Reklam
Reklam

Cuba -küba

Hiçbir yer gibi ama her şey gibi!

Cuba -küba
Bu içerik 1629 kez okundu.
Reklam

 

 

Gezgin: Gülbin Saylık yamaner

 

 

Bir yılbaşını yurtdışında ve sıcak ülkelerde geçirmek hayalimdi her zaman. Küba ise dünyada görmek istediğim okyanus üzeri yolculuklarda ilk sıradaydı uzun süredir… Bu iki hayalin denk gelmesi ise mükemmeldi..

Kış aylarında Küba ortalama 20-30’C arasında.  Bizim gibi, yağmursuz bir haftaya da denk gelmişseniz bronz bir şekilde dönmeniz garanti.. THY artık Havana’ya direk uçtuğu için ( ki bu konuda da şanslı sayılırız ) 13.5 saatte ülkeye ayak basıyorsunuz… Herhangi bir uçma fobiniz yoksa ilk 4-5 saat film -kitap-müzik-ye-iç-gazete vs yapıp son 8 saat benim gibi uyursanız şahane bir Havana sabahına iniş yaparsınız… Biz 10 kişilik bir tur olduğumuz için çok şanslıydık (yine) ve özel bir parantez de tabi ki rehberimiz Murat Yalçın’a.  Kendisi efsanedir, Che’nin öldüğü gün, 9 Ekimde,  doğduğundan içinde “ Che’nin ruhu” olan nadir adamlardandır. Kendisini instagramda murat-yalcın-ile-turlar sayfasından takip edebilirsiniz ki bence edin çünkü Küba dışında Güney Amerika ülkeleri ve Afrika Safari seyahatlerinde de oldukça bilgili ve süper eğlencelidir.

İlk 2 gün Havana, yani başkentte kaldık. Otelimiz Melia Habana 5 yıldızlı otel zincirlerinden birisiydi ve hepimizin en sevindiği konu temiz ve böceksiz artı okyanus manzaralı olmasıydı … Muhteşem sayılabilecek ve güler yüzlü garsonlarla donatılmış acık büfe kahvaltımızın yıldızları olarak burada bolca bulunan Hindistan cevizi sosu, yağı, suyu haricinde ,her çeşit tropikal meyvelerden taze sıkacağınız meyve suları ve pek de ülke de bulunmayan  peynir çeşitlerini sayabiliriz.  Avrupa ve Amerika’da göremeyeceğiniz kahvaltı çeşitliliğini, gelmeden önce “aman aç kalmayın, yanınızda bisküvi götürün” diye uyarıldığımız bir ülkede bulmak bizi şaşırtmadı değil ama bu durumun bazı otellere ve birkaç restorana özel olduğunu önümüzdeki günlerde anlamakta gecikmedik.    Her türlü gıdanın orada tamamen organik olduğunu eklememe bilmem gerek var mı? küçüklüğümüzde yediğimiz yumurta ve tavukların kokusunu tekrar hatırlıyorsunuz ve eşsiz lezzetini..

Havana’da bir turistin ve tabi bizimde ilk olarak gittiğimiz yer Miramar bölgesi. Meşhur” Devrim Meydanını” görerek başlıyoruz. Her ikisi de çok köklü ve varlıklı ailelerden gelen , Che’nin bir tıp doktoru , Fidel Castro’nun bir avukat iken genç yaşta birbirlerini nasıl bulduklarını, hangi planlarla ve kamp süreçlerinde yaşadıklarını, ailelerini , evliliklerin, ,dağ hayatlarını, yoldaşlarını, mektuplarını ve giysilerini ve en sonunda ebedi istirahatte oldukları mezarlıklarına kadar süren hem çok hüzünlü hem çok cesur ve ayakta alkışlanacak cok etkileyici serüvenlerini dinlemeye başlıyoruz.. Müzeler ama özellikle Devrim Müzesi gerçekten efsane..

Beyaz Saray’ın ikizi, ama 10 cm daha uzunu, Capitol binasını (meclis binası) da görüp ardından çizgi film sahnesini andıran ünlü sanatçı Jose Foster’ in seramik ve fayanslarla kapladığı mahalleyi görmeye geçiyoruz. 

 

Çevreyi gezerken ilk dikkatinizi çeken şey ,o güzel kahverengi ve siyah gözlü insanların evlerinden, balkonlardan ve sokakların her köşesinden gelen salsa müzikleri sabah, akşam, gece demeden sürekli dans halleri ve gülen yüzleri.. Başlarda “acaba neyi kutluyorlar?” dün gece Christmas’tı , diye düşünsekte rehberimiz Murat bize sürekli hayat şekillerinin bu olduğunu ve rutin günü bu şekilde yaşadıklarını söyledi!!

Neden mi bu kadar mutlular?

 

Tamam, dünyada cok az sayıdaki komünist rejimlerden biri ile yönetiliyor..

 

Dikkatimizi çeken “yok” lar şöyle

 

  • İşsizlik yok. Eğitim okuma yazma oranı yüzde yüz… herkes eğitim alırken yeteneğine göre yönlendirilip meslek sahibi yapılıyor .
  • Aynı beceriyi ve eğitimi gerektiren meslekler arasında maaş farkı  yok….Zaten farklı meslekler arasında da bu fark yüksek değil. Bir doktor ve öğretmen arasında ya da garson..
  • Sokaklarda yatan evsiz yok…herkesin kişi sayısı ve çalıştığı yerlere göre yerleştirildiği bir evi muhakkak var..

  • Çocuğunuzun gelecek kaygısı yok. En önemli maddelerden biri… üniversite bitinceye kadar tek bir kalem bile almıyor aile ..her şeyi devlet karşılıyor. Çocuğunuza hamileyken özel olarak spor ve çocuk gelişimi eğitimi almanız şart. Devlet çocuğunuzu sahiplendiği için tüm giderleri karşılıyor. Eğitim sonrası işi de hazır oluyor. Eğer hamileyken yalnız ve bakımsız kalacak duruma düşerseniz yine her şeyini devletin karşıladığı hamile bakım evinde kalıp, çocuğunuzu doğurup, sonrasında onunla sağlıklı bir şekilde ilgilenebileceğiniz güne kadar sizin her türlü bakımızı sağlayan hamile bakım evleri var. Bir nevi hamile oteli… Dünya da bir tek Küba da hem de .. En sevindiğim nokta o evlerden birini bulup hamile arkadaşlara ceviz ikram edip sohbet etmiştim (tarzanca ) fotoğrafı aşağıda…

  • Küba’da ter kokan pis kimse yok! Sebebi ise devlet herkese sabun deodorant ve kişisel bakım ürünlerini düzenli bir şekilde dağıtıyor. Keşke bizim ülkemizde de olsa dediğim bir uygulama bu ….hatta hayalim !!,
  • Ülkede kazıklanırım derdi yok. Tüm fiyatlandırma devlet tarafından yapılıyor. Garson, tezgâhtar herkes devlet memuru sayıldığı için bu tarz girişimlerde bulunacak bir zihniyet de yok… Zaten ülkenin ayakta kalması için çok önemli bir gelir kaynağı olan, bir nevi altın yumurtlayan tavuğu kesecek hareketlerde bulunmaya da kimsenin niyeti yok.
  • Et, yumurta, ekmek, tüm ihtiyaçlar eşit şekilde kişi basına göre devlet tarafından belli günlerde dağıtılıyor. Haksızlık yok!  
  • Tatil derdiniz yok.. Senede bir kez ailenizle Küba içerisinde istediğiniz bir bölgeye gidip tatil yapmanızı karşılıyor devlet, tabi ki kendine ait olan devlet otellerinde. Şaka gibi.
  • Hastane derdiniz ise tabi ki yok! Tıp ülkede o kadar ilerlemiş durumdaki, çok fazla orada hastane ve eczane binaları görmeniz mümkün. Devlet 10 küsur yıldır bulduğu kanser ilacını dahil her şeyi vatandaşına bedava temin ediyor. Bizim sağlıklı insanların bile alıp günde 5 damla içerek bağışıklık sistemine katkı sağladığı Mavi akrep ilacı Vıdatox 160 Euro’ya turistlere satılırken hem de..

  • Tavuk çiftliği yok
  • Tarımda hormon kullanmak yok
  • Evlilik pek yok! Çünkü paylaşacak mal mülk derdi ve kaygı yok. Şiddet de neredeyse yok çünkü verilen cezalar özellikle erkeklere çok ağır olduğu için bu suçlara yeltenenler de yok. Aile içi şiddet yok yani. Düğünlerini aile içi tören, yemeklerle danslarla kutluyorlar. Kâğıt işleriyle uğraşacaklarına her şeyi doğal ve tüm içtenlikleriyle akışına göre yaşıyorlar… Dolayısı ile boşanma da yok.
  • Elektrik ve su parası yok. Yani şöyle ki; belli bir limite kadar …enerji tasarrufu olması açısından eğer aşarsanız ödeyeceğiniz miktar 0.50 krş gibi şeyler..:)
  • Sokak hayvanlarına şiddet ve öldürmek asla yok. Cezaları cok büyük! Onlarda devletin malı ve hepsi tek tek kayıtlı. Mamalar da devletten…
  • Reklam tabelası yok …Rekabet yok çünkü herşey devletin..Dünya zinciri bir otel açılmış olsa bile çoğunluk hissesi devletin…

  • Günde 6 saatten fazla çalışmak yok

Devamı gelecek sayıda...

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina