Reklam
Reklam
istanbul escort

Meliha Yıldırım “Eskilerin dediği gibi pınar başında buluşmalı sevgililer.”

Meliha Yıldırım ile yeni kitabı Zaman o zaman değil'i ve sanat adına her şeyi konuştuk. Bu güzel söyleşiyi ve detaylarını haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

							 Meliha Yıldırım “Eskilerin dediği gibi pınar başında buluşmalı sevgililer.”
Bu içerik 578 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

Söyleşi: Onur Sancak

 

 

 

 

Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Finans sektöründe uzun yıllar çalıştıktan sonra asıl isteğim olan edebiyata yöneldim. Ankara Uluslararası Öykü Günleri Derneği, 2013 yılında Selanik Caddesindeki yerinde faal duruma geçince hem Ankaralı hem de İstanbullu yazarların uğrak yeri oldu. O dönem, ardı ardına yapılan atölyelerin, söyleşilerin birinden diğerine koşuşturduğumuz bir dönemdi. Dernek Başkanı Özcan Karabulut, Halil Genç, Faruk Duman, İnci Gürbüzatik, Çiğdem Ülker, Gürsel Korat, Necati Tosuner, Onur Caymaz, Sibel K.Türker gibi yaşayan birçok yazarla o dönemde tanıştım. Bu yazarlarla aynı ortamda bulunmamın yazma serüvenimde bana çok büyük katkısı oldu. Dernek dışında gittiğim Cemil Kavukçu’nun atölye dersleri oldukça verimliydi. Fakat yine de bir şeyler istediğim gibi olmuyordu. Ben ne yazıyordum? Öykülerim edebi miydi yoksa bir hevesle yazılan zihinsel bir taslak mıydı? Bu sorunlara çözüm bulmak adına Türk Dili ve Edebiyatı okumaya karar verdim. Yeniden üniversiteli olmuştum. Yoğun bir dört yılın sonunda mezun olurken “Zaman O Zaman Değil” kitabımı elime aldım. 

Biraz yazma serüveninizi konuşalım. Neden yazma ihtiyacı duydunuz? Neydi sizi yazmaya iten.

İnsan bunun tam cevabını veremiyor. Bir sebepten yazıyorsun fakat söylediğimiz neden aslında yazma nedenimiz olmuyor. Bir şekilde yazmaya başlıyorsunuz.

Biraz kitabınızdan konuşalım. “Zaman o zaman değil”. İlk kitabınız. Ben biraz yazım ve basım sürecinden konuşmak istiyorum. Neler hissettiniz?

Yazım sürecim ne kadar uzun sürdüyse yayınlanma sürecim de uzun sürdü. Bunda neden piyasa koşullarıydı. Kâğıt ithalatında yaşanan sıkıntılar sürecin yorucu olmasına neden oldu. Yayınevi ile anlaştıktan sonra her şey yoluna girdi.

Deneyimlerinizin zaman zaman anlamsız geldiği oluyor mu? Deneyimlerinizin ne kadarını hayata geçiriyorsunuz?

Yazan insan daha duyarlı bir bünyeye sahip oluyor. İşler yolunda gitmiyorsa her şey gibi deneyimler de anlamsızlaşıyor. Fakat edindiğim tecrübelerin birçoğunu hayata geçirdim. Ziyan olan pek az şey bıraktım geride.

Örnek aldığınız öykücüler var mı?

Yazar da bir okuyucu olduğuna göre etkilendiği başka yazarlar olacaktır. Ben de ilk öykü yazmaya başladığımda Sait Faik Abasıyanık, Wirginia Woolf, Edger Allen Poe, Sevgi Soysal, Tomris Uyar, Oğuz Atay’ın öykülerinden oldukça etkilendim. Daha sonra günümüz yazarlarını takip etmeye başladım. Cemil Kavukçu ve Faruk Duman takip ettiğim yazarların başında gelir. Dolayısıyla yerli edebiyata da ağırlık vermiş oldum.

Kitabınızda bir tek sözcüğe takılıp yerine koyamadığınız oluyor mu?

Güzel bir soru. Bazen ne yapsanız o tek sözcüğü beğenip yerine koyamıyorsunuz. İçinize sinmiyor. Öyle durumlarda o cümleden uzaklaşıyorum. Bir süre sonra o cümleye geri döndüğümde uygun sözcüğü bulup sorunu gidermiş oluyorum.

Anılarınızda olmazsa olmaz insanlarınız var mı?

Kendi anılarımda olduğu gibi okuduğum kitaplarda da olmazsa olmaz insanlarım vardır. Oliver Twist böyle bir karakterdir. Hâlâ aynı heyecanla okurum. Çocuk kitabı olsa bile. Tabii Albert Camus’un Yabancı’daki Meursault karakteri de yine unutulmazlarım arasındadır.

Her kitabın bir iletisi olmak zorunda mı?

Olsa iyi olur. İleti değil de bir nedeni olmalı. Eskilerin dediği gibi pınar başında buluşmalı sevgililer. Kitabın mutlaka bir hikâyesi olmalı.

 Bir okur okuduğu bir kitabın yazarını eleştirirken kendi bakış açısıyla mı yoksa yazarın bakış açısıyla mı yaklaşmalı?

Günümüz postmodern dünyada okuduğu kitaba nesnel yaklaşmayı bilmeli okuyucu. Onu eleştirel bakış açısıyla öznellikten çıkarıp nesnel bir durum içinde eleştirebilmelidir.

Yazarken çok beğenilme,  ödül alma kaygısı güder misiniz?

Yazarken çok beğenilme kaygısı değil de Türkçeyi iyi kullanma, düzgün edebi bir dille yazamama kaygısını taşırım. 

Yazdığınız yazılarda kendinizi yansıtır mısınız?

Kendi üslubumu yansıtmaya çalışırım.

Yazmak yaşanan kötü şeyleri unutma aracı olabilir mi?

Bu kendini anlatma hatta bir iç dökmeye dönüşecekse araç olmamalıdır. Yoksa yazar edebi dili yakalayamaz.

Yazarken edebi kaygı yaşar mısınız?

Mutlaka yaşarım. Çünkü kimse baştan savma gerekli özenin gösterilmediği bir eseri okumak istemez. O nedenle yazdığım her kelimenin öyküye hizmet etmesini isterim.

Sanatçıyı diğer insanlardan farklı kılan şeyler nelerdir?

Herkesin bildiği bir konuyu cesaretle farklı anlatma yetisi olan kimsedir. Burada anlatma kabiliyeti kadar cesaret de çok önemlidir.

Kolay hoşça kal der misiniz? Sizce bir yazar kolay hoşça kal diyebilir mi?

Önemsediğim hiç bir şeye kolayca hoşça kal diyemem. Yazar yazdıklarına eşit mesafede durması gereken kişidir. Dolayısıyla kolayca hoşça kal diyebilmelidir. Yazdıklarıyla fazla duygusal bir bağ kurmazsa daha güzel eserler çıkarabilir. 

Yalnızlıkla ne kadar arkadaşlık yapıyorsunuz? Bir kitap bitene kadar mı yoksa kitap bitse de peşinizi bırakmıyor mu?

Arkadaşlık hep sürüyor. Ne zaman bozulursa yazma eylemi artık azalmaya başlamıştır. O nedenle yalnızlığımla iyi bir dostluk olduğumu düşünüyorum.

Öykülerde saklı kalmış, dünyalar, okuyucu o satırlarda gezinirken mi ortaya çıkar?

Bazen yazar yazarken çıkmaya başlar. Kimi zamanda okuyucuya kendi keşfetmiş gibi gelir.

Bir yazar yazdığı öyküyle, kendi yaşamı arasında sıkışır kalır mı?

Yazdığına nesnel gözle bakarsa sıkışmaz. Gerçek yazarlık da o noktada başlar.

Yazılan kitaplar, hak ettiği değeri buluyor mu? Çok satan kitaplar her zaman iyi midir?

Maalesef bulmuyor. Çok satan kitaplar genellikle kişisel gelişim kitapları olması nedeniyle edebi değerinden bahsetmek zor.

 Kitabınız ne kadar sürelik bir çalışmanın ürünü?

Yaklaşık altı yıllık bir çalışmanın sonucu çıkmış bir kitap.

Biraz da projelerinizden konuşalım.

Öykü yazmaya devam ediyorum. Bu arada Klasik Türk Edebiyatı ile de ilgileniyorum. O yönde de çalışmalar yapmayı düşünüyorum.

Çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim.

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik