Reklam
Reklam
istanbul escort

Zaim Güvenç: “Sahnede aşkla şarkı söylüyorum”

Gönlü Bana Düşmedi isimli şarkısıyla dikkatleri üzerine çeken Sanatçı Zaim Güvenç ile hem müziğe ve sanata hem de hayata bakışını konuştuk. Ortaya keyifle okuyacağınız bir röportaj çıktı.

Zaim Güvenç: “Sahnede aşkla şarkı söylüyorum”
Bu içerik 1024 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

 

Röportaj: Faruk Bangir

 

 

 

Gönlü Bana Düşmedi isimli şarkısıyla dikkatleri üzerine çeken Sanatçı Zaim Güvenç ile hem müziğe ve sanata hem de hayata bakışını konuştuk. Ortaya keyifle okuyacağınız bir röportaj çıktı.

 

Güvenç: “Sahnede şarkı söylerken büyük bir aşk hali yaşıyorum. Renkli ve bana alan açan duygular hissediyorum. Sahnede olmak muhteşem bir ışık seli adeta. Kendimi o an renk, ışık ve ses üreten bir nehir gibi hissediyorum.

Ben kendimi genel olarak yorumcu olarak görüyorum. Bir rol veya şarkı gelir önüme ve ben onu yorumlarım. Ya da bir film senaryosu yazacaksam orada kendi sinema dilim vardır. Yani kendi özgün yorumumu ortaya koyarım. Yorumcu demek daha doğru diye düşünüyorum. Bu şekilde kendimi ifade ettiğimde  ‘oyuncuydu niye şarkıcı oldu?’ sorusunu da cevaben anlamlı kılmış oluruz.  Sanatçı her şeyden önce yorumcudur”

 

-Şarkıyı nasıl yazdın?

Yaşadığım duyguları şiirsel bir dille kağıda aktarmak hep hoşuma giderdi. Sonra bunlar neden şarkıya dönüşmesin diye düşündüm. Ve sözleri kafamdan geçen melodilerle buluşturup amatörce şarkılar yapmaya başladım. Bir süre sonra bu şarkıların hayata geçmesi işten bile olmuyor. Kaçınılmaz. Bir gece yarısı telefonla konuşurken bir melodi davul gibi çalmaya başladı içimde. Daha sonra bu sözleri kendimce rafine ederek zenginleştirdim. Böylece ‘’Gönlü Bana Düşmedi’’ adlı şarkım hayata geçmiş oldu. Bir taraftan da piyasada yapılan şarkıları, özellikle sözlerin nasıl yazıldığını takip ediyordum zaten. Bunlar da bana katkı sağladı ve şarkımız böylece bugüne taşındı.

-Şarkıyla ilgili yetmişler, doksanlar ve Yeşilçam müziklerini andırıyor yorumlarına katılıyor musun?

Tabi, benim zaten bilinç akışım altmışlı, yetmişli ve doksanlı yıllardan beslendi besleniyor. Öte yandan bir aktör olarak birçok Yeşilçam filmini izledim. Bu filmler birçok kişiyi olduğu gibi beni de derinden etkiledi. İşte tüm bu renklerin toplamı ve tonları sanata dair yaptığım her işe yansıdı. 

-Seni en çok etkileyen ve örnek aldığın şarkıcılar kimler?

En başta Sezen Aksu. Kendimi bildim bileli yorumcu kimliği kadar söz yazarı olarakta bana göre Ozan Sezen Aksu beni derinden etkiledi. Kimi etkilememiş ki zaten? Onun üretkenliği bir külliyat. Bana göre her dönemin müziğini dinleyicilerine ulaştıran bir sanatçı. Aynı zamanda toplumsal dinamikleri de gözlemleyen bir sanatçı bana göre. Birbirinden güzel hep daha yeni harika şarkılara imza attı. Müzikallerdeki oyuncu ve şarkıcı performansları da ayrıca kayda değer. Ben de kökenim oyuncu olduğu için müziği oyunculukla eşgüdümlü hale getirmeyi seviyorum. Yani kısaca Sezen Aksu sanatçı olarak gökyüzünde hep parlayan bir yıldız. Ondan etkilenmemek mümkün değil. Bunun için hep olduğu yere baktığım bir sanatçı.

Sezen Aksu dışında ‘Eğreti Gelin Ladik’  filminde birlikte çalıştığım Yeşim Salkım, Süperstar Ajda Pekkan ve Tarkan vazgeçilmezdir. Yine Sertab Erener çok seviyorum.  Aşkın Nur Yengi, Kenan Doğulu ve Levent Yüksel beni etkileyen isimlerdir. Son yıllarda yine Buray, Yalın.  Yine Alpay bambaşkadır. Ajda Pekkan bir konserinde ellerimi tutmuş gözlerimin içine bakarak tabiki bende aynı şekilde şarkı söylemişti. Hep biliyordum ama o an ne muhteşem bir sanatçı olduğunu bir kez daha anladım.

Bu isimler dışında sevdiğim ve dinlediğim daha çok yorumcu var. İlk aklıma gelenler bu isimler. Yabancı şarkıcıları da dinliyor ve takip ediyorum. Onların da yine altmışlı, yetmişli ve doksanlı yıllardaki şarkılarını çok seviyorum. Fransızca ve İtalyanca şarkıları ayrı seviyorum. Enrico Macias beni çok etkiliyor. Birçok şarkısı Türkçe olarak da söylendi. Daha çok şarkıcı sıralayabilirim.

-Bir Oyuncu Şarkı Söylüyor projesi nasıl doğdu?

Eğreti Gelin Ladik sinema filmimizin ardından Gazeteci ve Radyo Programcısı Sevgili Faruk Bangir’in bir öneri getirmesiyle ‘’Bir Oyuncu Şarkı Söylüyor’’ projesi başladı. Bizim  Film Tayfası’nın bu projenin gelişiminde katkısı çok büyüktür.  Film Tayfası’nda haftada iki gün sahne yaptık 2 yıl boyunca. Yine aynı süreçte başta Afyon olmak üzere birçok şehirde konserler verdik. Ankara’da çok mekânda sahne yaptık. Tüm bu sahneler bizim ‘’Bir Oyuncu Şarkı Söylüyor’’ projemizin gelişmesine katkı sağladı. Projenin ürünü olarak ‘’Gönlü Bana Düşmedi’’ isimli ilk şarkımızı yayınladık. Çok da başarılı oldu. Üretimlerimiz proje dahilinde sürüyor.

-Artık sana oyunculuğunun yanı sıra şarkıcı diyebilir miyiz?

Ben kendimi genel olarak yorumcu olarak görüyorum. Bir rol veya şarkı gelir önüme ve ben onu yorumlarım. Ya da bir film senaryosu yazacaksam orada kendi sinema dilim vardır. Yani kendi özgün yorumumu ortaya koyarım. Yorumcu demek daha doğru diye düşünüyorum. Bu şekilde kendimi ifade ettiğimde  ‘oyuncuydu niye şarkıcı oldu?’ sorusunu da cevaben anlamlı kılmış oluruz.  Sanatçı her şeyden önce yorumcudur.

Ben geçmişte şan eğitimi aldım. İki yıldır da aralıksız müzik eğitimlerim sürüyor. Bu eğitimler de müzikle buluşmamı olumlu olarak etkiliyor. Her gün klasik müzik dinliyorum. Buna bayılıyorum. Diğer tarzlardaki müzikleri de çok seviyorum. Müziğin her tarzı beni çok etkiliyor. Her şey bir tarafa Refik Saydam, Metin Hoca ve Serdar Hocam müzik eğitimim sırasında bana çok emek verdi.

-Sahnede şarkı söylemek nasıl bir duygu?

Sahnede şarkı söylerken büyük bir aşk hali yaşıyorum. Renkli ve bana alan açan duygular hissediyorum. Sahnede olmak muhteşem bir ışık seli adeta. Kendimi o an renk, ışık ve ses üreten bir nehir gibi hissediyorum.

-Sahnede unutamadığın bir hatıra var mı?

Şarkı söylemek gerçekten çok zor bir iş. Ben işimi çok ciddiye alıyor ve çok çalışıyorum. Bu nedenle bu zorluğun üstesinden gelebildiğimi düşünüyorum. Özellikle Anadolu turnelerinde çok çeşitli sahnelerde ve çok çeşitli seyircilere şarkı söyleyebilme şansı buldum. Buralarda yaşadığım çok güzel olaylar oldu. Bir tanesi anlatmam doğru olmaz. Bu yüzden Anadolu turneleri çok renkli geçiyor ve oradaki müzikseverlere şarkı söylemenin yeri bambaşka. Beni dinlemeye geldiklerinde nasıl göründüklerine nasıl davranmaları gerektiğine büyük özen gösteriyorlar. Aynı şekilde bende. Karşılıklı bir vecd hali.  Bu sanata ve sanatçıya çok değer verdiklerinin göstergesi. Ben de onlara layık olabilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyordum ve ortaya çağdaş dünyaya yaraşan bir sahne çıkıyor. Her konserde benzer şeyler yaşadım. Tüm seyircilerime özenleri ve sanata sahip çıktıkları için çok teşekkür ederim. Pandemi biter bitmez yeniden buluşabilmeyi çok istiyorum. Sahnede olmayı çok özledim.

-Müzikte bundan sonraki hedeflerin nedir?

Müzikte bir hedefim var. Sürekli şarkı üretmek ve yorumcu kimliğimle var olmak istiyorum. Başka şarkıcılara şarkılarımı vermek istiyorum. Müzik benim sanattaki en önemli taraflarımdan biri olarak yaşamımda hep olacak. Hep şarkı söyleyeceğim. Müzik denizinin içindeki renkli ama hafızası güçlü balıklardan biri olmak istiyorum.

-Günümüzde pop müzik öldü yorumlarına bakışın nedir?

Popüler müzik hiçbir zaman ölmez, buna katılmıyorum. Günümüzde rap müzik gençler arasında yaygın. Bir dönem de arabesk yaygındı. Arabesk unutuldu. Bence rap müzik de giderek bambaşka tarafa evrilecek. Çünkü teknoloji ile birlikte müzik alanı da oldukça değişme uğruyor. Giderek robotlaşan bir müzik söz konusu. Bu çağda beni hala Mozart, Beethoven, Hendel, Bach,Debussy,Vivaldi etkiliyor. Bu isimlerin yeniden yorumlanan müzikleri ayrıca etkileyici. Popülerlik isteği hep var olacaktır. Kısacası popüler müziğin yok olacağını zannetmiyorum.

-İnternetin müziğe etkisi olumlu mu?

Olumlu etkileri olsa da genel olarak bence olumsuz. Biz bir şeyi ter dökerek, para harcayarak elde edersek o şeyi daha değerli görürüz ve tadına daha çok varırız. İnternet bir anlamda bu güzelliği ortadan kaldırıyor. O yüzden müziğin değerini biraz eksiltiyor diye düşünüyorum. Ama bu çağda internetin olmaması da söz konusu olamaz. Kendimizi bu koşullara uydurmak zorundayız.

-Yeni film ve oyun projeleri var mı?

Tiyatro zaten hep hayatımda. Pandemi ortadan kalktıktan sonra yazdığım oyunlar var. Onları sahnelemek istiyorum. Ayrıca başkalarının yazdığı oyunlarda da oynamak istiyorum. Film projesi olarak önce uluslararası arenada dolaşacak bir kısa film, ardından ‘’Çile ve Bülbül’’ isimli senaryosunu yazdığım filmimizin hayata geçmesini istiyorum.

-Şu sözcükleri tek sözcükle ifade eder misin?

Aşk: Sızı

Müzik: Enerji

Sevgi: Pırıltı

Dostluk: Kıymet

Sonsuzluk: Varolmak

Sinema:Herşeyim

Ölüm:Gerçek

Yalnızlık: Öksüzlük

İyilik:Aydınlık

Empati: Fazlası zarar

-İnstagramda sürekli canlı yayınlar yapıyorsunuz. Bunu bir Tv programına dönüştürmek ister misiniz?

Elbette çok isterim. Ama ben çağımızda sosyal medyayı etkin kullanmanın daha faydalı olduğunu düşünüyorum.

-Bunca yıllık sanat yolculuğun sana neler öğretti?

En çok bana hayatın ne kadar değerli olduğunu öğretti. Hayat çok kıymetli. Hele ki şu pandemi günleri sevdiklerimizin ne kadar çok kıymetli olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Çok klişe olacak belki ama keşke sevdiklerimize keşke daha çok sarılabilseydik. Bundan sonra inşallah sevdiklerimizi daha çok kucaklar ve sevgiyi doyasıya paylaşabiliriz.

-Son sözlerin

Bu keyifli röportaj için çok teşekkür ederim. Birlikte nice güzelliklere…

 

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik