Reklam
Reklam

Parkan Özturan “Yapmak istediğin her şeyi yapamazsın Onurcuğum. O zaman hayat biter. "

“Yapmak istediğin her şeyi yapamazsın Onurcuğum. O zaman hayat biter. Anlata bildim mi? bir işi bitirdiğin zaman hemen arkasından başka bir proje gelir aklıma. Eğer gelemiyorsa, ondan korkmak lazım, kendinden şüphe etmen lazım. Onun için her şeyi yaptın mı? Hayır, her şeyi yapmadım. Onlarda bitince başka şeyler isteyeceğim biliyorum. İnsan doymaz çünkü.” diyen Parkan Özturan ile yaptığımız söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Parkan Özturan “Yapmak istediğin her şeyi yapamazsın Onurcuğum. O zaman hayat biter.
Bu içerik 854 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?

1960 doğumluyum. 1980’den beri tiyatro yapıyorum. Yirmi beş yılı Ferhan’ la yaptım. Ferhan’ ın çırağıyım. İlk defa başka bir tiyatroda oynuyorum. Bir dünya sinema, filmi var. O var, bu var.

 

Bunca yıl içinde yapmak istediğiniz her şeyi yaptınız mı?

Yapmak istediğin her şeyi yapamazsın Onurcuğum. O zaman hayat biter. Anlata bildim mi? bir işi bitirdiğin zaman hemen arkasından başka bir proje gelir aklıma. Eğer gelemiyorsa, ondan korkmak lazım, kendinden şüphe etmen lazım. Onun için her şeyi yaptın mı? Hayır, her şeyi yapmadım. Onlarda bitince başka şeyler isteyeceğim biliyorum. İnsan doymaz çünkü.

Bu kadar çok dizinin çevrilmesi niteliği azaltır mı?

Niteliği ortam azaltır dizilerin sayısı değil. Dizilerin yetmiş bölüm seksen bölüm gitmesi değil. Türkiye bir kültür deformasyonu içinde olduğu için dizilerde bundan nasibini alıyor. Birde bizde şu saçmalık var. Halk bunu istiyor. Hayır halk bunu istemiyor. Bunlar halka diretiliyor. Diziler son derece kültürün deforme olmasına katkıda bulunuyor. Şu manken kültürü bittiği zaman ki çok zor görüyorum. İmkansıza yakın. Adam gibi yazarlar yazmaya başladığı zaman, adam gibi yönetmenler yönettiği zaman, adam gibi oyuncular oynadığı zaman her şey çok farklı olacak.

 

Siz kime oyuncu dersiniz?

Oyunculara. Babaların tabiriyle sahneye basmayı bilen oyuncudur. Yani şu da oynasın dediğiniz adam yürür ama bir şey olmaz. Orda durmayı kalıp gibi seyirciye bakmayı bilenler oyuncudur.

Neden son zamanlarda tiyatrolarda, televizyonlarda yüzü görülmüş, ismi duyulmuş, insanları aynı oyunda toplamaya çalışıyorlar. Bu bir tesadüf mü? Yoksa ticari kaygı mı?

Hayır. Son derece ticari. Tiyatroların batması için özellikle bir çaba var. Tiyatro istenmiyor. Yapımcılar garantiye para yatırıyorlar. Televizyon da yüzü görünen üç gün sonra sahne de. Ama ondan zaten oyuncu olmuyor. Ve gelenler şu dizide ki adam oynuyor diye geliyor. Bu, kötü bir şey. Bu tiyatronun tiyatro olmadığını gösteriyor.

 

Sanat dünyasında neleri sevmiyorsunuz?

Şunu seviyorum, şunu sevmiyorum diye bakamazsınız. Bakarsınız sevdiklerinize, sevmediklerinize. Onun dörtte üçüne bakarsınız, eksileni de katarsınız, bu camianın içinde yer alırsınız. Her şeyin iyisi kötüsü var. Sanatta da var dolayısıyla. Onun için çok ayırmıyorum, iyi bakmak istiyorum, iyi düşünüyorum, iyi olsun istiyorum.

Popüler olmanın yolu doğru projelerden mi geçiyor?

Aa yok. Bu, milli piyango gibi bir şey. Loto dan zengin olma şansın ne kadarsa popüler olma şansında o kadardır.

 

Güzellik bir oyuncuda olmazsa olmazlardan mı?

Güzellik, çok göreceli bir kavram. Bence, güzellikten öte sahne sempatisi daha doğru. Çok güzel insanlar var. Baktığınız zaman, bir daha baktığınız insanlar var. Sahnede onlardan bir şey olmuyor.

Peki, yetenek mi, çalışma mı?

Hayır, çalışma. Çünkü tiyatro için söylüyorum. Müzik için değil, resim için değil. Tiyatroda yetenek yüzde onu geçmez. Deli gibi çalışmak zorundasınız. Bedenen çalışmak zorundasınız. Kafa olarak çalışmak zorundasınız. Okumak ve aramak zorundasınız.

 

Yeni projeleriniz var mı?

Var. Ama gizliyorum.

Dizi çalışmanız var mı?

Hayır. Dizi’ye küstüm. “Kezban Yenge” isimli dizi de oynadım, iki sene İstanbul’u göremedim. Dizi görmek istemiyorum. Gerçekten görmek istemiyorum.

 

Kadın programlarına nasıl bakıyorsunuz? Şu an kadın programları çok fazla. Seyretmiyorum diyenlerin çoğunun seyrettiği programlar.

Kadın programlarına bakmıyorum ve son derece ahmakça buluyorum. Çünkü ne bu programları sunanların suçu var, ne de o programlara parayla ajanslardan gelen kadınların suçu var. Seyredenlerin suçu var. Bizde programcı yok. İşin enteresan yanı o. Senden bir şeyler olur arkadaş diyorlar, ittiriyorlar o da bir şeyler yazıp para kazanmaya çalışıyor. Bakkal zihniyetiyle gidiyor. Bizde televizyon yapımcısı da yok. Televizyon idarecisi de yok. Bence budur.

Peki, onca çabadan sonra ben hala olmam gereken yerde değilim diyor musunuz?

Hayatta böyle bir telaşım olmadı. Ben bugün buradaysam burayı hak etmişimdir. Eğer ah be benim yerim burası değil diyorsam o zaman ben kendimde ararım hatayı. Yaptığım bir yanlış vardır ki, ben orada değilimdir. Ben tiyatro anlamın da iyi bir yerdeyim. Dolayısıyla bundan da keyif alıyorum. Eğer sorduğun şuysa, meşhur olmadığıma hiç pişman değilim. Benim tanımasını istediğim insanlar beni tanıyorlar o bana yeterli. Eğer zaten birden ünlü gibi olursam kendimden çok şüphe ederim.

 

Beraber oynamayı istediğiniz bir oyuncu var mı?

Oyuncuların hepsi. Onlar benim için kutsal. Oyuncu olmak kaydıyla ben den yaşlı ya da genç hepsiyle.

Çok teşekkür ederim.

Ben çok teşekkür ederim.

 

 

 

 

    

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina