Reklam
Reklam

Kaan Yalçın. "Dedikodu ya da söyleme karşı negatif veya pozitif hiçbir tepki vermem."

Şarkıcı, oyuncu Kaan Yalçın ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Kaan Yalçın.
Bu içerik 462 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

Bize biraz Kaan Yalçın’ı tanıtır mısınız?

1975 Ankara doğumluyum. Bilkent Üniversitesi, Tiyatro bölümü mezunuyum. On beş senelik solistim. Onun haricinde ilk büyük orkestra mantığını ben yaptım. Arkamda on iki, on üç kişilik orkestralarla sahne yaptım. Zaten tiyatro mezunu olduğum için de dizilerim vardı. Ferhunde Hanımlar, Arka sokaklar, Yıldızlar Savaşı, Annem, Bin bir gece daha aklıma gelmeyen bir sürü şey. Kaan Yalçın böyle biri işte.

 

Biraz albümünüzden konuşalım mı?

Albüm yapım süreci iki buçuk sene sürdü. Bir sürü aksilik oldu. Aslında normalde bir buçuk senelik bir sürece yaymayı düşünmüştüm. Ama aksiliklerden dolayı bir sene daha uzun sürdü. Çok değerli müzisyenlerle çalıştık. İyi bir şey çıktı ortaya.

İçinize sinen bir albüm mü oldu?

Kesinlikle. Bu bizim yaptığımız ikinci prodüksiyon. Birinciyi beğenmedik çöpe attık. Tekrar başladık.

 

Kaan Yalçın sahnede nasıldır? Kendisi gibi midir yoksa farklı kimliklere bürünür mü?

Aynıyımdır. Ben şarkı söylemeyi seviyorum. Parça aralarım kısadır. Elimden geldiğince az konuşurum. Sahne şovum vardır.  Bunu elimden geldiği kadar yukarıda tutamaya çalışırım.

 

 Aşkla aranız nasıldır? Aşk desem neler söylersiniz? Şarkılarınızda aşk kokusu var. Aşkı nasıl yaşarsınız?

Biraz sessiz yaşarım. Neyi nasıl yaşadığımdan kimsenin haberi olmaz. Dedikodu ya da söyleme karşı negatif  veya pozitif hiçbir tepki vermem.

Oyunculuktan konuşalım biraz da. Kaan Yalçın nasıl bir oyuncu?

Ben kendi oyunculuğumu müziğim kadar sevmiyorum. En azından bana öyle geliyor. Şarkı söylerken daha mutlu olduğumu hissediyorum. Ama kamera karşısındayken aynı tadı aynı zevki alamıyorum. Nedeni de oyunculuk açısından bakıldığında biraz daha çalışmam gerektiğini düşünüyorum. Bu gelen rollerle de doğru orantılı. Cup diye üzerime oturan roller oluyor. Önemli olan  olmayanı becerebilmek. o konuda sıkıntılı olduğunu düşünüyorum.

 

Çok fazla şarkıcının olduğu bu dönemde kendinizi ne kadar şansı görüyorsunuz?

Benim bu albümü yaparken amacım CD’yi kim alırsa alsın, hangi hedef kitle alırsa alsın, Cd’yi koyduğu zaman bu adamın ikinci albümü gelir demesiydi. Büyük bir ün, büyük paralar vaat etse bile ben bunların hiç birini düşünerek yapmadım. Tek düşündüğüm şey bu adamın ikinci albümü gelir cümlesinin kişilerin kafasında yer almasıydı. Şarkıcı olarak kendinizi nerede görüyorsunuz derseniz çok kişinin üstündeyim. Çoğu ismin üzerindeyim. Ama aramızdaki şans miktarı benim biraz önümde olmasını sağlıyor. Pekte acelem yok.

 

Benim lokomotif şarkım dediğiniz sizi alıp götüren bir şarkı var mı?

Ben en çok yasak elmayı seviyorum. Yasak elmanın sözleri yarattığı his beni mutlu ediyor. Keşke herkes benim gibi düşünse de benim lokomotif şarkım bu desem. Ama bu benim tek başıma vereceğim bir karar değil. Şu şarkım lokomotif olacak diye bir şey yok. Bunun da bir anlamı yok. Benim görmediğim bir şeyde etrafımdaki kişilerin de söz hakkı olduğuna inanıyorum. Benim görmediğim şeyi onlarda görüyordur mantığıyla lokomotif parça şu olsun diye herhangi bir baskım olmuyor. Ama keşke öyle bir şansım olabilse. Herkes benimle aynı şarkıyı beğense. Bundan emin olsam ben yasak elmanın  üzerine oynardım. İsyankar diye bir parçamız var bizim üçüncü sırada yer alan eski kemancım Alper Kömürcünün bir bestesi. Sözü de ona ait, onun parçasıyla radyolarda çıkış yaptık ve yine benim inandığım sevdiğim bir parça. Ben bu parçayı altı yedi sene önce satın almıştım. Bir gün albüm yaparsam bu parçayı koyacağım demiştim. Bunda da başarılı olduğumu gördüm. Parçanın radyoda çalınmasından üç hafta sonra listelerde birinci sıraya yükseldi.

Albümünüzü başarılı buldum. Bir sanatçının albümle sesini duyurması pahalı mı?

Daha albüm çıkalı yirmi beş gün oldu. Promosyon dönemi henüz başlamasına rağmen dört bin satışa ulaştık. Dört bir benim gibi yeni yetme bir şarkıcının hayalini süsleyen bir rakam şu bulunduğumuz dönem içerisinde. Bunları biliyoruz yeniden dile getirmenin bir anlamı yok. Bu yirmi beş günlük otuz günlük dönem bize nasıl dönem geçirmemiz gerektiğini  gösterdi. Ekibi toparlayıp hemen albüme girelim dediğimiz anda kaybedeceğimiz şeylerin olacağını düşündük. Biz de önce radyoları deneyelim dedik. Radyolardan olumlu tepkiler gelince şimdi başka şeylere rotamızı çevirdik. O yüzden de tam bir performans dönemi olmadığı için şu anda bilinmemesi çok normal. En başında da söylediğim gibi ben bu  albümü yaparken şöhret olayım, paralar kazanayım diye yapmadım. bu kasete baktığınızda ikincisinin geleceğini düşünün diye yaptım.

 

Görsel sanatlarda baby face olmak şart mıdır?

Kastlara bakınca pek fazla baby face olayının kalmadığını söyleyebilirim. Daha erkeksi daha sert hatlar hatta orta yaş kırışıklıkları olan kişiler öne çıkmış durumda. Bununda bu saatten sonra bana getirisi olur çünkü baby face lik kalmadı artık bende.

 

kendinizi bu pırıltılı yaşamın büyüsüne kaptırmaktan korkuyor musunuz? Yoksa bu ışıltılı dünyada yerimi biliyor ona göre yaşarım mı diyorsunuz?

Her zaman hem çalıştığım orkestra arkadaşlarıma hem de solist arkadaşlarıma söylediğim bir tek şey vardır. Sahne kaygandır nasıl çıktıysanız öyle inersiniz diye. O yüzden benim pırıltılı yaşamla  ışıltıyla pek  işim olmaz.

Şöhret sizin için ne ölçüde önemli, onu korumanın zor olduğunu biliyor musunuz?

Şöhret benim için ne ölçüde önemli. Ben artık olmuşum. tutan veya tutmayan bir albüm olsa bile artık varım. Şöhretin benim açımdan çok büyük bir şeyi yok. Şöhret olmasam da olur. Kişilerin yaptığım işi beğenmesi tabi ki gururumu okşar. Bu anlamda gelen bir şöhretse hoşuma gider.

 

Nelere kızarsınız?

Bir şeyi iki kere söylemeye. Karşıdakinin bir kerede anlamasını isterim. Kimseyi iki  kere konuşturmam. Haksızlığa çok kızarım. Yalana çok kızarım. Ne olursa olsun doğrusunu söylemeli.

 

Sahneden indikten sonra nasıl yaşarsınız?

Sahneye çıkmadan önce yapmaktan en çok zevk aldığım şey film izlemek. Bir filmi defalarca izleyebilirim.

Aldatıldığınız dönemler oldu mu?

Mutlaka olmuştur. Olmaz olur mu? Bazılarını biliyoruz bazılarını bilmiyoruz.

 

Hayatı ne kadar ciddiye alırsınız?

Kayıplarımdan sonra hiç almamaya başladım. Önce alıyordum. Dedim ya kayıplarımdan sonra almamaya başladım.

 

Hemen aklınıza gelen üç şey.

Annem, babam üçüncü olarak da aklıma hiçbir şey gelmiyor.

Bu camiada gerçekten dost bulabileceğinize inanıyor musun?

Mutlaka dost var tabi. Sağlam arkadaşlarım vardır benim. Hem bu camiada övgüyle bahsedeceğim çok arkadaşım var. Kişi zararı karşısındakine vermez kendisine verir.

 

Sanat dünyasında gündem savaşı var. Bunu nedeni yerini sağlamlaştırma çabası mı?

Tabi bu pasta önceden bu pastayı beş kişi paylaşıyordu. Hepsi de doyuyordu. Şimdi daha fazla kişi paylaşıyor. Pastayı daha fazla kapmak istiyor. Fazla hırs gündem savaşını getiriyor diye düşünüyorum.

 

Neden tahammülsüz olduk?

Hırs karşısındakini çekememeye kadar götürüyor insanı. Bu ülkede iyi bir şey yaparsanız küfürü yersiniz. Burası öyle bir ülke ki burada çok iyi bir şey yaptığınızda kulağınıza fısıltıyla bir şeyler söylerler övgüye dair. Bu başarının kıskanılmasından olur.

Hedefleriniz neler?

Hedefiniz ne dediğiniz zaman kişiler tarafından yaptığım işin her zaman övgü alması. Bu yüzden küfür yemeye razıyım ben.

 

Kariyer planlamanızı kendiniz mi yapıyorsunuz? Yoksa bir ekiple mi çalışıyorsunuz?

Kendim yapıyorum. Ama bu konuda inat etmiyorum. İlla bu olacak demiyorum. Benim karşılıklı dialoglar da söylediğim bir cümle vardır. Benim bir fikrim varsa bunu söylerim. Sen bana hayır diyorsan senin bir alternatifin olmalı. Alternatifin yoksa bana hayır diyemezsin.

 

Başarısızlık sizi ne kadar etkiler?

Çok fazla kamçılıyor. Geri dönüşümü çok büyük oluyor. Keşke başarısız olsam.

Bana vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim.

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina