Reklam
Reklam

Faruk Bildirici "Benim için birinci önemli şey yazdığım her satırın gerçek olması. Gerçeği ifade etmesi."

Faruk Bildirici ile yaptığımız keyifli ve güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Faruk Bildirici
Bu içerik 259 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

Faruk Bildirici’den konuşmak istiyorum, biraz anlatır mısınız?

Böyle pat deyince kolay olmuyor. Ben Gaziantep’te doğmuş büyümüş, hayatı boyunca gazeteci olmak istemiş, yazmayı hep hayatında öncelikli bir iş olarak görmüş, küçük bir çocuktum. Öyle büyüdüm ve sonunda da istediğim mesleğe gazeteciliğe kavuştum. Salt gazetecilikle de olmuyor tabi. Kendimi daha iyi ifade edebilmek içinde kitapları seçtim. Kitaplarla da mesleğimdeki o boşluğu doldurmaya çalışıyorum. Benim için yazmak önemli dedim. Yazmanın öbür kardeşi de bilgi, bir anlamda bilgiye tapan biriyim. Yazarak edindiğim o bilgileri insanlara sunmaya çalışıyorum. Faruk Bildirici böyle bir insan. En büyük keyfim yazmak ve öğrenmek.

Geniş yankılar uyandıran kitaplara imza atıyorsunuz. kitaplarınızı hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Benim için birinci önemli şey yazdığım her satırın gerçek olması. Gerçeği ifade etmesi. Bu bazı insanları kıracak olsa da bunu yapıyorum. Şunu söyleyeyim Marquez’e neden yazıyorsun diye sormuşlar, beni daha çok insan sevsin diye demiş. Maalesef bende beni çok insanın sevmesini istiyorum. Her yeni kitabı yazdığımda beni sevenlerin daha azaldığını ya da kızanların daha da arttığını görüyorum. Bu üzücü, bir yandan da sevindirici. demek ki yazdığım şeyler bazı insanları irkiltiyor ki onlar bana kızıyor. Başta söylediğim gibi gerçekleri yazmak istiyorum. Bu benim için önemli. Bu kitapta Yemin Gecesinde Hassas bir konuyu kürt sorununu inceliyorum. Herkesin daha ön yargılarla katı yaklaştığı bir konu. O nedenle sözcükleri ve bilgileri daha özenle seçmeye çalıştım.

Belgelere dayalı kitap yazmak büyük bir sorumluluk mu?

Elbette. Farklı bir işlev ama şöyle düşünün, ben her sözcüğü öğrenmeye çalışıyorum. Öğrenerek yazmaya çalışıyorum. Bazen öyle oluyor ki, bir kişinin yaptığı özel davranışlarla ilgili bazı şeyleri öğrenemiyorsun.  Özel kalıyor. Bu eksikliği dolduramıyorsun. Örneğin iki kişi konuşuyor, onlar konuşurken tepkisinin ne olduğunu öğrenemiyorsun. O eksik kalıyor. Oysa duygusal bir kitap yazıyorsanız, ne yaparsınız, yüzünü şöyle yaptı, böyle  yaptı diye doldurabilirsiniz. Kurgusal yazmadığınız için dolduramıyorsunuz. O zamanda Türkçe ustalığına başvuruyorsunuz. Türkçe’yi ne kadar iyi kullanıyorsanız o açığı sözcüklerle doldurmaya çalışıyorsunuz.

Kitaplarınız hep belgelere dayalı  mı olacak? kurguya dayalı bir kitap düşünmüyor musunuz?

Şimdilik düşünmüyorum. Birkaç projem daha var. Onların hepsi belgesel çalışmalar. Çok ileride belki.

 

Popüler kitaplara nasıl bakıyorsunuz? Popüler kitaplar her zaman iyi midir?

Hiçbir şey için her zaman iyi diyemem. Ben zaten genellemelerden çok hoşlanan birisi değilimdir. Ben hayata daha dialektik bakmaktan yanayım. artıları eksileri, siyahı ve beyazıyla görmekten yanayım. Onun için popüler kitaplar ya da bestseller kitaplar her zaman kötüdür de diyemem. Başta söyledim bilgi benim için önemli bir şeydir. Bestseller kitapların içinde de bilgi vardır. Önemli olan sizin onları nasıl ayıkladığınız. Biz şu anda medya çağından söz ediyoruz. İnsanlar her gün bilgi bombardımanının altında . Bestseller larda olduğu gibi insanların biraz seçici olması önemli. kitabın kalibresinden çok sizin kalibreniz önemli. Dolayısıyla onu nasıl özümsediğiniz çok daha önemli.

Artık gazeteciler de yazarlar da popüler olma çabasındalar. Popüler olmak pazarda yer edinebilmek için önemli mi?

Maalesef önemli. Başka çaresi yok. Eğer yazdığınız kitabın çok insana ulaşmasını istiyorsanız popüler olma çabasına girmeniz normal. Popüler olma çabasını doğru yerlerle yapmanız gerekir. Yani örneğin kadın sanatçının popüler olacağım diye saçma sapan demeçler vermesi, cinselliğini kullanması, kadınsı taraflarını kullanmasını tercih etmem ama fikirlerini kullanarak popüler olması elbette güzel bir şey.

 

Faruk Bildirici kimleri okur?

Marquez okurum. Belgeseller, tarih okumayı seviyorum. Ama romanlar ve öyküler benim için önemli. Özellikle Sait Faik, Yaşar Kemal benim için çok önemli yazarlar. Stephan zwaik de söylemem lazım. Zwaik portre yazımında önemli bir yazar. Ona öykündüğümü söyleyebilirim.

Kitap okuma alışkanlığı olmayan bir toplumuz, bunun nedeni gerçekten ağır şartlar mı?

Elbette sadece yaşam şartlarından söz edilemez. İnsanların alışkanlıkları, kültürleri onlar da önemli. Sadece para önemli değil sanıyorum. Yazılı kültüre alışmış bir toplum olsak bir şekilde başka şeylerden kısar okuruz. Örneğin Kerime Nadir’in Azerbaycan’da milyonlarca sattığını duyunca ben çok şaşırmıştım. Kardeş ülke diyorsunuz ama orda milyonlarca satan kitap burada o kadar satmıyor. Gençlerin bir çoğu bilmiyorlar bile. Burada şu var. Sovyet toplumlarında insanların okuma kültürü var. Burada onun sonucunu görüyoruz. Bizde daha görsel kültür hakim maalesef.

 

Yaptığınız iş ilgi görmezse tepkiniz ne olur?

Üzülürüm ve yanlışı kendimde ararım.

Çözüm üretir misiniz?

Tabi yanlışı kendimde arayarak onun üzerinden daha iyi yaparsam insanların nasıl dikkatini çekerim diye kendi sesim nasıl yazımla iletebilirim diye onu düşünürüm. Yeni bir formül bulmaya çalışırım.

 

Özel yaşamınızda temkinli misiniz? Adımlarınızı her zaman dikkatli mi atarsınız?

Evet temkinliyim. Hatta benim işin bir arkadaşım üç t demişti. Temkinli, titiz ve tedarikli.

Yazar olmanın belli kriterleri var mı? Yoksa herkes yazabilir mi?

Herkes yazabilir.

 

Bir yazarın duruşu olmalı mı?

Elbette. Zaten yazma işi dünyaya bakış, bu hayata bakış işi. Sizin dünyaya bakış, sorunlara yaklaşımınız olmasa onu nasıl anlatacaksınız? Benim her kitabımda farklı bir çizgi görseler bana ne derler, kimsenin yüzüne bakamam.

 

Çabuk vazgeçer misiniz?

Hayır. Bu kitaba sekiz yıl çalıştım. İnatla sekiz yıl çalıştım. Çabuk vazgeçmem.

Bana vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina