Reklam
Reklam

Ertan Gökçek “Ben bunu geç kalmış bir şöhret olarak düşünüyorum.”

Editörümüz Onur Sancak sizler için Çorum'a gidip Ertan Gökçek ile bir gün geçirip röportaj yaptı. Birlikte Çorum'un en güzel yerlerini gezdiler. Bu güzel röportajı haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Ertan Gökçek “Ben bunu geç kalmış bir şöhret olarak düşünüyorum.”
Bu içerik 62410 kez okundu.
Reklam

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

 

Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?

Çorum, Alacalıyım. Dört çocuklu, öğretmen anne ve babanın en küçük çocuğuyum. Üniversiteyi yarıda bıraktım. Elli yaşıma kadar çiftçilikle ve emlak sektörüyle, biraz da sigortacılıkla uğraştım. Ama içimdeki tiyatro ve sinema aşkını atamadım. Şiir yazmak, oyun yazmak bende adeta zamanı geri götürüyor. Oynadıkça, yazdıkça ruhumun hafiflediğini hissediyorum. Sanatın her dalanı severim ama tiyatro ve sinema benim için bambaşka bir dünyadır. Benimle röportaj yapmak için Çorum’a kadar geldiniz. Ama ben bunu geç kalmış bir şöhret olarak düşünüyorum.

Oyunculuğa bakışınızdan konuşalım mı?

Oyunculuk başka insanların ruhuna girmektir. Kutsaldır. Toplumun önüne ayna koymaktır oyunculuk. İnsanlar sizde kendinden bir parça görebiliyorsa, işte o zaman oyunculuğun hakkını veriyorsunuz demektir. Oyuncu kendisi için değil, toplum için oynamalı. Çok iyi bir oyuncu olabilmek için önce çok iyi bir insan olmak gerekir. Çünkü siz ne oynarsanız oynayın, seyirci sizin ruhunuzu okur.

Yazarlık ya da oyunculuk alanında çok mücadele veriyorsunuz. Hedeflediğiniz yere gelebildiniz mi?

İyi bir gözlemciyimdir. En azından çevremdeki insanlar öyle diyor. Bu özelliğimi yazıya dökmek, sahnede veya sette seyirciyle paylaşmak insana büyük bir haz veriyor. Ben basamakları tek tek emin adımlarla sabırla tırmanmaya çalışıyorum. Merdiven basamaklarının neresindeyim diye arkaya bakmam.  Hangi basamaktaysam hak ettiğim yer orasıdır. Duayen Yıldız Kenter hala basamak çıkıyorsa, bu sanatın sonsuzluğunu gösterir.

Kendinizi eleştirir misiniz?

Hem de çok. Kendimi eleştiririm ama aşağılamam. Çünkü insanlar hata yaptıkça olgunlaşır. Kendini eleştirmeyen insan bilin ki, ya başkalarını eleştirmekten zaman bulamıyordur ya da kendinden korkuyordur. Eleştirilmeyi çok severim. Ama bunun için bazı kriterlerim vardır. Özelimi kimseye eleştirtmem.

Şöhret desem neler söylersiniz?

Şöhret demek, büyük bir sorumluluk altına girmek demektir. Şöhret, pembe gözlük takarak yaşarsanız taşıyamazsınız. Çünkü şöhret ağırdır. Her insan taşıyamaz. Genellikle zayıf karakterli olan insanlar şöhretin altında ezilip gidiyor. Şöhret ateşten bir gömlektir. Giyeni yakar, giymeyeni cezbeder. Şöhret zirvedir orada durmasını bileceksin.

Ertan Gökçek mutlu mu?

Çoğu zaman mutluyumdur. Sevdiğim insanlar mutluysa, bana da yansır. Mutsuzsa elbette onu da paylaşmaya çalışırım. Ama mutluluğun değerini aslında mutsuzluk belirler. İnsan her şeyden bir parça da olsa mutluluk çıkarabilmeli. Bardağın dolu tarafı yani.

Aşk desem neler söylersiniz?

Aşk, üç harfli ama çok şey anlatan bir kelime. Bence dünya aşk üzerine kurulmuştur. Aşk aslında evrenseldir. Sanat aşkını, doğa aşkını tatmayan insan gerçek aşkın tadına varamaz. Aşk bir zincirdir. Her halkası birbirini tamamlar. O zincir koparsa, bilir ki yaşam aşkı da kopmuştur.

Yaptığınız işlerde ödül alma kaygısı yaşar mısınız?

Ödül almak çok güzel bir duygu. Ama bence alkışlanmakta bir ödüldür. Aldığınız ödül sizi daha büyük başarılara teşvik ediyorsa güzeldir. Ödül tamam dedirtmemeli insana, devam dedirtmeli.

Bir filmde isminizi duyurmak için mi yoksa filmin niteliği için mi yer alırsınız?

Oynayacağım film beni bir basamak daha yükseltecekse, amacım doğrultusunda oynarım. Çünkü oyunculuktan beslenmeyi seviyorum.

Eğitim mi,  yetenek mi?

Eğitim ve yetenek birbirini tamamlar aslında. Yetenekli birine iyi eğitim veremezseniz, o yetenek zamanlar körelir. Yetenek ne kadar doğuştan gelen bir şey olsa da iyi eğitimdir. Yeteneği parlatan, ne yetenekli insanlar, eğitimsizlik yüzünden kayboldu gitti.

Siz oyunculuk adına ne gibi eğitimler aldınız?

MSM ‘den ve Osman Seden sanat akademisinden oyunculuk, kamera önü, diksiyon ve şan derslerini çok değerli hocalardan aldım. Bahadır Tokmak, kamera önünü Satılmış Ekmekçi, Diksiyonu Zafer Kiraz’dan aldım. Çok hocayla çalıştım çünkü acele etmeliydim.

Biraz da projelerinizden konuşalım.

Hayatı geçirmeyi istediğim hem oyunculuk hem de yazarlık konusunda çok güzel projelerim var. Bu projeler toplumu kucaklayacak projeler olsun istiyorum.  İnsanları mum ışığı kadar da olsa aydınlatmak istiyorum. Yani nasıl verimli projeler çıkarabilirim diye çabalıyorum.

Rolün gerektirdiği her şeyi yapar mısınız yoksa kurallarınız var mı?

Rol dediğiniz olgu, gerçek hayattaki bir insanı sahneye, perdeye veya beyaz cama taşımaktır. Eğer ben bu rolü yapmam diyorsanız, dışarıdaki insanı inkâr ediyorsunuz demektir. Rol ayrımı yapmam.

Oynamak istediğiniz bir oyuncu var mı?

Anthony Hopkins,Meryl Streep hayranıyım. Bunlardan biriyle oynamak isterdim. Ama ülkemizde de çok başarılı oyuncular var. Şener Şen, Haluk Bilginer, Uğur Yücel, Mehmet Günsür, Erdal Beşikcioğlu, Nejat işler, Demet Evgar gibi. Bunlardan biriyle aynı projede olmak çok hoş olurdu. Biraz da hayal kurayım, düşünsenize Demet Evgar ‘la ayın dizide oynuyormuşuz, hoş olmaz mıydı?

Nasıl bir senaryo içinde olmak isterdiniz?

Hafızalarda kalacak, insanları etkileyecek, tabir-i caizse “zımba gibi” bir senaryonun içinde olmak isterdim.

Bir oyuncu illa yakışıklı veya güzel mi olmak zorunda?

Sanatın doğasına aykırıdır bu. Güzellik, yakışıklılık sadece küçük bir artıdır. O artıyı da iyi kullanmak gerekir. Adile Naşit, Münir Özkul çok mu güzel ve yakışıklıydı. Ama bize ruh güzelliklerini gösterdiler.

Dram mı, komedi mi?

İkisi de bu olaylara tuttuğunuz aynaya bağlı. Toplumun en güzel hangisiyle aydınlanacağınıza inanıyorsanız onu seçersiniz. Bana göre komedi bir adım önce olsa da, dramsız oyunculukta olmaz. Bir de ikisini örtüştürebiliyorsanız, işte üstü kaymaklı ekmek kadayıfı.( Çok severimde )

Hedefiniz nedir?

Hedef koymak güzeldir. Her insanın bir hedefi olmalı. Benim hedefim önce kendime, kendimi ispatlamak. Zaten bunu yaptığınız an başarılı bir yolda ilerliyorsunuz demektir. Uzak hedef koymayı sevmem. Puzzle gibi,  hedefleriniz küçük, anlık ama birbirini tamamlayıcı olmalıdır.

Bu keyifli röportaj için Çorum’a kadar geldim. Beni çok güzel ağırladınız. Yüreğinizi bana açtığınız için çok teşekkür ederim.

Ben de sizi ağırlamaktan onur duydum. Sizi tanımak benim için büyük bir ayrıcalık. Çok insanla yollarınız kesişebilir ama dost diyeceğiniz insan azdır. Sizin de, iyi bir dost olduğunuza ve dostluğumuzun daim olacağına inanıyorum.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Monaco – Monte Carlo
Monaco – Monte Carlo
Yunanistan-Atina
Yunanistan-Atina