Reklam
Reklam

En Büyük Aşk

En büyük aşk güzel bir yazı. bu güzel yazıyı haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

En Büyük Aşk
Bu içerik 144 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

 

Yazan: Aynur Taşçı

 

 

 

 

Yıllardır “aşk” üzerine pek çok köşe yazıları, kitaplar yazıldı, yerli ve yabancı filmler, diziler çevrildi.

Doğa aşkı, evlat aşkı, ilahi aşk…

Mayıs ayının ikinci Pazar günü Anneler Günü. Son zamanlarda materyalist toplumun körüklediği özel günlerin haricinde, manevi duyguların çocukları etkilediği günlerden birisidir Anneler Günü. Her anneler gününde annesi olmayan çocukları, çocukları olmayan kadınları düşünürüm, keşke herkes her anlamda eşit olsaydı.

Hayat yolcuğumda o kadar çok arkadaşım oldu ki, bazıları anne olmadan annelik duygusunu taşıyan kadınlardı. Bazen insanların yolları hiç tahmin etmedikleri şeklide kesişir. “Nereden nereye” diye sohbetler etmemize sebep olan karşılaşmalar…

Yıllar önce ulusal ve uluslararası çalışmaları olan aile şirketinin yönetim kurulu üyesi ve ekonomisti bir kadın ile tanışma şansı buldum. Yollarımız kesişmişti kısaca. İlerleyen zamanda arkadaşlığımız dostluğa dönüştü. Eşi ve kendisinin ailece görüştükleri dostları ile beni tanıştırıp aralarına aldılar. Bir gün sevgili arkadaşımdan bana bir e-posta geldi, köşe yazarı Mutlu Tönbekici’nin koruyucu annelik yazısından çok etkilendiğini yazıyordu. Koruyucu anne olmayı düşündüğünü söylediğinde ondan daha iyi anne olamayacağını söyledim. Çünkü çocuklara karşı her zaman sevgisi ve merhameti vardı. Geçmiş yıllarda kendi yeğenleri ile birlikte benim yeğenlerimi yurtdışından gelen “Muhteşem Çocuk Müzikali PİNOKYO Dünya Turnesi” nin Türkiye etkinliğine götürdüğü gün anlamıştım annelik duygusunu kuvvetli taşıdığını. Çocukları sahiplenişini, hoş tutmak için elinden geleni yaptığını, etkinlik öncesi çocuklara elleri ile yemek yedirişini gördüm.

Koruyucu aile olmaya eşi ile karar verdikten sonra araştırmalara başladı. Süreçten biz arkadaşlarına adım adım bilgi veriyordu. Hatta referans isimler arasında ben de vardım.

Çocuk Yuvası’ndan gelen haber ile birlikte heyecanlandık hepimiz. Alışma süresi ziyaretlerine gitmeden önce ve döndükten sonra heyecanını gördüm. Annelik duygusunu ilk anda hissettiği, anlatımlarından belli oluyordu. Kısa süre içinde bir ilkbahar gününde evlerine geldi, arkadaşımın güzel kızı. Eşi ve kendisi “koruyucu aile” olmuşlardı. Gece mama hazırlamalarına, alt değiştirmelerine ve uykusuz günlerine tanık oluyordum. Günler, aylar, yıllar geçerken bizim de sevgimiz arttı arkadaşımın kızına karşı, onu özlüyorduk. Arkadaş buluşma günleri, doğum günleri, eve geliş günü partisiyle bir araya geldiğimiz anlarda “gerçek aile” olduklarına tanık oluyordum.

 

Kızı, arkadaşıma fiziksel olarak o kadar çok benziyordu ki, Tanrı adeta onları karşılaştırmıştı. Çocuğun ikinci doğum günü kutlamasında, herkes müzik eşliğinde dans ederken, onun “baba sen de gel” deyip babasının ve annesinin elini tuttuğu anda derin duygularla onların fotoğraflarını çektim. Anladım ki, anne olmak için doğurmak gerekmiyordu. “Annelik duygusunun” her şeyden daha yüce bir duygu ve tarifi imkansız, karşılıksız ve derin fedakarlıklarla dopdolu olduğunu bir anne olarak ben de daha iyi anlamıştım.

İki ay içinde bir çocuğun hayatının değişmesine sebep olan koruyucu aile olarak kızlarını büyütmeleri, yazılı ve görsel basında izlediğimiz cani anne haberlerine inat merhametli, sevgi dolu, gözleri birbirine aşk ile bakan anne ve kızın hayat yolcuğuna tanık olmak, sevginin ve aşkın başka şeklini görmek şahsım adına çok hoş bir duygu.

Anne olmak için ille de hayat vermek, doğurmak gerekmiyor. Sadece o çocuğa hayatında bir yer vermek gerektiğini düşünüyorum.

Sizler de hayatınızda bir çocuğa anne, baba ya da koruyucu aile olmak isterseniz Koruyucu Aile Evlat Edindirme Derneği, KOREV’den bilgi alabilirsiniz..

Anneler gününüz kutlu olsun…

 

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina