Reklam
Reklam
Bize dair…
Onur Sancak (Yaşam Koçu)

Bize dair…

Bu içerik 919 kez okundu.
Reklam

 

Yeni bir yazı için bilgisayarımın başına oturduğumda konu kafamda beliriyor ama detaylar yazının içinde gelişiyor. Bu da onlardan biri… Ne yazacağımı biliyorum fakat detaylar yazının içinde gizli. Sizlerle yazı aracılığıyla buluşmak benim için anlatılmaz keyif. Aynı sözcüklerin içinde dolaşmak, aynı düşünce dalgasıyla boğuşmak ve aynı…

Aslında yazacaklarım hepimizin aşağı yukarı yaşadığı şey. Mutluluk, mutsuzluk, gözyaşı, kahkaha, çığlıklar, sevinçli bir telaş…

Hayat içerisinde o kadar çok kazancımız oluyor ki, öyle mutlu olduğumuz zamanlar oluyor ki, ama en ufak talihsiz bir olay bütün bu güzel anları siliveriyor. Ve biz de hep o kötü anı hatırlıyoruz hayat boyu.

Kötü bizi o kadar çok etkiliyor ki, tıpkı sınavlardaki üç yanlışın bir doğruyu götürdüğü gibi, bir mutsuz olay hayatımızdaki bütün mutlu anları silip süpürüyor hafızamızdan neredeyse.

Düşünsenize ne çok güzel gün yaşadık hepimiz. Ben hiç yaşamadım diyenleri duyar gibiyim. Hayır, hepimiz yaşadık.  İlkokula gittik, oradaki en büyük arzumuz karne zamanımız geldiğinde takdir de alabilmekti. O an alacağımız karne dışında bizim için önemli olan hiçbir şey yoktu. Ah bir takdir alsam başka bir şey istemem diye defalarca tekrarladık belki de. Ah bir takdir alsam…. Ve takdir aldık….

Sonra herkesin kâbusu olan üniversite sınavına girdik. Üniversiteyi kazanmak hayatımızın en büyük amaçlarından biriydi.  Üniversiteyi kazanmaktan başka hiçbir şeyin bizim için önemi yoktu. Hayatımızdaki en önemli şey buydu. Ah bin üniversiteyi kazansam başka bir şey istemem diye defalarca tekrarladık yine... Ah bir üniversiteye girsem… Ve üniversiteye girdik…

Okulu bitirmenin telaşına düşersin bu defa. Sınavlara girip çıkmak ve iyi sonuçlar almak önemlidir. Artık okulu bitirmekten başka önemli bir şey yoktur. Hayatımızdaki en önemli şey budur. Ah okulu bitirsem başka bir şey istemem diye defalarca tekrarlarız yine… ah şu okulu bir bitirsem.. ve okulu bitiririz…

Ama hayatın içindeki isteklerimiz bitmez… Okul bitmiştir ama genç bir insan parasız yapamaz. Parasız olmuyor diye sızlanırız. Para kazanmak bizi mutsuzluktan kurtaracaktır.  İşe girersek bütün sıkıntılar bitecek gibi gelir. Ah bir işe girsem başka bir şey istemem diye defalarca tekrarlarız yine… Ah bir işe girsem… Ve işe gireriz…

Para kazanmaya başlayınca yalnız olmuyor diye sızlanmaya başlarız. Şöyle helal süt emmiş birini bulsam, evlensem ne iyi olur diye düşünürüz. Hele bir de seversem süper olur deriz. Ah bir evlensem başka bir şey istemem diye defalarca tekrarlarız yine… Ah bir evlensem… Ve evleniriz…

Para kazanıyoruz, evlendik ama arabasızda olumuyor diye düşünürüz. Şöyle ayaklarımızı yerden kesecek bir araba alsak. Hem yarın öbür gün çocuk olacak, hastalanacak, araba lazım olacak diye düşünürüz… Ah bir araba alsam başka bir şey istemem diye defalarca tekrarlarız yine… Ah bir araba alsam… Ve arabayı alırız…

Ve evin içinde bir cıvıltı isteriz. Çocuk lazımdır eve. Çocuksuz olmaz. Evde bir eksiklik vardır. Bu da çocukla tamamlanacaktır. Ah bir çocuğum olsa başka bir şey istemem diye defalarca tekrarlarız yine… Ah bir çocuğum olsa… Ve çocuğumuz olur…

Bu son isteğimiz dediğimiz her şeyin arkasından başka bir isteğimiz daha mutlaka olmuştur. Olacaktır da… Çocuğumuz kız olur erkek isteriz, erkek olur kız isteriz.  Arabamızın modelini beğenmeyiz başka bir model isteriz. İşimizi beğenmeyiz başka bir iş isteriz. Okulu beğenmeyip yeniden sınavlara girip yeni bir okul isteriz. Her seferinde bu son dediğimiz isteklerimiz hiçbir zaman son olmaz.  Hayat içinde sürekli planlar yaparız. Her yeni şeyle hiçbir güzel şey yaşamadığımızı düşünüp, hayatımızı kurtaran şeyin bu olacağınızı düşünüp bütün umudumuzu ona bağladığımız olaya kadar ne güzel şeyler yaşamışız. Ne güzellikler olmuş hayatımızda. Ne güzel anlar yaşanmış hâlbuki.

Ve yolunda gitmeyen küçücük bir şey, yaşanan bütün bu güzel anları hiç yaşanmamış gibi siler. Hani bu son olsun başka hiçbir şey istemiyorum demiştik. Oysa bu son olsun dediğimiz neler yaşadık hayatta.

Biz olumludan çok olumsuzluğa odaklanıyoruz.  Bütün sınavlardan geçip bir sınavdan düşük not alınca kahroluyoruz. Ve diğer bütün sınavlardaki başarıları siliyoruz. Oysa her olumsuzlukta yaşadığımız güzel şeyleri, güzel anları hatırlasak, daha kolay atlatırız hayatımızdaki olumsuz olayları.

Maalesef düşüncelerimizi bir musluğu kapatır gibi kapatamadığımız için düşünceler bizi çepeçevre sarıyor. Ve biz bu düşüncelerden kurtulamıyoruz. Ardından olumsuz düşüncelerin içinde kayboluyoruz. Ve bu olumsuz düşünceler bizi içinden çıkılmaz bir durumun içine sokuyor. Ta depresyona kadar gidiyoruz.

Oysa güzel şeyleri, mutlu anları düşünsek, yaşadığımız her güzel şeyi hatırlasak, çıksak dolaşsak, bir arkadaşımızla oturup bir kahve içsek, vitrinlere baksak hiçbir şey almasak bile. Hayatımızda aşk yoksa aşkı çağırsak… çok sevdiğimiz birini akşam yemeğine çağırsak ve ona yaptığımız en güzel yemeği yapsak. Mum ışığında güzel bir müzik eşliğinde yemeklerimizi sunsak. Ve kalkıp dans etsek yorulana dek. Ya da bir konsere gitsek. Avaz avaz şarkılara eşlik etsek… yapacak ne çok şey var aslında. Mutlu olmayı bilirsek mutluluk yanı başımızda.

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya- Pisa
İtalya- Pisa
 İtalya-Venedik
İtalya-Venedik