Reklam
Reklam

Cezmi Ersöz"Mutsuzum, problemliyim. Canım sıkkın. Berbat durumdayım. İntihar edeceğim. Üzülüyorum köpeğim yalnız kalacak."

Usta yazar, Cezmi Ersöz ile çok keyifli bir söyleşi yaptık. Bu güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Cezmi Ersöz
Bu içerik 573 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

Biraz Cezmi Ersöz’ den bahsedelim.

Mutsuzum, problemliyim. Canım sıkkın. Berbat durumdayım. İntihar edeceğim. Üzülüyorum köpeğim yalnız kalacak.

 

Yazmak çoğu zaman geçmişe yolculuk yapmaya zorlar insanı. Hatıralar tek tek hatırlanmaya çalışılır. Siz yazarken hatıralara başvurur musunuz?

İnanılmaz bir belleğim vardır. Hiçbir şeyi unutmam. Ve baş vururum.

Bir okur okuduğu bir kitabın yazarını eleştirirken kendi bakış açısıyla mı yoksa yazarın bakış açısıyla mı yaklaşmalı?

Tabi ki kendi bakış açısıyla yaklaşmalı. Yazar ona bir şeyler katmalı. Hesaplaşmalı ama yazarla. Kavga etmeli. Ama benim için iyi bir okur tabuları olmayan bir okurdur. Kendi çerçevelerinden çıkabilen, insana dair her şeyin yabancısı olmadığı bir düşünceye sahip olmalıdır.

 

Daha önce sizinle aynı ortamda buluşmuştuk. Espritüel olduğunuzu gördüm. Olayları anlatışınız gerçekten insana tebessüm ettiriyor. Cezmi Ersöz, hep böyle nüktedan mıdır?

Keyifli ortamlarda, sevdiğim insanlarla birlikteyken, çok güldürürüm insanları. İnsanlar beni ararlar gülmek için. Ama bazen tersine hüzün ağırlıklıdır, melankoli ağırlıklıdır. Ama mizahı severim. Mizah duygusu gelişmemiş insan kendi geçmişinden kopmuş demektir. Ben kendi geçmişine bağlı bir insanım. Hüzünlüyüm bu ülkede yaşamak çoğu kez bana acı veriyor ama acıyı bal ediyoruz. Mizah duygusu olmayan insan beyinsiz bir insandır bence. Her şeyi acıya mal etmek doğru değil. Hayatın  güzel yanları da vardır. Her şeyi acıya mal edersek hiçbir şey üretemeyiz. Hayatı geliştiremeyiz. Keyif alamayız. Mizahtan vazgeçemem.

Aşktan bahsedelim birazda. Şuan aşık mısınız?

Valla aşk bela bir şey. Sevgilim aradı kapattım yüzüne telefonu. On sekiz kere telefon niye kapalıydı diye soruyor. Ne yaptım diye hesap soruyor. Ben okyanus balığımdır. Ona söyledim üstüme gelme ben okyanus balığım dedim. Ben özgürlüğüme düşkünüm. Sanatçıyım kimse beni gemleyemez. Bırakır giderim ya. Şair ne demiş, sıkar kafama giderim demiş, bende sıkar kafama giderim. Çok seviyorum ama ne yapayım. Ben okyanus balığıyım. O yüzden evlenmedim. Ben göçebeyim. Ben çingeneyim. Kimse bana hesap soramaz. Atarım telefonu uçurumdan aşağıya. Yürür giderim.

 

Yazarken çok beğenilmek ödül alma kaygısı güder misiniz?

Hayır. Ödüllerle işim yok. Benim için asıl ödül, okurların gözlerindeki pırıltıdır. Ödüller gelip geçicidir.

Ödüllerin kime verileceği çok önceden belli midir?

Evet. Edebiyat ödülleri çok kirletildi. Eski gücü yok. Sen, ben, bizim ahbap birbirlerine veriyorlar.

 

Birazda son kitabınızdan konuşalım. “Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk” diyorsunuz. Siz konuşur musunuz kendi kendinizle?

Tek başıma kalınca kimle konuşacağım? Kendi kendime konuşacağım. Hele aşk bitmişse, yarım kalmışsa, hatalarımızla yüzleşiriz. Kitabında çok sürükleyici bir kitap oldu. Her erkeğin okuması lazım. Çoğu kez sevgililerimize elde var bir diyoruz. Hassaslığımızı kaybediyoruz. Sevgiyi kaybettikten sonra ne anlamı var.

Özel yaşamında Cezmi Ersöz nasıldır?

Ben naif bir insanım. Yardım severim. Çok karmaşık bir ruh halim var. Depresyona girerim. Yalnız kalmak isterim. Baskıya gelemem. Çerçeveye giremem. Ne çektiysem bu dilimden çektim. Yalakalığı sevmediğim için, kimseye yar olamadım. Herkes tavır aldı bana. Seviyorum dürüstlüğümü. Çocuksu bir yanım var. Politik olamıyorum. Cemaatler den kovuluyorsunuz. Bir yazarın cemaatlerle işi olmaz zaten.

 

Bir gün kendinizi tekrar ettiğinizi düşünürseniz tavrınız ne olur?

Etmem. Arayışa girerim. Popüler kitap yazarları öyle devam ederler, hayran kitlesini kaybetmek istemezler.

Artık ben hiçbir şeye şaşırmıyorum diyor musunuz?

Hayır. Bunu demek çok yanlış, yaşlılık belirtisi. Her şeye alıştım demek artık yaşlandım demek. Oysa insan hep şaşırmalı etrafa. O zaman yazabilirsiniz. Şaşırmazsanız, ne yazabilirsiniz ki. Sanki ilk defa dünyaya gelmiş gibi bakmalısınız sokaklara, insanlara.

 

Bir yazar okuyucunun istediği metinlerimi vermeli yoksa kendisi yazmayı istediği metinleri mi okuyucuya sunmalı.

Kendi istediği metinleri vermeli.Okuyucu sunulan metinleri almalı. Okuyucunun önünde olmalı yazar. Yol göstermeli. O zaman yazar olmanın anlamı ne? Ben istediğim metinleri veriyorum. Zaten okuyucu bildiği şeyleri veriyorsa neden o yazarı takip etsin. Yeni pencereler açacak bu da varmış, hiç böyle düşünmedim, dedirten yazarı okurum ben, takip ederim! Benim uykularımı kaçıran yazarı okurum. Uykumu kaçırmalı. Yakmalı.

Cezmi Ersöz’ ün yazması için ne gibi etkenler gerekir?

Aşk acısı, müzik.

 

O zaman çok iyi yazıyorsunuzdur. Aşk acısı çektiğinizi söylediniz.

Evet. İyi yazıyorum. Çünkü başım dertte.

 

Şimdiki yazarları nasıl buluyorsunuz?

Ben eskiden kalanları seviyorum  Sait Faik, Dosbyevski’ yi severim.

Yazılarınıza yansıtır mısınız?

Kendi içimde yaşarım. Yazılarıma çok az yansımıştır. Mide ağrısı, kramplar geçiririm. Böyle acılar yaşar intiharı düşünürüm. Hep almayı hiç uyanmamayı düşünürüm. Yazmak cehennemdir. Kimseye tavsiye etmiyorum. Hayat o kadar güzel ki başımıza bela aldık.

Beni çok güldürdünüz ve bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.  

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina