Reklam
Reklam
istanbul escort
Uçurumdan Tebessümler 2
Ayşe İkiz (Oyuncu)

Uçurumdan Tebessümler 2

Bu içerik 658 kez okundu.
Reklam

 

 

 

“Yıkılmış enkazın altında kalan cam kırıkları”

 

 

 

 

 

İkisi de aynı üniversiteyi burslu kazanmışlardı. Hilal’le aralarında sımsıkı bir dostluk bağı olmuştu. Filiz’i hiç yalnız bırakmıyordu. Beraber ders çalışıyorlar, bazı hafta sonları Hilal ile beraber tatillerini geçiriyorlardı.

Azminden hiçbir şey kaybetmeyen Filiz, hem çalışıyor, hem okuyordu. Üniversitenin karşısındaki kafede akşamları garsonluk yapıyordu. Kahkaha atarak bir grup genç içeri girdi. Masaya oturdular.

-Buyurun! Hoş geldiniz diyerek menüyü önlerine koydu. Pasta ve kolaları masaya gelmek üzereydi. Zengin ve şımarık grup:

 - Biraz eğlenelim. Diyerek kolayı masanın üzerine döktüler. O gurubun içinde Mert’te vardı. Zengin ailenin çocuğuydu.  İlgisiz yetiştirilmesi onun suçu değildi elbette. Aslında iyi bir çocuktu. Üvey anne elinde büyümek, babasının ilgisizliği onu hırçın bir çocuk yapmıştı. Filiz ne kadar öfkelense de onun iyi biri olduğunu düşünüyordu. Annesi Mert’i doğururken kan kaybından ölmüştü. Bu olay da babasını Mertten uzaklaştırmıştı.

Üniversiteyi bitirip avukat olmayı çok istiyordu. “Haksızlığa uğrayanların haklarını savunmak istiyordu. Ders bitiminde oda arkadaşlarıyla koyu bir muhabbete daldı. Kızlardan biri zengin grubun şımarıklığından şikâyet ediyordu. Onları küçük görmeleri, burslu okudukları için alay konusu olmuşlardı. Bu konuşma Filiz’in aklına takılmıştı. Sabah derse girmeden,  kafeterya da çayla tost yerken,  grup kafeye girdi.

Mert kantinciye seslendi:

Bize beş tane tost yap. Acele olsun.

Kantinci:

On beş dakikaya kadar hazır olur.

Mert:

Beş dakikaya kadar hazır olsun dedi. Arkadaşlarıyla gülmeye başladılar.

Filiz masadan kalkacakken, Mert tostunun geciktiğini söyleyerek, kantinciye kızmaya başladı.

-Mert sen nasıl bir insansın? Adam on beş dakikaya kadar hazır olacak dedi. Filiz oradan ayrıldı.

Bir kızın hakkından gelemedin diyerek arkadaşları gülmeye başladı.

Üniversitede düzenlenen parti günü gelip çatmıştı. Filiz odasında düşünceli bir şekilde camdan dışarı bakarken, yanına kız arkadaşı geldi.

-Neden böyle düşüncelisin?

-Partiye gelemem. Giyecek kıyafetim yok. Orda ki süslü yapmacık kızların alay konusu olmak istemiyorum.  Yine de ilgin için teşekkür ederim. Biraz yalnız kalmak istiyorum.

Ders çıkışında Kafeterya gitmek için hazırlandı. O kadar yoruldu ki, derslerini yapmaya fırsat kalmadan uyuyakaldı.

Parti de herkes de bir heyecan, mutluluk vardı oysa ona bir hüzün çökmüştü.

-“Filiz’im benim seni okumuş, avukat olarak görecem. Sen babanın emanetisin bana…” aynanın karşısında sanki annesi vardı. Annesinin sözlerini kulağına fısıldadı sanki birisi…”

Mert’in gece eğlenceleri, arkadaşlarıyla çılgın partileri bitmek bilmiyordu. Sabaha karşı eve geldiğinde merdivende babasıyla karşılaştı. Babası hakaret ederek: - “Sen adam olmazsın! Yinemi alkol! Bavulunu hazırlayıp, seni dayının yanına İngiltere’ye göndereceğim. Onun yanında işe başlayacaksın. Madem okumuyorsun. Çalış adam ol.  Dedi.

-Baba! Sen beni bu yaşıma kadar başından atmak için kendinden uzaklaştırdın. Annemin ölümüne sebep oldum diye hiçbir zaman sevgini göstermedin. Benim bu durumda olmamın sebebi sensin baba! Senden nefret ediyorum! Bir gün senin karşına öyle bir çıkacağım ki o zaman beni kaybettiğini anlayacaksın.

Koşarak odasına çıktı. Bavulunu hazırladı ve odadan ayrıldı. Hiç görmediği annesinin resmini çıkarıp öptü.

–             Neden Anne? Neden bırakıp gittin beni?

Arkadaşlarıyla hafta sonu tatili için Amasra’ya kaçamak planları Filiz’i mutlu etmişti. İki günlük tatillerini gezerek değerlendireceklerdi.

Hem okuyup, hem çalışmak onu hayata daha da bağlıyordu. Maaşı yüksek bir iş bulmak istiyordu. Arkadaşlarına daha fazla yük olmak istemiyordu. Sabahtan akşama kadar iş arıyordu.

Sabah kahvaltısında arkadaşları ona müjdeli haberi vermişti. Bir firmada yönetici asistan olarak işe başlayacaktı. Heyecanlı bir şekilde firmaya görüşmeye gitti. O gün işe başladı. Artık kendi ayakları üzerinde durabilecekti.

Üniversite kapısında Mert ve arkadaşlarıyla karşılaşan Filiz, Mert’in derslerini neden bu kadar ihmal ettiğini anlamıyordu. Bu işte bir gariplik olduğunu fark etti. Mertteki değişime nedenini çözemiyordu. Yanına yaklaşıp soru sormasına fırsat vermiyordu.  Onu görünce arkadaşlarıyla hemen okuldan gidiyordu.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik