Reklam
Reklam

Kadir İpek "kendisiyle barışık sanatını bu şekilde icra etmeye devam eden bir kişiyim."

Güzel bir röportaj. kadir İpek ile yaptığımız keyifli söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Kadir İpek
Bu içerik 493 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur SANCAK

 

 

 

Bize Kadir İpek’in yaşam yolculuğundan biraz bahseder misiniz?

Aslında Diyarbakır kökenli bir sahsım. Ankara’ya 16 yaşımda geldim. Ankara Radyosu Gençlik Korosu’yla aşağı yukarı 17-18 yaşlarımda tanıştım sonra sahnelere döndüm. Arkasından “Caney Caney” diye bir albüm çıkarttım. Çok iyi satmıştı. Derken dokuz albüm oldu. Kısmet olursa iki ay içinde bir bir singlım çıkacak. Bir çok ünlüyle çalıştım. Yurtiçi yurtdışı konserlerimiz oldu. Ben bu işin alaylısıyım diyebilirim. Musa Eroğlu üstadımızdan müzik eğitimimi aldım. Yorumcu kimliğim yanımda besteci kimliğim var. Albümlerimi takip ederken söz ve müzik bana ait eserlere rastlarsın. Aynı zamanda araştırmacı bir kimliğim var. Folklorla ilgileniyorum, kısacası bu. Çok sakin kendi halinde yaşayan bir kişi olarak fazla magazinel olmayan, popüler sanat içerisinde de çok fazla görünmedim. diyebilirim. Bu benim tercihimdi. Ama yine kendisiyle barışık sanatını bu şekilde icra etmeye devam eden bir kişiyim.

Sizi daha çok sahne çalışmalarından tanıyorum ben. Sahne çalışmalarının zorlukları nelerdir?

İlk yıllarda mikrofon tutuşundan tut, sahnede duruş, seyirciye hitaba kadar bunun zorluklarını yaşıyorduk. Yıllar sana bir şeyler öğretiyor. Çıktığın sahneler çok şey öğretiyor. Ben her yerde program yaptım. Hepsinin ayrı yeri var. Geçmişte Gönül Yazar, Bülent Ersoy şuanda aklıma gelenleri söylüyorum, Müşerref Akay bir çok ünlüyle çalıştım. Deneyimli insanlarla çalışmak deneyim sahibi olmak demektir. Bir anda tek bir gözle baktığın bir noktada açıyı genişletebilme, bir çok şeyi görebilme sahne içerisinde her ne kadar desek de sanat yapılıyor kısacası iyi bir psikolog olmak lazım. Karşında alkol var, alkol alan insan var. Herkesi dengede tutmak istekleri doğrultusunda cevap vermek zor. Bir laf vardır hani insan sarrafı olmak diye kapıdan girince anlıyoruz nasıl oturacak hangi isteği yapacak bizden beklentileri nedir  ya da aşağı yukarı nasıl davranacak biliyoruz. Artık yüzleri okuyoruz o duruma geldik. Hayat bunu öğretiyor. Bunlar zamana bağlı.

Yıllarını sahneye vermiş birisiniz. Kadir İpek olması gereken yerde mi?

Bu aslında önemli bir soru. Olması gereken yerde mi? Sanatsal açıdan anlatmak istediğim bir çok şey var anlatamadığımı düşünüyorum. Birazda hatayı kendimde buluyorum. Sanatın içinde olmak biraz özveri gerektiriyordu galiba yapamadım. Kendi doğrularım doğrultusunda kendi içime kapanık olarak yaşadım icra olarak derseniz bu konuda genelde iyi diyorlar. Bu sadece benim doğrularım değil, olması gereken yerde olmadığımı söylüyorlar bende buna katılıyorum. Mağlum içinde bulunduğumuz camiayı biliyoruz. Magazin basınını biliyoruz. Belki de radyo beni bu konuda törpüledi. Çok rahat davranamadım. Her şeye atılamadım. Sansasyonel olması gereken haberlerde bulunamadım. Sende bu haberler yoksa kimse seninle ilgilenmiyor. Senin okuduğun şarkının güzelliğiyle de ilgilenmiyor. Ben bunları yaparken de olmam gereken yere gelemememim bedelini ödedim. Ama şikayetçi miyim? Hayır. Bunlar benim doğrularım.

 

Gündemde kalabilmek için insanların savaş ortamında olduğu bir dönemde Kadir İpek’in duruşu nasıldır?

Şöyle bir örnek vereyim ben. Son albümde üç tane basın danışmanı arkadaşımla “Ben Sende Sürgün”ün tanıtımını nasıl yapacağız bunun promosyonunu nasıl yapalım diye sekiz on gün gibi düşünüyoruz. Bir gün bana üç tane şık bulduk dediler. Bunlardan birini bir şekilde bu albümü gündeme getiririz. Hep birlikte gittik heyecanlı bir şekilde kutlamak için. Birinci şık ismini vermek istemiyorum.  Manken arkadaşımızla aşk yaşamam gerektiğini önerdiler bunun karşılığında aylık 2000 dolar ödeme yapacağımı söylediler. Ben bu aylığı ödediğim sürece aşk devam edecekti. İkinci şık kendi arkadaşlarımdan birine saldırmamı istediler. Falanca kişi beni çekemedi gibi. Her gün izlediğimiz haberlerden bir tanesi olmamı istediler. Üçüncü şık ben mobilyacılık yaptım müzik geçmişimden önce marangozdum küçük bir kaza geçirmiştim bunu kullanmamı istediler. Ajitasyon yapmamı istediler. Hatta haberlere kadar çıkarız, bir marangozun hayatı diye. Bunu da kullanmak istemedim. Benim on beş şarkımı haber nitelikli bir programla duyurmak istemiyorum. Ben şarkılarımla gündemde olmak istiyorum dedim. İlgilenilmez dediler bana. Hakikaten de öyle oldu kimse ilgilenmedi. Benim duruşum, mesleğimi yapmaktı. Ve bunun arkasında da durdum. Sanatçı gibi yaşamadım, sokaktaki vatandaş gibi yaşadım. Çok sıradan halk tipi yaşadım. Sanat için her şey mubah diyen birisi olmadım. Sanatçının topluma ışık tutan bir kişi olmalı, müziğiyle mesaj veren, insanları aydınlatan birisi olmalı. Yaptığım işi yaparken en iyisini yapmaya çalışıyorum. Dolayısıyla belki de magazinle bazı şeylere dikkat çekiyor ama Kadir İpek’in doğruları bunlar. Sokaktaki insan gibi yaşamak ve müziğimi doğru yapmak istiyorum.

İyi mekanlarda çok paralarla sahne almak için şöhret şart mı?

İyi mekan ne demek bilmiyorum. Hiç ummadığım bir semte bir yere gidersin huzur bulursun. Öyle çok ışıklı çok cafcaflı demek iyi giyimli insanların geldiği mekan doğru mekan demek değil, o göreceli bir olay. Çok paralarda olmuyor. B en şu kadar para alıyorum diyen insanların doğru söylediğine inanmıyorum. Herkes karın tokluğuna çalışıyor gönüller dahilinde. Kimsenin söylediği rakamları aldığını zannetmiyorum.

 

Bu kadar çok şarkıcının olması paylaşılacak olan pastayı küçültür. Her gün yeni birileri çıkıyor. Bu sirkülasyona nasıl bakıyorsunuz? Kötüler bir gün elenir, iyiler ortaya çıkar mı diyorsunuz?

Yok bu çok zor bir tahmin. Bunun için toplumun kültür seviyesinin güçlenmesi lazım. Toplumumuzda kısa yoldan düşünmeden hayatı benimseyen, biçimlendiren, çoğunlukla %80 90 okumayan bir toplumumuz var. Oradan da cahil dediğimiz kaymağı yiyen bir kesimde var. Zannetmiyorum sanata kalite gelsin. Sanatın içerisinde kaliteli iş yapan bir elin parmağı kadar. Başarılarına baktığımız zaman cd’leri 20 binlerde, 30 binlerde,40 binlerde. Ama sokakta banal bir başlıkla bir şarkı çıkıyor. 400 yüz binlerde, 500 yüz binlerde satıyor. Sezen aksu 20binlerde kalıyorsa, Livaneli 15 binlerde kalıyorsa bu sanat adına bir kaygı.

Dokuz tane albümünüz olduğunu biliyorum biraz konuşalım  mı albümlerinizden?

İlk albümüm, “Caney Caney”, “Sevdalısın”, “Bebeğim Uzaklardasın”, sırasını şuanda karıştırabilirim Sonra “Sana Doğru”, “Mazlumum” yapmıştım. En son ben ….. eksik saydım mı bilmiyorum. İlk albümlerim biraz daha popüler içerikliydi son albümlerde felsefi biraz daha kültürel. Karacaoğlan’dan şiirleri özellikle itinayla seçtim. Sebahattin Akkiraz’ın örneğin çok iyi şarkılarının sözlerini besteledim. Bu birazda yaşla alakalı yaş biraz daha kendi ulaşınca insan bunlara daha dikkat ediyor.

 

Kadir İpek özel yaşamında nasıldır?

Sahnedekiyle, özel yaşamımdaki arasında bir fark yok. sadece sahnede işine aşık şov yapan bir adam. Şovun dışında orada neysem özel yaşamımda öyleyim. Ben böyle mutluyum.

 

Yeni albüm çalışmanız var mı?

İki ay içerisinde kısmet olursa bir single çıkartacağım. Aksilik olmazsa Türkiye şartlarında gündem değişmezse. Benim şuan arkadaşlarla çalışmamız nisan sonu mayıs başı gibi çıkaracağız.

Şarkıcılar albümlerinin satmadığından şikayetçiler neden hala albüm yapıyorlar?

Eskiden biz bu işten güzel paralar kazanırdık. Ama şu anda kartvizit gibi. Cd’si olmayanda çalışacağı mekanda zorlanıyor. O yüzden albüm yapıyoruz.

 

Nelere kızıyorsunuz?

Yalana kızar, ihanete kızar. Düşünmeden akıllı olduğunu söyleyen insanlara kızar. Düşünmeden derken bilgi sahibi olmadan o konuda bilgiçlik taslayan insanlardan bahsediyorum. her şeyi ben bilirim diyen ukala insanları sevmem onlara kızarım.

 

Yalnızlık yaşar mısınız?

Tabi ki. Hepimiz zaman zaman yaşarız. Bazen İstanbul 14,15 milyonluk şehirde yalnız olduğumu düşündüğüm anlar olmuştur. Bunlar gelip geçicidir. Bunları mümkün olduğunca az yaşamaya çalışıyorum. Dostlukları arkadaşlıkları mümkün olduğunca çoğaltmaya çalışıyorum. her şeyi her haliyle sevmeye çalışıyorum.

 

Neden tahammülsüz olduk? Her şeyi hızlı tüketiyoruz.

Bu bizim yapımızda var. Neden yapımızda var bugün sağlam temeli olmayan bir gecekondudan bahsedelim. Sağlam temeli olmayan gecekondu kalıcı olmaz. Kısa sürede harabeye döner ve yıkılmaya mahkumdur. Gerçekten de temellinde doğru şeyler yapmıyoruz. Dışarıdan gördüğümüz resmi doğru yapmaya çalışıyoruz. İçine girmeye çalışmıyoruz. Her alanda da böyle olmalı müzikte de. her şeyde bir eksiklik var. İçinde iyilikler var elbette.

Sizin dünyanızda aşk nerede?

Aşk hayatın ta kendisi. Aşk olmayan tarlaya yağmur yağmadığı zaman ki kuraklık olur. Yavan olur her şey. Aşk hayatın içindedir.

 

Çapkın mısınız?

Çapkın değilim ama güzeli severim.

 

Hüzün zaman zaman sizi sarar sarmalar mı?

Duygusalım. İlişkilerimde seçiciyimdir. Bir şeye başlamadan önce çok düşünürüm. Duygularımla aklım bir noktada birleşmişse yaşarım yasak koymam kendime.

 

Ne kadar sık keşke dersiniz?

Çok sık değil. Çünkü gömlek değiştirir gibi aşk değiştirmem. Hissetmem lazım.

 

Ünlü olmak için neler gerekir?

Kendini imha edeceksin. Var olan insanı imha edip bir kukla yaratacaksın. O kuklayla istediğini yapacaksın. Başarılı olursun.

 

Hayatı ne kadar ciddiye alıyorsunuz?

Hiç almam. Finali olduğunu bildiğim için ciddiye almam.

Mış gibi yapar mısınız?

Zaman zaman yapıyorum tabi ki. Hayatımın içinde çokta yok.

 

Aynalarla konuşur musunuz?

Tabi ki.

 

Neler söyler?

Çok şey. Bazen kendimi görürüm. Ayna delisi değilim ama baktığım zaman dikkatli bakarım.

 

Kadir İpek’in  yaptığı en büyük çılgınlık nedir?

Hatırlamıyorum. Çok büyük çılgınlıklar olmadı.

Bu yoğun gününüzde bana vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim. Umarım güzel şeyler söylemişimdir. Eksiğim olmuşsa kusura bakma.   

 

            

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina