Reklam
Reklam
istanbul escort

Grup Gündoğarken “ Bu piyasada marka olmak çok zor ama ünlü olmak çok kolay.”

Grup Gündoğarken ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Grup Gündoğarken “ Bu piyasada marka olmak çok zor ama ünlü olmak çok kolay.”
Bu içerik 895 kez okundu.
Reklam

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Grup 1983 yılında kuruldu. İlhan Şeşen, Burhan Şeşen, Gökhan Şeşen olarak. Uzun seneler bu beraberlik devam etti. 2001 senesine kadar bu beraberlik devam etti. 2001 senesinde amca İlhan Şeşen solo albüm yaptı. Bir tane , ondan sonra ikinci, üçüncü, dördüncü derken baktık ki grup gündoğarken’in işleri askıya alınmaya başladı. O zaman ben ve Burhan amca olmadan Gündoğarken’i devam ettirmeye karar verdik. 11  kasımda ilk konserimizle start verdik.

Grubun kuruluşundan konuşalım biraz. Nasıl bir araya geldiniz? Grupların ayakta durması zor gibi görünüyor. Siz bu ayakta kalmayı neye borçlusunuz? Sık bir arada olur musunuz?

İlk zamanlarımızda sürekli beraberdik. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez diye bir deyim vardır ya. Öyle yaşıyorduk. Zaten akrabayız.  Burhan kardeşim, İlhan Şeşen de amcamız. Zaten bu bağ dolayısıyla bir birimizden uzak olmamız çok zor. Amcanın bir Bursa macerası vardı. Avukatlık yaptı on sene kadar. O zamanlar sık görüşemiyorduk. Ama grup kurulduktan sonra 1983  yılından bu yana hem işimiz dolayısıyla hem akrabalığın verdiği bağla sık görüşüyorduk. 2001 yılından sonra Amcanın solo albümü çıktı. Dizi filmi vardı o yüzden sık görüşemiyoruz. Ama ben Burhanla çok sık görüşüyorum.

 

Grup içinde sivrilmeler olunca rahatsızlık oluyor mu?

Yok, y a. Aslında grupta birinin sivrilmesi çok doğal. Solist zaten ön plandadır. Amcayı ele alırsak bestelerin çoğunu o yapıyordu. Sözlerin çoğunu o  yazıyordu, şarkıları o söylüyordu. Doğal olarak birinin sivrilmesi ön plana çıkması gerekiyordu. Bu her grupta böyledir. Dışarıda içeride fark etmez. Ğrup zaten o anlamda yürütülmesi zor bir şey. İşin içine kıskançlık, kişisel çıkar çatışmalar girerse grup ömrünü bitirir. Bizdeki ömür bitişi bu nedenle olmadı. Amca başka bir yola saptı. Kendi yolunu çizdi. Bir kıskançlık , bir atışma asla olmadı grupta.

Basında yer almıyorsunuz genelde. Bu kalkanı nasıl oluşturdunuz?

Bu çok bilinçli olmadı aslında. Bizim  yaşama bakışımız, yaşam tarzımız bu. İp ucu vermedik basına. Magazin basınına diyeyim. Beklide o yüzden . bir de göz önünde olmayı hakikaten sevmiyoruz

 

Rakipleriniz çok mu? Kendinizi rakiplerinizin gerisinde görüyor musunuz?

insanın en güçlü rakibi kendisidir diye düşünüyorum. Yine biziz kendi rakibimiz. Dışarıda bir rakip görmüyorum.

Gruplar genellikle eski şarkılara y er veriyor. Siz de böyle bir çalışmaya yer verecek misiniz? Tanınmış ve sevilen bir şarkıyı söylemek kolay bir yol mu? Bu kaseti sattırır mı?

Aslında işe ticari olarak bakacak olursak kaseti sattırmanın bir sürü yolu var. Bunlardan birisi dediğimiz gibi başkalarının söylediği halk tarafından benimsenmiş şarkıları yeniden yorumlamak belki. Biz ilk kurulduğumuz da Zülfü Livaneli ‘den çok şarkı söylüyorduk. Fikret Kızıloktan çok şarkı  söylüyorduk. Çünkü o şarkıları çok seviyorduk. Bülent Ortaçgil şarkılarını seviyorduk. Konserler çalışmalarımızda bunları yapmıyoruz ama bar çalışmalarımızda söylediğimiz şarkılar var. Ezginin günlüğü, Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok’tan, Zülfü Livaneli’den seslendiriyoruz. Bunlardan birini kasete koyalım albümü desteklesin diye bir kaygımız yok.

 

Medyatik olan herkes ünlü oluyor. Ama gerçekten para kazanabiliyor mu? Ünlü olmak nitelik olmadan yeterli mi?

Bunun cevabını aslında siz verseniz daha doğru. Ama sizin cevabınızı ben vereyim. Tabi ki yeterli değil. Ünlü olmak kalıcı olmadıktan sonra bir işe yaramaz. Bizim bir ünümüz varsa uzun süreye yayılan şiye verdiğimiz emekten dolayıdır. Biz bir günde ünlü olan ertesi gün yok olanlardan değiliz. .biz beş senedir albüm yapmıyoruz. Gündoğarken deyince insanların aklına İlhan Şeşen, Burhan Şeşen ve Gökhan Şeşen geliyor. Biz  Burhan ve ben gündoğarken’i devam ettireceğiz. Gündoğarken bir marka oldu. Bizim de elimizde değil. Bizim üstümüzde bir şey. Biz o markaya hizmet ediyoruz. Gündoğarken adı varsa, 1983 yılından bu yana bizim çok ünlü olmadığımızı gösterir. Bu  piyasada marka olmak çok zor ama ünlü olmak çok kolay.

Bu camianın yalan olduğu söyleniyor. Konuştuğum bir çok insan bu camiada dost olunamayacağını söyledi. Zirvede kalmaya çalışmak değerleri zayıflatıyor mu? Sizce bu camia neden hayatın kendisi kadar gerçekçi olamıyor?

Bu enteresan bir soru. Aslında yaşadığımız hayat gerçekten, gerçek hayat mı yoksa sanal mı? Magazin basınına baktığımızda dışarıdan nasıl görünüyor pek bilmiyorum. Ama magazin programları, magazin basını çok allayıp pulluyor aslında. Dışarıdan göründüğü gibi değil. Dost post meselesi var. Bu piyasada müzik  piyasasında benim çok arkadaşım yok. Dostum yok demeyeceğim. Arkadaşım yok. Zaten insanların kaç tane arkadaşı, dostu var ki. Bunu sadece müzik piyasasıyla, sanat camiyasıyla  bağdaştırmamak gerekir diye düşünüyorum. Ama biz magazin piyasasının dışında insanlarız. Bizimle  çalışan müzisyen arkadaşlarımız da böyle. En azından birlikte çalıştığımız dört beş eleman var. Onlar yeterince dostlar.

 

Biraz yeni çalışmalarınızdan bahsedebilir miyiz? Yeni albüm çalışmalarınız ne zaman başlayacak? Şarkılar oluştu mu?

Aslında şarkılar var. Dediğim gibi Burhan bir  solo albüm yaptı. Amca da yaptı. Şimdi ben de solo albüm yapmayı düşünüyordu. Ben düşündüm ki piyasa Şeşen den geçilmeyecek. Dedim ki Burhan’a ben solo albüm yapmaktan vazgeçtim gel Gündoğarken’i canlandıralım. Şarkılar var. Ve büyük ihtimalle 2007 senesinde ilk albüm çıkacak. Burhan Şeşen ile Gökhan ŞeşenIin devam ettirdiği Grup Gündoğarken’in ilk albümü çıkacak. Başka projemiz de var. Her ay bir CD diye bir projemiz var. Her ay bir CD çıkaracağız. Bu CD de iki parça yer alacak. Bu CD yi bir dergiyle birlikte vereceğiz. Dergiler promosyon olarak CD veriyorlar ya biz de promosyon olarak dergi vereceğiz. Böyle bir projemiz var.

Türk müzik piyasasında yerinizi nasıl buluyorsunuz? İstediğimiz yer burası değil miydi diyorsunuz?

Hayır. İstediğimiz yer burası. Ama olunması gereken yer burası mı onu bilmiyorum. Ama bizim istediğimiz yer burası. Ama ben yeteri kadar dinleyicimizin olduğuna inanıyorum. Gündoğarken’in dinleyicilerinin bir beklentisi vardı. Her sene bir albüm. Bunu askıya aldığınız zaman unutulmaya yüz tutarsınız. Beş sene olmuş albüm yapmayalı. Bu markayı yeniden canlandıracağız. Her sene değil de ayda bir CD çıkacak.

 

Günümüzdeki popüler şarkıları nasıl buluyorsunuz?

Popüler zaten gelip geçici. Olması gereken şeyler oluyor Türkiye ‘ de. Hiç de ağır eleştirmeye gerek yok. Çok güzel şarkılar da var. Bu sadece Türkiye’ye mahsus bir şey değil. Bir sürü insan geliyor. Müzik senin benim dinlemekten zevk aldığım şey değil sadece. Çabuk tüketilecek  müzik tarzları olması lazım. Popülarite öyle bir şey.

Gündoğarken kimleri dinler?

Ortak olarak dinlediğimiz Pink Floyd, Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok.

Sizce müzik piyasası nereye gidiyor?

Dünya nereye gidiyor bilmiyorum. Ben sadece olduğum yeri biliyorum. Nereye gideceği konusunda gerçekten bir fikrim yok.

Sizi de dizilerde görecek miyiz?

Yani, şey vardır ya. Cazip bir teklif gelirse diye. Televizyona sıcak bakmıyorum ben. Sanmıyorum. Düşünmüyorum.

 

Bizimle unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

Hemen şunu söyleyeyim. İkinci veya üçüncü konserimizdi. Amca sayıyordu. Bir iki üç dedi üçümüzde ayrı şarkıya girdik. Nasıl oldu bilmiyorum.

Benimle bu dakikaları paylaştığınız için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik