Reklam
Reklam
istanbul escort

Yağmur Denli” Kendimi bildim bileli hayvanlarla iç içeyim.”

Veteriner Teknikeri Yağmur Denli ile yaptığımız röportajı haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Yağmur Denli” Kendimi bildim bileli hayvanlarla iç içeyim.”
Bu içerik 851 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Röportaj: Onur Sancak

 

 

 

 

Veteriner teknikeri olmaya ve engelli hayvanlarla ilgilenmeye nasıl karar verdiniz?

 Kendimi bildim bileli hayvanlarla iç içeyim. Bambaşka bir aşk onlar benim için. Fakat hiç veterinerlik üzerine bir meslek yapmayı düşünmemiştim. Hatta en büyük hayalim pilot olmaktı. Ama maalesef demeyeceğim iyi ki bazı özel şartlar bu bölüme yönlendirdi beni.  Ve iyi ki diyorum... Aslında benim mesleğim Türkiye'de daha yeni yeni oturan bir meslek.. Engelli hayvanlar ülkemizde şans tanınmadan maalesef ki uyutuluyor.. Oysaki çoğunun bir şansı var hep. Ve düşükte olsa o şansı sonuna kadar kullanma taraftarıyım. Bu yüzden engelli hayvanlara ve onlar için fizyoterapilere yönlenip bir çok eğitim aldım.. Bir canın atacağı tek bir adımı olmanın hazzı bambaşka. Verdiğim bütün mücadele sadece onlar için.

Bütün veterinerler ya da veterinerlikle ilgili herhangi bir iş yapan sağlıkçılar hepsi hayvan seviyor mudur?

En büyük yarama dokunduğunuzu söyleyebilirim. Maalesef ki kocaman hayır.. Çoğunluk seven bir tayfa olsa da yaşanılan birçok sıkıntı ortadan kalkardı. Hayvanlara şiddetin, kötü muamelenin arttığı son zamanlarda sanıyor musunuz sadece bu meslekle alakası ya da hayvanlarla alakası olmayan insanlar yapıyor.....  Sevmeme oranı yüksek. Sadece geliri iyi diye bu sektörde yerini almış, ya da illa bir şey okumak için girmiş kişiler çoğunlukta..

Veteriner teknikeri ya da hekimi olmak için ilk şart nedir? Bu sektörü seçecek gençlere tavsiyeleriniz neler olur?

Yani ben 11 yıldır veteriner teknikeri olarak, 6 yıldır da fizyoterapi ile ilgileniyorum. İşimiz zor... Birçok klinikle, teknikerle, hekimle çalıştım. Merhamet sahibi olmak ilk şart. Hayvanları sevip etik çalışmak. Çünkü sadece ticari bakıp raunda döndüğü için iş dışında sektörümüzde zor... Yeni nefes olabileceklerse bu meslek sektöründe olsunlar...

Hayvanlara Nasıl Davranmalıyız?

Hayvanların can olduğunu bilerek davranmalıyız. Onlarda bizim gibi nefes alıyor ,duyguları var.. En az bizim kadar bu dünyada yaşam hakları var. Birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Onların da yaşam hakkına saygı duymalıyız. Unutmayalım ki onlar sessiz canlar. Hiçbir dertlerini ifade edemezler. Acıktım mama ver diyemezler. Özellikle sokaktaki hayvanlara bir kap mama ve su vererek kimse bir şey kaybetmez.

 Veterinerlerin, veteriner teknikerlerinin, fizyoterapistlerinin çalışma alanları nerelerdir?

Hayvan sağlığı, gıda hatta ilaçlama gibi bir çok çalışma alanlarına sahip bir sektörüz....özel klinikler ve belediyelerin hayvan sağlığı bölümleri, hayvan laboratuvarları gibi çeşitli alanlardayız...

Bize kısaca kendinizi ve kliniğinizi anlatır mısınız? Hangi canlı türlerine hangi tedavileri uygulayabiliyorsunuz? Kliniğinizin olanakları nelerdir?

Veteriner teknikeriyim ve engelli hayvanlarla ilgileniyorum. Şuan özel bir kliniğin fizyoterapi sorumlusuyum. Fizikterapi ve rehabilitasyon üzerine çeşitli eğitimler aldım. Yurt içi ve yurtdışı olmak üzere. Aynı zamanda modern dansçıyım. Bazı yerlerde editörlük yapıyorum.    Arada oyunculuk ve modellik gibi işlerde hayatımın başka bir bölümü.. Kliniğimiz tam donanımlı bir veteriner kliniği. Normal veteriner kliniklerinden en büyük farkı tam donanımlı bir fizyoterapi ve rehabilitasyon ünitesinin olması. Terapi havuzundan, koşu bandına kadar her çeşit terapi cihaz ve yöntemleri mevcuttur. Aynı zamanda hayvanlar için bir fitness bölümü oluşturuldu. Kilo kontrolünü sağlıklı bir şekilde sağlamak amaçlı. Her türlü hastalık, teşhis tedavi için donanımlıyız. İleri görüntüleme teknikleri için özel kurumlarla da anlaşmalı ve alanında uzman hocalarımızla da işbirliği içerisindeyiz...

Mesleğinizin sıkıntıları nelerdir? Hasta sahipleri ile ilgili ne gibi problemler yaşıyorsunuz?

Henüz yeni tanınan ve hala çok gelişmemiş ve bilinçlenmediğimiz bir meslek...

Bırakın hasta sahiplerini ,Benim aynı sektörde olduğumuz veteriner hekimler, teknikerler dahi tam hakim değil.. Aslında joker bir iş alanımız var ve bizler tamamlayıcı unsurlarız.. Benim gözlemlediğim hayvan sahiplerinin yeterli bilince sahip olmaması... Onun dışında zaten onların tek bir amacı var çocukları gibi baktıkları çocukları sağlıklı olsun...

 Sokak hayvanları konusunda veteriner kliniklerinin aynı duyarlılıkta, dayanışma içinde olduğunu söyleyebilir misiniz? Sokak hayvanlarının rehabilitasyonu konusunda katkıda bulunabiliyor musunuz?

Büyük harflerle söylüyorum ki çoğunda duyarlılık, destek, birlik görmemiz mümkün değil. Zaten çoğunluğu ticari gördüğü için ve mesleği bu kadar kötüye kullanan kişiler varken duyarlılık görmemek şaşırtıcı değil... Bunun yanı sıra gerçekten destek olan birlik olan klinikler yok dersem yalan olur ama azınlıktayız. Biz klinik olarak sokak hayvanları için her türlü desteği olmaya çalışıyoruz... Asıl onların bize ihtiyacı var. Elbette ki rehabilite konusunda elimizden gelen desteği olmaya çalışıyoruz. Ama bazen zorlu vakalar geliyor o zaman da klinik olarak özel eğitmenlerden destek alıyoruz.. Aslında biz bu yolda kendi kliniğimiz dışında başka klinik, hocalar ve eğitmenlerle hatta hayvan severlerle gönül ve emek birliği yapmış durumdayız... Veteriner Hekimimiz Bahri Terzi her veteriner gibi değil.. Ciddi bir hayvan sever ve birlikte yürümenin gücüne sonsuz inananlardan biri...

Çocukları kaç yaşından itibaren hayvanlarla tanıştırmalıyız?

Ben bunun doğduklarından itibaren olmasına inananlardanım. Çünkü bende hayvanlarla büyüdüm. Bu duygu ve kattıkları bambaşka. Maalesef ki çocukluktan korkutulmuş, uzak tutulmuş, tiksindirilmiş çocuklarda ciddi fobiler oluşuyor... Ve şuan ki hayvana zarar veren , sevmeyen korkmayan bireylerde böyle büyütülmüş çocuklar...İzin verin çocuklar en masum sevgiyi yaşayarak büyüsünler...

Peki, çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için hangi evcil hayvanla tanıştırmalıyız?

çocuklar hangi hayvanla büyürse büyüsün bıraktığı etki aynıdır.. Burada daha önemli ailelerinin bakım gücü, bakım şartları, alınacak sorumluluk, çalışma saatleri yoğunluğu gibi etkenler daha önemli.. Herkes bakabileceği ve hayat şartlarına uygun bir hayvan sahiplenmeli.

Hayvanların fiziksel gelişimi kadar psikolojik durumları da önemli. Peki hayvanlara psikolojik açıdan nasıl yaklaşılmalı?

Bu hassas bir nokta. Hayvanların kim ki duyguları yok derse yanılır. Bizler gibi büyük duygu yoğunluğu olan, sezileri kuvvetli ve sizin ruh halinizi hisseden canlılar. Onları bir oyun hamuru gibi düşünün. Davranış şeklini siz verirsiniz. Şiddetle ve asosyal yetiştirirseniz hırçın bir canlı olur. Hep pitbull örneklerinde verdiğim gibi. Güçlü olmak o köpeklerin tam suçu. Hırçınlığı sahipleri katıyor. Güç ve hırçınlık birleşince ortaya canavar gibi yansıtılan köpekler çıkıyor. Oysa o hayvanın psikolojisini bozup hırçın yapan sahipleri. Asıl psikolojik sorunu olanlar onlar yani. Ne verirsen onu alırsın. Sevgiyle büyütün onları...

Evcil hayvan edinmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz? Satış yoluyla mı yoksa hayvan barınaklarından mı edinmeliler?

İlk şart ömür boyu her şekilde bakacaklarsa sahiplensinler. Bir heves bir hediye,  bir moda bir gösteriş olarak değil. Can olduğunun bilinciyle ve bakımı ,yaşaması ile ilgili her şeyi araştırıp kabul eder.. Bilinçli sahiplenmek şart. Satışa son derece karşıyım fakat markacı insanlar olduğumuz için maalesef satışların önüne geçemiyoruz. Gerçek sevgi bu değil ama. Sokaktaki barınaktaki bir cana el uzatmak paha biçilemez.. Deneyin bir kayıp değil kazanç olur..

Çocuklar evcil hayvanları hastalandıkları ya da öldükleri zaman bundan çok etkileniyorlar. Bu duruma çocuklara nasıl anlatmalı?

Onlara kendileri gibi onların da can olduğunu, hastalanabileceklerini ve bir ömrünün var olduğunu anlatarak empoze edilirse zamanla hayatın bu gerçeğini öğrenecekler... Ve yerine mutlaka yeni bir can sahiplenilmeli... İllaki üzülecekler... Üzülmezsek gerçek değildir zaten..

Birazda oyuncu Yağmur Denliyi anlatır mısınız? Dans hayatınızın neresinde?

Aslında amatör bir oyuncuyum. Hobi olarak yapıyorum. Tabi başka bir terapi aynı zamanda. Ama sahne de olup başka karakterleri yaşamayı seviyorum. Şuan bir festival filmine hazırlanıyoruz. Türkiye’de ki kadınların yaşam zorluğunu anlatan bir senaryo.. Açıkçası orada kendimi oynuyorum. Bir dansçı kadın karakterindeyim... Bakalım neler çıkacak ortaya.

Dans hayatımın merkezi aslında... Her şeyi unutup hayatıma detoks yaptığım yer. Uzun zamandır sahnelerde değilim. Ara ara özel projelerde oluyorum. Bir tiyatro oyunu, bir dizi ya da herhangi bir sorumluluk projesi gecesinde... Ama dans yaşam sitilimin en büyük parçası

Çok yönlü birisiniz. Bizim bilmediğimiz başka yetenekleriniz var mı?

Aslında çok şeyle uğraşıyorum. En azından deniyorum ve keyif alıyorum. Uçak ve araç pilotluğu ,uçaktan serbest atlayış, paraşütle serbest atlayış, motosiklet kullanma , pilates, yoga dans editörlük vs vs ...Saymakla olmuyor ama sevdiğim her şeyi en azından deniyorum..

Çok teşekkür ederim.

Ben çok teşekkür ederim.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik