Reklam
Reklam
istanbul escort
Umut Fakirin Ekmeği
Faruk Bangir(Gazeteci-Yazar)

Umut Fakirin Ekmeği

Bu içerik 1897 kez okundu.
Reklam

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 ‘Ah bir zengin olsam’ diye başlayan efsane müzikal ‘Lüküs Hayat’ın güzel şarkısını bilmem hatırlıyor musunuz?

 

Lüküs Hayat, bir grup kenar mahalle insanının, zenginlerin arasına katılmalarını ve onların içinde yaşadıkları olayları anlatır. Lüküs Hayat, toplumumuzun ‘yırtabilme’ düşüncesini sahnede çok güzel hicvetmiştir.

 

‘Nasıl yırtabilirim’ sorusu birçoğumuzun kafasını sürekli meşgul ediyor. Kimisi umudunu loto, piyango gibi şans oyunlarına bağlamış, kimi de televizyondaki yarışmalara katılmak için kanal kanal geziyor.

 

***

 

Bir arkadaşım her hafta loto oynar mesela. Çekilişten bir gün önce hayallerini sürekli benimle paylaşır. İkramiyenin büyüklüğüne göre hayallerinin boyutu her hafta değişir. Örneğin bir hafta ikramiye pek yüksek değilse, gitmek istediği ülkeleri kapsayan yurtdışı seyahati hayalini sonraki haftalara erteleyerek, mütevazı isteklerini anlatır. Ama ikramiye devretmişse, yani yüksekse yurtdışı seyahatini mutlaka hayallerine dâhil eder. Beni de ikramiye çıkarsa kesinlikle, ‘göreceğini’ söyler. Bu konuşmalar esnasında bir süre sorunlardan sıyrılıp, ikimiz de hayallere dalıp gideriz.

 

***

 

İnsanlar ‘nasıl yırtabilirim’ sorusuyla meşgul oluyor ve bu soruya farklı yanıtlar bularak yaşamlarını değiştirmek için çabalıyorlar.

İnsanların ‘yırtabilme’ hayalleri sanırım hiç bitmeyecek.

 

Bazı gençlerimiz televizyondan hayatlarını izlediği medyatik kişilerin hayatlarına da öykünüyor. Bir şekilde popüler olmuş, yani ‘yırtabilmiş’ kişiler gençlerin ilgisini çekiyor ve onlar gibi olmak istiyorlar.

 

***

 

Geçenlerde bir genç kız bir ünlü için, ‘O imkânlar bana da sunulsaydı, o benim yanımda süpürge çalısı gibi kalırdı’ diye bir cümle söyledi yanındaki arkadaşına. İster istemez kulak misafiri oldum. Hem o ulaşılmaz gösterilen dünyaya özeniyor, hem de o dünyanın figürlerinden birini eleştiriyordu bu genç kız. Bu tarz cümleleri gündelik yaşamda duymak çok olası.

 

İnsanlara medyadan gösterilen sözde büyülü dünyalar, inanılmaz çekici geliyor. Özellikle televizyon programları bu hayallerin gerçekleştirilebileceği köprüler adeta. Bu yüzden taliplisi çok.

 

 

Ancak bu tarz programların topluma verdiği hiçbir şey de yok. Sadece zaman doldurmak için yayınlanıyorlar.

***

 

Her yılbaşı genelde insanlar piyango bileti alırlar. Biraz da bu durum gelenekselleşmiştir. Yeni bir yıla zengin biri olarak girebilmek birçoğumuzun hayalidir. Ama ertesi gün, çoğumuzun hayalleri suya düşer. Tüm umutlar bir sonraki yıla devredilir.

 

‘Umut fakirin ekmeği, yırtabilme yolları engebeli de olsa belki bir gün aşılacaktır.

 

***

 

Benim talih oyunlarında bugüne kadar hiç şansım olmadı. En fazla piyango biletime amorti isabet etti. Yani ben de talih oyunlarından yana talihsizlerdenim. ‘Gökten çiçek yağsa, bana taş düşer’ derim hep. Birçoğumuz için bu durum böyle aslında.

 

Para ile yapacaklarımızın vuslatı, yaşadığımız müddetçe hep başka baharlara ertelenecek. Bu gerçeğe inat, hayal kurmaya devam edin.

 

Talih kuşu belki de bir gün gelir, sizin başınıza konar. Hayat bu.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik