksa sadece şans yeterli mi?

Tabi ki iyi bir şarkı öncelikle, sonra ses çok önemli ama bir tarzın olmalı her şeyden önce sana ait bir şey olmalı yani farklı. Son olarak reklam ve pazarlama kısmı çok önemli. Artık hayatımızda reklam ve pazarlama her şeyin önüne geçti çünkü alternatif çok. Ben şansa inanmıyorum. Ne istediğini bilir, doğrusunu yaparsan, bir de bu olsun diye ister ve uğraşırsan bence olur.

Neden tanınmışlık insanları başkalaştırır?

Çünkü standartlarımız değişir. Kaygılarımız değişir, başkalaşmak zorunda kalırsın, belki de bazen başkalaşmazsın ama insanlar sana her zaman davrandığı gibi davranmaz. Benzer durumları yaşıyorum ara sıra, yani verdiğim tepkiler hiç değişmedi aslında ama insanlar yaptığım işler yüzünden değişmişim gibi davranıyor yani arkadaşlarına her zaman yaptığın şakaları bile yapamıyorsun bazen. Bu durum bazen seni uzaklaştırıyor herkes den. Bazen yoğunluk, üretme kaygısı, yorgunluk v.s.

Günümüzde müziğin durumu nedir?

Aslında teknoloji açısından çok iyi durumda, iyi bir şey yapmak için her şey var. Sana düşen yetenek ve hayal gücü. Ancak kötü olan şu ki çabuk tüketiyoruz. Çok dinlenen bir şarkının bile ömrü 2 ay değil. Bu arada teknolojinin kötü yanı da şudur. Üretemeyen kişiler için hazırlanmış birçok loop var, sample var, müziği hiç bilmeyen birisi bile bu iş den para kazanabilir. Buda üretimi öldürüyor, müzikal hırsızlığı artırıyor, hissiyata dayalı üretimler bitiyor, bilgisayarların yaptığı matematiksel teknolojik üretim başlıyor.  

 

Film yapma gibi bir istediğinizin olduğunu biliyorum. Senaryo da yazıyorsunuz? Filminizi yakında görücüye çıkarabilecek misiniz?

Bunun olmasını istiyorum ama stüdyoda çok yoğun olmamdan dolayı biraz zorlanıyorum geçen sene “MAHZEN” isimli bir müzik-sohbet programı hazırlıyor ve sunuyordum bir özel tv kanalına, sanırım onu çekmeye başlıyoruz yeni bir kanalda, bu yüzden film işi biraz daha bekleyecek gibi ama hiç belli olmaz. Çünkü yazdığım film senaryoları sosyal sorumluluk projeleri kapsamında o yüzden destek bulabilirim sanırım.

Çok yönlü birisiniz? Bu kadar işe nasıl yetişiyorsunuz? Nedir bunun sırrı?

Bu işin bir sırrı yok bu benim yaşam biçimim, iş gözüyle bakmıyorum, boşluk bulduğumda aklımdaki fikri gerçekleştiriyorum. İş olarak yaptığım şeylerden sıkılıyorum bu sebepledir ki yıllardır kendi işimin içerisindeyim.

Nelerden vazgeçemezsiniz?

Özgürlüğümden asla vazgeçemem, aklıma gelen şeyi hayata geçirmeliyim. Aklıma bir şey gelince uyuyamıyorum, gülemiyorum, sanki acelem var, yapmalıyım. Bu dünyaya görevli gelmişimde o görevleri yerine getirmeliyim sanki.

Müziğinizle kendinizi yeterince ifade edebildiğinizi düşünüyor musunuz?

Hayır, henüz değil ama yaptığım tüm bestelerde ve düzenlemelerde kendi tarzım vardır o ortaya çıkar insanlar dinleyince bunu Tarık kavut yapmış der mutlaka.

Projelerinizden konuşalım mı birazda?

Dans ve müziğin harmanlandığı çok büyük bir şov düşünüyorum ama prova aşaması çok yorucu olacak, çok istiyorum yapmayı. Kadına yapılan şiddeti anlamaya yönelik bir tiyatro çalışması var kadroyu oluşturabilirsek başlarız çalışmalara. Ve şuan devam eden albüm projeleri var 2 sene önce çok beğenilen ve kliplerimizin milyonları bulduğu Semah ve deyiş içerikli “PİRLER VE DEDELER” isimli projenin ikincisi var. Yine böyle ikinci bir karma albüm var. Pirler ve Dedeler Kültür Derneği’nin başkanı olmamdan dolayı Anadolu Kültürünü araştırdığımız her hafta yayınlanacak bir T.V belgeseli var şuan çekim aşamasındayız. Ve tabi ki kendi albümlerim var, en az 5 albümlük eserlerim hazır şuanda.     

Çok teşekkür ederim.

Ben çok teşekkür ederim. Tüm çalışma arkadaşlarına sonsuz saygı ve sevgiyle.

 

 

 

 

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik