Reklam
Reklam
istanbul escort
istanbul escort
Vücudumuzun küçük devi epifiz bezi
Öznur Özpolat Bolat (Doktor)

Vücudumuzun küçük devi epifiz bezi

Bu içerik 312 kez okundu.
Reklam

Yaşlanmanızı geciktirmek

 

Uykunuzu düzenlemek

 

Bağışıklık sisteminizi üst beylikdüzü escort bostancı escort istanbul eskort düzeyde çalıştırmak

 

Ruhsal güçlerinizi aktive etmek ister misiniz?

 

O halde epifiz bezini daha aktif hale getirmeniz gerekecek...

 

     Evet, 3. Gözde denilen epifiz bezi (pineal gland) beynimizin ortasında, başın ve beynin birleştiği yerde çam kozalağı şeklinde bir organdır. Kaşların arasındaki nokta ile direk olarak aynı çizgide yer alan, yaklaşık 100-150 mg ağırlığında, 5-9 mm uzunluğunda belki de bedenin en küçük organıdır. Şekil ve doku olarak göze benzemekle birlikte, retinadaki ışık alıcıları epifiz bezindeki hücrelere çok benzemektedir. Hatta gözde olduğu gibi vitröz (camsı) sıvıya da sahiptir. Bu kadar küçük olmasına rağmen vücudun böbreklerden sonra en fazla kanlanan ikinci organıdır.

 

     Ortaçağın ünlü filozofu, hekim ve matematikçisi "Descartes" tarafından "ruhun oturduğu yer" olarak tanımlanan epifiz bezi;

 

• Ruhumuzun merkezi olduğu belirtilen

 

• Enfeksiyonlara karşı koruyan

 

• Uykuyu uyaran ve uyku ritmini düzenleyen

 

• Ruhsal durumumuzu belirlemede etkili olan

 

• Yaşam süresini uzatma  (%10-25 oranında) gibi işlevleri olan bir bezdir.

 

     Bu bezin salgıladığı başlıca hormon "melatonin" hormonudur.

 

Bu hormonun etkilerinden bahsedecek olursak :

 

• Yaşlanmayı geciktirdiği, yaşlanmaya bağlı hastalıkları önleyebildiği yapılan araştırmalar ile gösterilmiştir. Bu nedenle melatonin hormonuna "Yaşlanma karşıtı hormon" "Juvenil hormon" gibi isimlerde verilmiştir.

 

En yoğun olarak çocukluk döneminde salgılanır, ergenlikten önce azalır ve 35-45 yaşlarına kadar belli seviyelerde kalır.

 

•Vücut ısısını ayarlamada rol oynar.

 

•Vücuttan salgılanan en güçlü antioksidan olarak hücre ve doku bütünlüğünü korur.

 

• Kansere karşı koruyucu özelliği vardır.

 

• Bağışıklık sistemini uyarır. Ve güçlendirir.

 

• Kan basıncını düzenler.

 

• Uyku halinin oluşmasını ve rahatlamayı sağlar. Melatonin hormonu epifiz  bezinden karanlıkta salgılanır. Gece 02:00 -04:00 arasında en yüksek seviyeye ulaşır.

 

      Epifizden salgılanan diğer hormon ise DMT (dimetiltriptamin)'dir. Uyku sırasında salgılanan bir çeşit halusinojendir. Salgılanması rüyaların görüldüğü ana denk gelir. Ve kişinin zaman algısında değişiklikler vardır. Uyku haricinde sadece doğum ve ölüm sırasında salgılanır. DMT, bilincin bedenden ayrılmasını mümkün kılan bir madde olduğu için bilim adamları buna " Ruh molekülü" adını vermişlerdir.

 

      Salgıladığı hormonlar ve etkileri açısından düşünecek olursak bu bezin bizim için önemli olduğunu anlayabiliriz. Ancak günümüz şartlarının etkileri, bu küçük dev organın çalışmasını ve aktifleşmesini bozabiliyor.

 

• Sürekli ışığa maruz kalma, ışığın şiddeti ve süresi

 

• Manyetik alanlar

 

• Beslenme bozuklukları (şekerli gıdalar, asitli içecekler)

 

• Sigara, alkol

 

• Sularda ve diş macunlarında bulunan "florür"

 

• Kapalı mekanlarda bulunma

 

    Dolayısıyla da;

 

• Uyku bozuklukları, düzensizlikleri ve stres

 

• Sık görülen enfeksiyonlar

 

• Kanser vakalarında artışlar

 

• Yaşlanmaya bağlı oluşan hastalıklarda artışların olması

 

• Algı bozuklukları ve duygu durum değişiklikleri görülme sıklığının artması bu bezin aktif çalışamamasından olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan..

 

     Ve...

 

 İnsanlığın fark etmesi dileğiyle...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik