Reklam
Reklam

Elif Kabasakal “Aşk, hayatta düşünmeden yapılan en büyük kazadır.”

Kadınlar gününde, kadın bir yazar Elif Kabasakal ile söyleşi yaptık. Habercurcuna dergisi olarak tüm kadınların gününü kutluyoruz. Kadınlar gününde yaptığımız bu güzel söyleşiyi haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

Elif Kabasakal “Aşk, hayatta düşünmeden yapılan en büyük kazadır.”
Bu içerik 4392 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba Onur Bey, 30.10.1975 tarihinde Ankara’ da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara’ da tamamladıktan sonra, yine Ankara’da 1993-1997 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulunu okudum. 1997 yılında Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Pedagojik Formasyon eğitimi aldım. 20.11.1998 yılından beri Niğde, Uşak, Eskişehir ve Ankara’ da Sosyal Hizmet Uzmanı olarak çalışmaktayım. Yirmi yılımı verdiğim Sosyal Hizmetlerde yaşlı, genç, çocuk, kadın ve engelli alanlarında görev yaptım ve hala da yapmaya devam ediyorum. Halen Saray Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde Sosyal Hizmet Uzmanı ve grup sorumlusu olarak çalışmaktayım. Son iki yıldır ise Adalet Bakanlığı’ nda bilirkişilik yapmaktayım. Ankara’ da yaşamakta olup, ‘Esin’ adında bir kızım var.

Biraz yazma serüveninizi konuşalım. Neden yazma ihtiyacı duydunuz? Neydi sizi yazmaya iten.

İnsanın düşündüğü cümleleri kaleme dökmesi çok güzel bir şey. Beni yazmaya iten, tesadüfen iki yazarla karşılaşmam ve çok etkileyici bulduğum Harry Potter serisinin yazarı J.K. ROWLİNG’ in videosunu izlemem oldu. Bu serinin yazarı bir kadındı ve başına gelen onca olaya rağmen herkesten daha iyi yaptığı en iyi şeyin yazmak olduğunu düşünerek kitap yazmaya başlamıştı. Kendimi bu yazarla özdeşleştirdim. Herkes gibi benim de hayatta başıma olumsuz olaylar gelmişti, ancak pes etmemem ve çok çalışarak kendime güvenmem gerektiğini bu video anlatıyordu. Benim de diğer yazarlardan farkım olmadığını düşünerek yazmaya başladım.

Biraz kitabınızdan bahseder misiniz? Ben kitabınızın yayınlanma sürecindeki heyecanına tanık oldum. Sizden bu heyecanı dinleyelim.

İlk kitabım ‘Mavinin Masalı’ ile edebiyat dünyasına adım attım. Bu kitabımı yaklaşık iki buçuk yılda yazdım. Bu iki buçuk yılın içerisinde motivasyonumun düştüğü ve yazmaya ara verdiğim zamanlar oldu. Sonra kendimi ‘kendine gel Elif’ diyerek uyardım. Kendine güvendiğinde, motivasyonunu kırmaya kimsenin gücü yetmiyor. Gerçekten editörlük ve yayınlanma safhaları heyecan vericiydi. Dört tane editör ile tanıştım. Ancak en sonuncusu Sevgili Editörüm ‘Bahar SARIMEHMETOĞLU’ nda karar kıldım. Çok yapıcı ve toparlayıcı bir yaklaşımı vardı. Yayınevi olarak da ikinci karşılaştığım Yayınevinin sahibi Sevgili Onur Bey için ‘iyi ki karşılaşmışım ve iyi ki tanımışım’ diyorum. Kısaca çok zevkli, heyecan verici bir süreç…

Bir okur okuduğu bir kitabın yazarını eleştirirken kendi bakış açısıyla mı yoksa yazarın bakış açısıyla mı yaklaşmalı?

Bir okur okuduğu bir kitabın yazarını eleştirirken kendi bakış açısı ile yaklaşmalı diye düşünüyorum. Ancak yazarın yerine kendini koyarak empati de yapmalı. ‘Yazarın bu yazdıklarına katılmıyorum. Ancak belki de bunu şu nedenle yazmış olabilir diyebilmeli’. Bir de herkes eleştirebilir, yani eleştirmek kolay, bununla birlikte yazmak her yiğidin yapabileceği bir şey değil. Yetenek, birikim ve tecrübenin birleşimi.

Yazarken çok beğenilmek ödül alma kaygısı güder misiniz?

Yazarken çok beğenilmek, ödül alma kaygısı gütmem. Elbette herkes yazdıklarının beğenilmesini ister. Ödül alma kaygısı kısmen, bir yazarı motive edip, hırslandırabilir. Çünkü ‘ödül alma’ hedefi vardır. Birde ben daha bu işin tabir yerindeyse en başındayım. Neler olacağını zaman gösterecek.

Yazdığınız yazılarda kendinizi yansıtır mısınız?

Yazdığım yazılarda kendimi yansıtırım. Kendi hayatımda yaşadığım olayları kurgu ile birleştirmeye çalışırım. Yazarlar içerisinde kendini hiç yansıtmayanın olmadığını düşünüyorum. Az ya da çok her yazar kendinden esinleniyor düşüncesindeyim.

Sanatçıyı diğer insanlardan farklı kılan şeyler nelerdir?

Sanatçıyı diğer insanlardan farklı kılan şeyler bana göre, olaylara bakış açısıdır. Olaylara nereden baktığın, olumlu ya da olumsuz değerlendirdiğin önemli. Ayrıca sanat, detaylar da gizlidir. O detayları tespit edip yorumlayabildiğin ölçüde yol kat edersin.

Kolay hoşça kal der misiniz? Sizce bir yazar kolay hoşça kal diyebilir mi?

Kolay Hoşça kal der miyim? Bence bir yazar kolay Hoşça kal diyemez, dememeli. Çünkü okurları, onu takip eden bir kesim var. Kolay hoşça kal dese bile, bu kesim okuyucusu onu bırakmaz. Tabii iyi yazarlar, topluma mal olmuş yazarlar için geçerli bu sözlerim.

Yalnızlıkla ne kadar arkadaşlık yapıyorsunuz? Bir kitap bitene kadar mı yoksa kitap bitse de peşinizi bırakmıyor mu?

Yalnızlığı seviyorum. Sakinlikten, kafa dinlemekten hoşlanıyorum. Bazen de arkadaşlığı kesebiliyorum. Bunun için zamanlama çok iyi olmalı diye düşünüyorum. Kısaca bazen, herkesten elini ayağını çekmek sıkıcı olabiliyor. Bunu dengelemek önemli. Kitap yazarken dikkatimin dağılmaması için yalnızlığı tercih ediyorum.

Öykülerde saklı kalmış, dünyalar, okuyucu o satırlarda gezinirken mi ortaya çıkar?

Öykülerde saklı kalmış dünyalar, okuyucu o satırlarda gezinirken ortaya çıkar. Öykülerde saklı kalmış dünyalar, herkese göre farklıdır. Saklı kalmış dünyaları her okur farklı yorumlar.

Bir yazar yazdığı öyküyle, kendi yaşamı arasında sıkışır kalır mı?

Bir yazar yazdığı öykü ile kendi yaşamı arasında sıkışıp kalmamalı. Akıllı davranarak buna izin vermemeli. Buna izin verdiğinde hayat kendisine işkence haline gelir. Öykünün dışında da bir hayatın olduğunu bilmeli.

Yazılan kitaplar, hak ettiği değeri buluyor mu? Çok satan kitaplar her zaman iyi midir?

Yazılan kitaplar, hak ettiği değeri, bulmuyor. Çok satan kitaplar her zaman tabi ki iyi değil. Türkiye’ de kitap yazmak zor, kitabı okuyucu kitlesine ulaştırmak daha zor diye düşünüyorum. Bir tarafta çok iyi yazılmış, ancak yazarı yeni olduğu için, ismi duyulmadığı için değerinin altında satılıyor. Bir tarafta da yazarın adı var, kitabın içeriği ne olursa olsun, kötü bile olsa değerinin üzerinde satıyor. Burada okuyucuya büyük bir iş düşüyor. Doğru ve yanlışı ayırt etmek.

Bu kitaplar ne kadar sürelik bir çalışmanın ürünü?

Bu kitaplar ne kadar sürelik bir çalışmanın ürünü olduğunu bilmiyorum. Ancak acele ile çok düşünmeden yazılmış olabilir diye aklımdan geçiyor.

Aşkı siz nasıl tanımlıyorsunuz?

Aşk, hayatta düşünmeden yapılan en büyük kazadır.

Biraz da projelerinizden konuşalım.

Projem, ilerleyen günler de ikinci kitabımla okurlarımın karşısına geçmek ve okurlarımdan tam not almak...

Çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim. Saygılar

 

 

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Esin     0000-00-00 Annemin ağzından bal damlıyor yine .
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik