Luxus"Luxus'taki her üyenin, sahnede nevi şahsına münhasır bir varoluş sergilediğini öncelikle söylemek gerek."

(LUXUS üyeleri ve Alper ve Kamucan) ile keyifli ve güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Luxus
Bu içerik 887 kez okundu.

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

 

 

Ben biraz grubunuzun öyküsünü dinlemek ve grup üyelerinizi tanımak isterim.

Alper: 2005 Şubat'ındaki ilk konserimizden bu yana geçen zamana bakınca grup üyelerinden statik bir durum olarak söz etmek oldukça zor. Çok değişimler yaşadık. Ama öte yandan her dönem için Luxus'un, Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü Orijinli bir grup olarak hayatına devam ettiğini söylemek mümkün. Ben ve Ozan 2000 yılında keman-akordeon ikilisi olarak bir yerlerde çalmaya başladık. Yalnız çaldığımız repertuar, benzerlerimizden oldukça farklıydı. Bir kere böyle ikililer genellikle adına yemek müziği dedikleri (ki bu kavramdan nefret ederim) sıkıcı (ki bence kendilerini de sıkan) bir müzik yaparlar. Biz bundan mümkün olduğunca uzak durduk ve bizim de keyif alabileceğimiz şarkılar seçmeye özen gösterdik. Bu şarkılardaki ruh sonradan Luxus'un temelini oluşturdu. 2005 başında bize bu müziği Araf'ta yapmamız teklifi geldiğinde, mekânın özelliklerinden de sebep bir gitarcı (sonradan ayrılan Jehat) ve bir darbukacıyla (İsmet Kızıl) birleşip tek provayla ilk konserimizi yaptık. O ilk gece seyirciyle yaşadığımız müthiş ambiyans, Luxus'un kaderini belirledi. Ertesi hafta ismi koyduk ve üç buçuk yıl süren Araf çarşambalarını başlattık. Zamanla Kamucan (klarnet), Burak (davul) değişmez elemanlar olarak bize katıldılar. Şimdiki kadroda bu beşlinin yanı sıra Cem (gitar) ve Olcay(bas) var. Luxus'un gidişatını genel olarak ihtiyaçlar belirledi diyebilirim. Söz gelimi kuruluştan altı ay sonra gelen Çubuklu Hayal Kahvesi teklifi, ekibi yedi kişiye çıkarma ihtiyacını beraberinde getirdi ve şimdiki sound'a da bu şekilde ulaştık.   

Biraz da albümünüzden konuşalım.

Alper: Aslında epey vakit geçti üstünden, neredeyse ikincisi çıkacak. "Acayip Şeyler" albümü 2008 Ekim'inde çıktı. Ama daha ilk konserlerimizden itibaren fikri hep kafamızdaydı. Bir yandan bilindik bazı şarkılara kendi yorumlarımızı yapıp onlar üstünden bir dinleyici kitlesi edinirken, diğer yandan besteler demleniyordu. Albüm yeter sayısına ulaştığımızı düşündüğümüzde, 2007 Ağustos'unda kayıtlara başladık. Yeter sayıdan kastım sadece besteler değil. Sözünü ettiğim bilindik şarkıların da, dinleyiciler üstündeki etkileri bakımından, albümde yer almazlarsa olmaz şeklinde kendilerini dayattıklarını güçlü biçimde hissediyorduk. Sonuçta dört cover ve altı besteden oluşan bir playlist oluştu ve bunları kaydettik.

Grupların kaderidir. Zaman zaman grup içerisinde birileri daha çok dikkat çeker ve sivrilebilir. Bu durum sizi rahatsız eder mi?

Kamucan: Luxus'taki her üyenin, sahnede nevi şahsına münhasır bir varoluş sergilediğini öncelikle söylemek gerek. Evet, belki basçımız, gitarcımız, davulcumuz sahne yerleşimi olarak biraz daha arkada belki ama, herkes belirli zamanlarda dikkat çekiyor ve sivriliyor zaten, durumun dengeli gerçekleştiğini düşünüyorum...Zaten hiçbir grup üyesinin, gruptaki bir kimsenin diğerinden daha değerli bir işleve sahip olduğu gibi kanısı yok. Basçımız ya da perküsyoncumuz da, en az solistimiz kadar değerli ve yeri geldiğinde önde.

Müziğinizi hedeflediğiniz kitleye duyurabildiğinize inanıyor musunuz?

Kamucan: Luxus'un özel olarak kendini dinletmeyi ya da tersini hedeflediği belirli bir kitle ve o kitleyi sağlamlaştırmaya dair özel bir inancı yok. İlk zamanlarda 'hipnotik eğlence' diye bir şeyden bahsetmiş ve sahnedeki performansın bir 'olma' hali olduğunu söylemiş, o sırada o mekânda bulunan herkesin, o hale ve maceraya katıldığına inandığımızı belirtmiştik. Konserin verildiği kapıdan kimin girdiği ile ilgili özel bir tercihimiz yok. Müzik dinlemeye gelen herkes, bizim doğal seyircimizdir. Dolayısıyla sorunun cevabı; sanırım evet, birilerine duyurduk kendimizi.

Projelerden konuşalım mı?

Alper: Kısa vadede en önemli proje, hali hazırda kayıtları bitmiş olan ikinci albümümüz. Bazı hesapta olmayan sıkıntılardan dolayı epey geciktik ve ahaliyi fazlasıyla beklettik. Ama artık sonuna geldik diyebilirim. Şubat veya en geç Mart başında çıkmasını umuyoruz ve bu da açıkçası, projenin tasarım olarak hazır olduğu tarih olan 2009 yazı göz önünde bulundurulursa,  neredeyse bir yıllık bir gecikme demek. Evet, tabii ki başka projeler de her daim söz konusuydu. Mesela sahnemizi biraz daha teatral hale getirmeyi, farklı disiplinlerin iç içe geçtiği bir sahne ambiyansı  yaratmayı hep düşlemişizdir. Ama bu ikinci albüm süreci bizi zihinsel olarak o kadar yordu ki, açıkçası şimdilik bunlar üstüne düşünmeyi ertelemiş durumdayız.

Ya konserler? Tarihleri belli mi?

Alper: Periyodik olarak sahne aldığımız tek mekân Taksim'deki Haymatlos. Bu periyotlar da dönem dönem değişiklikler arz ediyor. Kimi zaman ayda iki, kimi zaman haftada bir vesaire... Buna da kendi dönemsel yoğunluklarımıza bakıp biz karar veriyoruz. Bunun dışında ülke genelinde birçok şehirde sahne almayı sevdiğimiz mekânlar mevcut. Onlarla sürekli iletişim halinde olup, iki tarafa da uygun zamanlarda konserler düzenliyoruz. Şu an için en yakınları 23 Şubat Bursa ve 12 Mart Niğde. Bu konserler belli oldukça internet ortamında paylaşıyoruz zaten.   

Dünya platformunda yer almak için neler yapıyorsunuz?

Kamucan: Luxus'un en büyük düşlerinden biri, yurtiçinde olduğu kadar, yurtdışında da çalıp söylemek, oradaki insanlarla birlikte eğlenmekti.. Bir şekilde dışarıya da adım atmaktı.. 2010 yılının mayıs ayında bu düşümüz ve aynı zaman da siftahımız gerçekleşti... Bir Viyana turnesi yaptık ve gelen tepkiler oldukça heyecan vericiydi. Şimdi önümüzde, bir tanesi Berlin Altın Ayı film festivali olmak üzere, Şubat ve Nisan'da iki tane Almanya konseri mevcut. Uzun vadede bolca turne yapmayı düşünüyoruz...

Rakip gördüğünüz gruplar var mı?

Kamucan: Yok. Çünkü öyle bir görgü, o tip bir bakış yok. Luxus, müzik yapma eylemi söz konusu olduğunda ne üretimin türü, ne de donanımla ilgili herhangi bir hiyerarşi anlayışına sahip olmadığı ve müziğin yapıldığı an'a dair bir şey olmaktan başkaca bir sorumluluk taşımadığına inandığı için; rakip sözcüğünü bir yere yerleştirmek oldukça zor.

Luxus kimleri dinler?

Kamucan:  Bu da oldukça yer kaplayacak bir cevap. Herhalde 'Neleri dinlemiyorsunuz?' sorusunu yanıtlamak çok daha kolay olurdu. Hepimizin müzik zevki oldukça farklı. Ben duruma işaret etmek amacıyla, Luxus üyelerinin müzik zevkinin biraz playlist'imize benzediğini söyleyebilirim. Dinlerken pek ayırmıyoruz yani...

Çok para kazanmak için şöhret önemli mi?

Kamucan: Vallahi, orasını bilmiyoruz, 'Çok para kazanmak' hadisesi henüz başımıza gelmedi. Ama 'çok çalmak' isteyen bir grubun üyesi olarak, tarafımdan şu söylenebilir; Çok konser yapmak için bir miktar şöhret lazım sanırım..

Aşk desem neler söylersiniz?

Kamucan:Aşk, boş zamanları geçirmek için oldukça keyifli, zihnin işleyişi açısından oldukça faydalı bir hobi etrafımdan duyduğum kadarıyla. Aşık arkadaşlara şimdiden başarılar diliyorum.

Alper: Bu soruya grup kimliğiyle cevap vermek imkansız tabii. Bana göreyse onsuz hiçbir şeyi tam anlamıyla yapamazsınız.

Zaman zaman konser sonrası 'İyi bir performans değildi.' der misiniz?

Kamucan: Her Luxus konseri, o günkü fiziksel, duygusal ve sosyal durumumuzla ilgili bir tür nabız alma durumu gibi. Kendimizi yokladığımız bir durum bir yandan da. Elbette 'iyi bir performans değildi' dediğimiz zamanlar mevcut. Ama buna yanıp yakılmak yerine,  hadisenin öğretici yanından faydalanmayı seçiyoruz. Ne eksikti, nasıl geliştirilebilir? şeklinde giden sorular sorarak, olayı yapıcı bir yerden okumayı tercih etmek gibi.

Başarısızlık sizi nasıl etkiler?

Alper: Biz yaptığımız işi başarı parametresiyle değerlendirmedik hiç. Başarı, yaşadığımız sistemde ana mefhum maalesef. Lakin Luxus, sistemin dilinden kendini mümkün olduğunca araklamaya çalışan bir topluluk. Minik manifestomuzda bile diyoruz ya; biz iki çılgın kedi için çalıyoruz, ama dileyen sebeplenebilir.

Müzik tarzınız oldukça etkileyici. Biraz da bu tarzdan konuşalım.

Alper: Evet, Oriental Blues dediğimiz bir ana başlık var tarzımızla ilgili ama Luxus tarzını genel olarak içiçe geçmelerin belirlediğini söylemek lazım. Oriental ve blues, bu kalemlerden sadece ikisi. Dinlediğimiz şeylerin çeşitleri nasıl sonsuzsa, yapmak istediklerimiz de böyle bir sonsuzluk ihtiva ediyor. Yarın bir gün hiç umulmadık tınılarla gelirsek kimse şaşırmasın.

Hedeflediğiniz yerde misiniz?

Kamucan: Pek değil. Fakat söz konusu yere bebek adımlarıyla da olsa ilerlediğimiz söylenebilir.

Okuyucularımıza söylemek istediğiniz bir şeyler var mı ?

Kamucan: Büyüklerin gözlerinden, küçüklerin yanaklarından öperiz.

Konser öncesi bu güzel röportaj için teşekkür ediyorum.

Biz teşekkür ederiz.

 

 

 

 

Kaynak : beylikdüzü escort halkalı escort istanbul escort

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik