Reklam
Reklam

Mehmet Ulusoy. “Sadece okulda soytarılıklar, taklitler yapıyordum.“

Doksanlar dizisinin bakkalı Mehmet Ulusoy ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Mehmet Ulusoy. “Sadece okulda soytarılıklar, taklitler yapıyordum.“
Bu içerik 405 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

Biraz tiyatro maceranızdan konuşalım. Tiyatroyla nasıl tanıştınız?

Tiyatroyla tanışmam acayip. Hiç aklımda oyunculuk, tiyatro yoktu. Sadece okulda soytarılıklar, taklitler yapıyordum.  Bilirsiniz sınıfta dersi kaynatma işleri vardır.  Dersi kaynatma adına, Keloğlanın, siyasilerin taklidini yapıyordum. Hocalar niye tiyatroyu düşünmüyorsun dediler. Üniversitede tiyatro bölümü var dediler. Daha önce üniversitede tiyatro bölümü olduğunu bilmiyordum. Aslında sayısal mezunuyum. O zaman oyuncu seçimi için mülakat vardı.  Puanım tuttu, seçmeleri kazandım.  Ve tiyatro bölümüne girdim.  Babam öğretmen olmasına rağmen karşı çıktı. Benden mühendislik, doktorluk bekliyorlardı. Onları da razı ettim.  Onlarda kabul ettiler.  Böylece tiyatro maceram başlamış oldu.

Popüler kültürün bir parçası olan tanınmışlık sizin için ne kadar önemli?

Benimi için o yanı önemli değil. Şöyle önemli, sadece beni tanıyıp tiyatroya geliyorlarsa önemi o kadar. Maalesef üzülerek söylüyorum, insanlar tanınmış insanların oyunlarına gidiyorlar.

Kendinizi sık eleştirir misiniz?

Zaman zaman eleştiririm. Zaman zaman beğenmem tabi.

Beğenmediğiniz yönleriniz neler?

Bazı oyunlarda temponun düştüğünü görüyorum, bazen de şöyle yapsam daha iyi olurdu diye düşünüyorum.  Bazen de söylediğim anlaşılmamış şöyle yapmalıyım diyorum.

Eğitim mi, yetenek mi?

İkisi birden. Yetenek tek başına hiçbir şey değil.  Yeteneği eğitimle yönlendirmek gerekiyor. Yetenekli de olsa eğitim alması gerekiyor. İkisi birden elbette.

Bol reytingli işler başarılı mıdır?

Değil tabi. Türkiye’de bazen sevilmeyen dizilerde bol reyting alıyor. O bir ölçü değil benim için.  Bol reyting alması başarılı olduğunu göstermez.

Ödüllere nasıl bakıyorsunuz? Ödüller hep hak edenlere mi verilir?

O da başka bir dert tabi. Maalesef öyle olmuyor. Benim için en çok önemsediğim ödüllerden birisi Direkler Arası seyirci ödülleridir.  Onu çok önemserim. Seyircilerin kararıyla ödül alıyorsun.  Bu benim için önemli. Onun dışında jüri ödüllerinin hakkaniyetli olduğunu düşünmüyorum. Adaletli olduğunu düşünmüyorum. Ödülünde Türkiye’de suyu çıkmış durumda.

Renkli dünya içinde dostluk var mı sizce?

O da ince bir konu. Dostluk maalesef bu kadar çıkarın olduğu yerde bir anda kayboluyor.  Ne yazık ki, çıkar ön planda.

Hayatı ne kadar ciddiye alıyorsunuz?

Her şeyi ciddiye alarak yaşarım. Ciddiye aldığım her şeyin mükemmel olmasını isterim.

Neden tahammülsüz olduk?

Olaylar, toplumsal gelişmeler her şey tahammülsüz etti.

Ekranda çok fazla dizi var. Bu kadar çok diziye ihtiyaç var mı?

Yok elbette. İnsanlar bu işten para kazanacağız diye birbirlerinin benzeri işler yapıyorlar. Bu işler belli yapım şirketleriyle dönüyor. Belli kişiler dönüyor diziler. Sonuçta bu.

İyi oyuncu tanımınız nedir?

Bir oyuncu oynadığı rolü seyirciye, sevdiriyorlarsa bana göre iyi oyuncudur.

Neden herkeste çabuk şöhret olma merakı var?

Kısa yoldan gitmek daha iyidir diye düşünüyorlar. Niye uğraşacağım diyorlar. Kısa yoldan para kazanmak istiyorlar.  Hayatın her alanında böyle. Kısa yoldan her şeyi elde etme isteği var.

Başarısız olduğunuz zamanlar oluyor mu?

Oluyor tabi. İsteğin gibi çıkmıyor oyun. Bir oyunu istediğim gibi çıkaramadıysam bana göre başarısızlık o.

Bir iki bölümde oynayan kişiler, ben oyuncuyum diye etrafta geziyor. Oyuncu olmak bu kadar kolay mı?

Maalesef kolay hale getirdiler. Elbette bu kadar kolay olmamalı. Herkes oyuncu. Kime sorsam oyuncuyum diyor. Yolan geçen birini oynamış, masada oturan bir müşteriyi oynamış. Set biter bitmez oyuncuyum diye etrafta dolaşmaya başlamış.  Bu kadar kolay oldu maalesef.

Bir ünlü ulaşılmaz mı olmalı?

Hayır. O insana ünlü yapan izleyicidir.  Ona değer veren izleyicidir. Onu izleyerek, takip ederek onu yukarılara çıkarmıştır.  O zaman kime ulaşılmaz olacaksın?

Biraz projelerinizden konuşalım.

Artık sezonu kapattık. Ankara sanat tiyatrosunda iki oyunda vardım. “Ödenmeyecek, ödemiyoruz’ ve “Bir valize ne sığar ki”.  Biraz önce oyunu siz de izlediniz. Röportaj öncesi oyunu izlemiş olmanız beni çok memnun etti. Bir film çektik. Ama vizyona ne zaman girecek bilmiyorum. Şubat, mart ayı gibi girecekti ama olmadı. Nedenini bilmiyorum. Engelli bir çocuğu anlatıyor. Doksanlar en son yaptığım diziydi.  Şimdi bir dizi yok.

Oyun sonrası bana vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

 

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina