Reklam
Reklam

Meltem Arıkan "Kitap yazarken kaygıların olması kaçınılmazdır diye düşünüyorum."

Yazar Meltem Arıkan ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Meltem Arıkan
Bu içerik 336 kez okundu.
Reklam

 

                                            

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

Meltem Arıkan’nın  yeni bir kitap çalışması olduğunu biliyorum. Ben biraz bundan konuşmak istiyorum.

“Beden Biliyor”  bir araştırma-inceleme kitabı oldu. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde de  Destek Yayınlarından çıkmış olacak. Bedenlerimize aslında ne kadar yabancı olduğumuz, kadınlar ve erkekler olarak gerçeklerle ne kadar ilişki kurduğumuz, var olmayı mı yoksa varmış gibi mi yapmayı seçtiğimizi sorgulayan bir kitap oldu. Siz sormadan ben hemen söyleyeyim bundan sonra ki kitabım yine roman olacak.  

Ödül almış kitaplara bakışınız nasıl? Bütün ödül almış kitaplar ödüle değer mi?

Özel bir bakış açım yok. Ödül almış kitapların ödüle değer olup olmadıkları o ödülü veren jüri üyeleri belirler. Bunu tartışmak da benim konum değil.

Bir kitabı yazarken kaygılar yaşar mısınız? Bazen okuyucuya vermek istediğinizi tam anlamıyla gösterememekten korkuyor musunuz?

Kitap yazarken kaygıların olması kaçınılmazdır diye düşünüyorum. Tabii ki kaygılar yaşarım ancak vermek istediğim şeyi tam anlamıyla gösterememek gibi bir korkum yok. Korkum yok çünkü yıllar geçtikçe aslında her okurun kendi görmek istediklerini algıladığını öğrendim. O nedenle de önemli olan benim gerçekten aktarmak istediklerimi aktarmış olmamdan emin olmamdır. Kitap yayınlandığı andan itibaren bana ait olmayacaktır ve o andan itibaren okuyan herkes de kendi penceresinden görmek istediklerini görecektir.

Bir yazar mutlaka donanımlı olmalı. Bu kadar çok kitabın yazıldığı bir dönemde, sizin yazar çerçeveniz nasıl olmalı?

Çerçeveleri tehlikeli ve kısıtlayıcı bulurum o nedenle de yazar çerçevem yok. Ben kendi adıma yaşamla iç içe olmayı, sadece ülkemizdeki değil dünyadaki değişimleri de izlemeyi, sürekli öğrenmeyi ve kendimi yenilemeyi çok önemsiyorum.

Sizce bir yazar ne kadar kurguyla yazdığını söylese de mutlaka yaşamından parçalar yer alır mı?

Bu soruna da ancak kendi adıma yanıt verebilirim. Ben ilk romanımdan itibaren kendi varoluş yolculuğumdan yola çıkarak kitaplarımı yazıyorum. Bu kitaplarımda özel yaşamımın olduğu anlamına da gelmiyor. Ancak yaşamımdaki deneyimlerim, gözlemlerim yorumlarım tabii ki kitaplarımda var.

Kitabı siz mi yazarsınız yoksa kahramanlarınız kendi olaylarını, kendileri yaratıp, geliştirir mi?”

Kitaplarımı ben yazarım ancak bazen kahramanların da olaylara müdahale ettiklerine şahit oldum.

Sanatın her alanın da olduğu gibi yazarın da popüler olması gerekiyor. Popüler olmadan çok nitelikli iş yapsanız da yaptığınız iş çok rağbet görmüyor. Sizce popülerlikle, kitabın satış rakamı orantılı mı?”

Okurların yazarlarını bulduklarına inanıyorum o nedenle de popüler olmasanız bile yaptığınız iş süreç içinde kesinlikle yerini buluyor diye düşünüyorum. Popülerlik ancak kısa bir dönem satış rakamlarını etkileyebilir önemli olan satış rakamı değil kalıcılıktır.

Türkiye’de yazarak geçinen çok az insan var. Onlarında yaşam koşullarının olağanüstü olduğu söylenemez. Oysa üretmek için rahatta olmaya ihtiyaç var. Siz de bir iş kadınısınız. Bir yazara yaşamını sürdürmek için belli kurumların sponsor olması gerekir. Yine de farklı işler yazarı besleyen farklı öğeler midir?

Ben kendi adıma hem iş kadını hem de yazar olmaktan çok mutluyum. Bu iki farklı kulvarın birbirini beslediğine o kadar çok şahit oldum ki, bundan sonra bir tarafı seçmem mümkün değil. Ben bu durumdan çok besleniyorum.

Aldığınız en ağır eleştiri neydi? Eleştiriler sizi etkiler mi?

Yapılan tüm eleştirileri dinlerim ve kesinlikle değerlendiririm.  Unutamayacağım kadar ağır bir eleştiri almadım.

Ben bir yazarı acıların beslediğini düşünüyorum. Mutlulukta bile acıların payı vardır. Meltem Arıkan’nın hayatında acıların yeri nedir?

Acılar yaşamın bir parçası değil mi? Ben yaşamı hep bir bütünlük içinde algılamaya çalışırım. Yaşamda anlardan oluşur ve anlar birbirini kovalar. Mutluluk anları nasıl gelip geçiyorsa, acılı anlar da aynı şekilde gelip geçer. Annemi küçük yaşta kaybettiğim için sanırım yaşamın acı yüzüyle erken bir yaşta tanıştım ve zaman içinde onu kabul etmeyi öğrendim. Mutluluklar kadar acılar da bizi besliyor ve çoğu kez acılarla öğreniyoruz. 

Bir kitaba başladığınızda sonunu getirmeme kaygısı yaşar mısınız?

Hayır. Ben bir kitaba başlamadan önce adını koyarım ve ardından hemen son cümleyi yazarım. Adı konan ve son cümlesi yazılan kitap benim için zaten bitmiştir. O nedenle de sonunu getirememe kaygısını hiç yaşamadım.

Bir yazar okuyucunun istediği kitapları mı yazmalı yoksa kendi vermek istediklerini mi?”

Ben kendi vermek istediklerimi kendi vermek istediğim şekilde yazıyorum ve bu şekilde yazmaya da devam edeceğim.

Bana vakit ayırdığınız için Onur Magazin okuyucuları adına teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim.

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Berna Ataş     0000-00-00 Onur bey emeğinize sağlık...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina